REKLAM REKLAM

ANALİZ: Djokovic’in geri dönüşünün sırları

1228 defa okundu , kategorisinde, 19 Tem 2018 - 16:06 tarihinde yayınlandı
ANALİZ: Djokovic’in geri dönüşünün sırları

Novak Djokovic, 2 yıl aradan sonra Grand Slam şampiyonluğuna kavuşurken, Wimbledon’da artırdığı performansının şifrelerine, gelin hep beraber göz atalım.

 

1992 yılından bu yana tutulan istatistiklerde, Wimbledon’da bir turnuva boyunca en fazla servis kırma şansı yakalayan raket, 2002 yılındaki performansı ile Avustralyalı Lleyton Hewitt. Şampiyon olduğu 2002’de Hewitt, toplamda 110 kez rakiplerinin servis oyununda, servis kırma puanını gördü.

Novak Djokovic ise geçen hafta şampiyon olduğu Wimbledon’da toplamda 100 kez servis kırma şansını yakalayarak, bu kategoride Hewitt’e en yakın isim konumunda. İşte Wimbledon’da en fazla servis kırma puanı gören 10 raket:

2002: Lleyton Hewitt – 110

2018: Novak Djokovic – 100

2013 Novak Djokovic – 96

2002: David Nalbandian – 95

1995: Andre Agassi – 91

1992: Andre Agassi – 90

1998: Tim Henman – 90

2012: Roger Federer – 89

1999: Tim Henman – 89

2002: Andre Sa – 86

Görüldüğü gibi en çok servis kırma puanının yakalandığı Wimbledon turnuvası 2002 yılına ait. Şampiyon Hewitt’in yanı sıra çeyrek final oynayan Brezilyalı Andres Sa ve final oynayan Arjantinli David Nalbandian’da ilk 10’da yer alıyor. Djokovic ise, bir dönem koçluğunu yapan Agassi ile beraber TOP10’da adı iki kere geçen raketler arasında.

Kariyerinin 13’üncü Grand Slam’ine, finalde Kevin Anderson’ı 6-2, 6-2, 7-6 ile yenerek Wimbledon’da ulaşan Sırp raket Novak Djokovic, rakibinin oldukça dirençli oynadığı üçüncü sette, tam 6 kez kendi servisinde, servis kırma puanını bertaraf etti. Nole, turnuvada oynadığı 7 maç boyunca elde ettiği 100 servis kırma puanının ise sadece 4’ünü finalde Anderson karşısında görürken, tamamında başarılı olarak, maçı kendi lehine çevirdi. Öte yandan Djokovic, yine turnuva boyunca en fazla servis kırma puanını ise ilk turda oynadığı Tennys Sandgren ve yarı finalde karşılaştığı Rafael Nadal karşısında yakaladı (19).

1.tur – Tennys Sandgren 7/19 (% 37)

2.tur – Horacio Zeballos 6/13 (% 46)

3.tur – Kyle Edmund 4/17 (% 24)

4.tur – Karen Khachanov  7/14 (% 50)

Çeyrek final – Kei Nishikori 7/14 (% 50)

Yarı final – Rafael Nadal 4/19 (% 21)

Final – Kevin Anderson 4/4 (% 100)

Toplam – 39/100 (% 39)

Djokovic,2018 Wimbledon’da en fazla servis kırma puanı gören raketler sıralamasında, en yakın rakibine 32 fark attı. İşte ilk 5 sıra:

100 – Novak Djokovic (7 maç)

68 – Rafael Nadal (6 maç)

63 – Juan Martin del Potro (5 maç)

62 – Kevin Anderson (7 maç)

58 – Roger Federer (5 maç)

Finalde Anderson gibi servis ustası bir isim karşısında yakaladığı 4 servis kırma şansının tamamını değerlendiren Djokovic, bu puanları, ortalama 3 vuruş süren rallilerde şu şekilde aldı:

Set 1 = 0-0, 30-40 : 0 şut (çift hata)

Set 1 = 1-3, 15-40 : 4 şut (Anderson file önü backhand vole hatası)

Set 2 = 0-0, 15-40 : 6 şut (Anderson çizgiye düşen topa,backhandi ile dağlara taşlara vurdu)

Set 2 = 1-3, 15-40 : 2 şut (Anderson, forehandi ile topu dağlara taşlara gönderdi)

Djokovic,bu sene Wimbledon’da baseline çizgisinin arkasından da çok önemli puanlar topladı. Hatta dördüncü Wimbledon zaferini yaşadığı bu turnuvada, diğer şampiyon olduğu üç turnuvaya göre çok daha iyi durumdaydı.

2018 – % 55.9 (450/805)

2011 – % 55,7 (397/712)

2015 – % 53,7 (408/760)

2014 – % 48,6 (427/877)

Tüm bu güzel istatistikler ve geleceğe ışık veren pozitif duygularla beraber Djokovic, bir de büyük bir rakibini yenip, kendine olan öz güvenini eskisi gibi göklere çıkarmalıydı. Wimbledon’da kurasının en başından beri bizlere işaret ettiği eşleşme öncesinde herhangi bir sürpriz yaşanmadı ve ezeli rakibi Rafael Nadal ile yarı finalde kozlarını paylaştı. Beş saatten fazla süren ve seyir zevki açısından mükemmel puanlara sahne olan maçı kazanan Novak, aslında o gün şampiyon olmuştu. İnanmış, hırslı ve eskisi gibi hızlı olan Djokovic karşısında Anderson’ın, finalde açıkçası hiçbir şansı yoktu.

Fiziksel ve mental anlamda da eski günlerinin sadece ‘bir tık’ altında olan Novak, özellikle Roland Garros’taki Cecchinato travmasını çabuk atlattı. Eski koçu Marian Vajda ile yeniden anlaşarak, kalan kariyeri için çok önemli bir karara imza atan ve onunla tekrar küllerinden doğan Sırp raket, sezonun kalanında katılacağı tüm turnuvaların da favorileri arasında olacağı aşikar. Vajda ile beraber servis gücünü de artıran Djokovic, Wimbledon öncesi Londra’daki Queens’e de katılarak (final oynadı) önemli bir iş yaptı. Çim zemine hemen adapte olan ve özellikle Roland Garros’ta ilk servislerinden yüzde 68 puan çıkartarak, rakiplerinden geride kalan ‘terminatör’, Queens’de bu rakamı yüzde 84’lere kadar çıkardı. Roland Garros’ta ilk servislerini yüzde 68 ile oyuna sokan Djokovic, Wimbledon’da bu alanda yüzde 71’lere, ilk servislerini puana çevirme de ise yüzde 81 gibi, Grand Slam seviyesinde ortalama üstü bir seviyeye getirmeyi başardı. Sırp raketin, finaldeki ‘big serve’ rakibi Anderson’dan yarım puan yüzde farkı ile ilk servislerinden daha fazla puan aldığını da ekleyelim.

İki hafta boyunca üst düzey bir performansla, uzun bir aradan sonra mükemmel bir geri dönüş yaparak, tura zevk ve kaliteyi getiren Djokovic, yine her topa koşuyor, mücadelesinden asla vazgeçmiyor, rakibini çok fazla hataya zorluyor ve istediğini alıyor. Bu tarz istatistiklere ve daha fazlasına zaten biz, 2011-2016 arasında sıklıkla şahit olmuştuk. Novak, bakalım bu geri dönüşü sonrası, artan performansını Amerika turnesinde de devam ettirebilecek mi? Daha da önemlisi 13’ü bulan Grand Slam şampiyonluk sayısını, Nadal ve Federer’e yaklaştırabilecek mi?

Tüm Yazıları
Serdar Sözkesen