REKLAM REKLAM

Beyaz Yalan

223 defa okundu , kategorisinde, 15 Eki 2018 - 11:36 tarihinde yayınlandı
Beyaz Yalan

Oyuncular sabah uyandıklarında “bugün yorgun hissetmiyorum” diyebilirler fakat maç bittikten sonra bazı hisler ortaya çıkıyor. Oyuncu otomatik olarak kafasında kendisini oynayacağı maça hazırladığı için vücut kendini bırakmıyor. Son ana kadar savaşıyor.

 

Oyuncular yıl içinde birçok turnuva oynar. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna gitmek, arka arkaya maçlar oynamak, uzun süren günler, stresli maçlar vs… Liste uzayıp gider. Bunların hepsi belli bir süre sonra oyuncunun bazı dönemlerde yorgunluk göstermesine neden olur. Bu yüzden bu ağır tempoda dinlenmekte, en az antrenman yapmak ve turnuva oynamak kadar önemlidir.

İşin doğrusu bazı günler oyuncular kendilerine yalan söyler. Yalan söylemek derken bahsettiğimiz olay oyuncunun kendi kendini ikna etmesidir, kandırmasıdır. Peki hangi açıdan diye sorarsak? Buna kısaca ‘yorgunluk açısından’ diyebiliriz. Aslında oyuncu yorgundur, arka arkaya birçok maç yapmıştır. Bazı maçlar daha uzun, bazı maçlar daha kısa fakat hala önünde oynaması gereken bir veya birkaç maç daha vardır. Bu durumlarda oyuncu, bir nevi kendisini yorgun olmadığına inandırmak zorundadır ki, önündeki maçı istediği seviyede oynayabilsin. Çoğu turnuvada maçlar hep arka arkaya oluyor. Bazı zamanlarda bir günlük dinlenme bile oyuncunun çok büyük ölçüde toparlanmasına yardımcı olabiliyor. Fakat bu bir günlük dinlenme olmadığında bazen oyucunun pili bitebiliyor.

Oyuncular sabah uyandıklarında “bugün yorgun hissetmiyorum” diyebilirler fakat maç bittikten sonra bazı hisler ortaya çıkıyor. Oyuncu otomatik olarak kafasında kendisini oynayacağı maça hazırladığı için vücut kendini bırakmıyor. Son ana kadar savaşıyor.

TATLI BİR YORGUNLUK

Peki o son maç oynandıktan sonra ne oluyor? İşte o an oyuncunun üzerine turnuvanın bitmiş olmasının verdiği rahatlamayla yorgunluk çöküyor. Vücutta bir ağırlık ve halsizlik durumu oluyor. Tüm haftanın stresi ve yorgunluğu tüm vücuda dağılıyor. Aslında bu, tatlı bir yorgunluk. Elinden gelenin en iyisini vermenin yorgunluğu…

Bir bakımdan bu hayatımızın her evresinde geçerli değil midir? Eğer önümüzde yapmamız gereken bir iş varsa, insan ne yapıp edip o işi bitirmek için gerekli enerjiyi bir şekilde kendine buluyor. Belki bazı günler performans açısından çok üst düzey olamıyor, fakat insan içinde kalan enerjinin hepsini önündeki işe veriyor. Sonuç her ne olursa olsun elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığımız sürece hem vicdanımız rahat hem de yorgunluğumuz tatlı bir yorgunluk halini alacaktır. Yine de her şeye rağmen dinlenmeyi de unutmamalıyız.

Tüm Yazıları
Pemra Özgen