REKLAM REKLAM

Donna Vekic: Melek mi, şeytan mı?

653 defa okundu , kategorisinde, 06 Ağu 2018 - 21:03 tarihinde yayınlandı
Donna Vekic: Melek mi, şeytan mı?

“Gülüşü bahar mevsimli kadınlardandı. Gözlerinde ise kasıp kavuran tutkulu yazlar. Mahçup bir genç kızla, özgür bir kadın kol kola gezerdi yüzünde.” Güzel bir kadını bundan daha iyi anlatan cümle okumadım. Filiz Aygündüz aylar önce Milliyet’te Ingrad Bergman için yazdı bunları ve ekledi: “Anthony Hopkins onu bir kere görüp de aşık olmayacak erkek tanımadığını söyler.”

 

Stan Wawrinka’nın 18’lik aşkı artık 22 yaşını bitirmek üzere. Onun için geleceğin 1 numarası yorumları yapanlar, henüz ilk 10’a bile girememiş olmasına şaşırıyor mudur bilmek isterdim. Güçlü servisleri ve fiziksel dayanıklılığı geliştirilmiş, üzerine çalışılmış yönleri. Ama geleceğin bir numarası olmak için sadece yetenek yetmez. Mental ve duygusal kırılganlığına hep yenik düşüyor. Artık, sevgilisi Wawrinka 2013 Amerika Açık çeyrek finalinde Andy Murray’yi yendiğinde “Murray who?” diye tweet atacak yaşları da geçti. Ama içindeki o şımarık kız çocuğunun büyümeye hiç niyeti yok gibi duruyor. 4 kez şampiyonluk puanı harcadığı ve Kuznetsova’ya kaybettiği Washington finalinde bunu bir kez daha gördük. 3’üncü sette ağlayarak kullandığı servisler, 4 maç puanını unutamaması, küsmesi hatta bir an önce evine gitmek istemesine bir kez daha şahit olduk.

İlk WTA şampiyonluğunu Cibulkova’ya karşı Kuala Lumpur’da kazanırken 1-0 geriye düşmüş ve 2. sette 6-5 gerideyken maç puanı çevirmişti. Belki de 2014’teki Donna Vekic için “Geleceğin 1 numarası” yorumları bu mental direnç yüzünden yapılmıştı. Ne var ki devamı asla gelmedi. Katılır mısınız bilmiyorum ama Alize Cornet, Elena Vesnina ve Coco Vandeweghe ile birlikte “En kırılgan WTA oyuncusu” listesinde kare as’ı tamamlayan isim benim gözümde. Radwanska için 5 yıl önce bile “Asla bir Grand Slam kazanamayacak” diye düşünürdüm. Kerber’in değil de Polonyalı’nın yolunda ilerleyen güzel Donna için de “Asla ilk 10’a giremeyecek” iddiam devam ediyor.

Sporcu ve zengin bir aileden gelmenin avantajını kullanamadı. Stan Wawrinka gibi bir şampiyonla 5 yıldır birlikte ama bunu tenisini geliştirmekte ne kadar kullanabildi tartışılır. Özellikle İngiliz basını hep 30 yaşındaki karısını boşamış adamla 18’lik seksi sevgilisi gibi yansıttı onları. Avustralyalı Nick Kyrgios’un Wawrinka’ya maçın ortasında, “Seni Kokkinakis’le aldattı” dediği günden beri Anna Kornikova muamelesi görüyor. Angelique Kerber’i Amerika Açık şampiyonu yapan Torben Beltz (eski sevgilisi) gibi yüksek profille bir koçla çalışmanın avantajları tenisine yansıdı mı? Serena Williams olmadan geçen ve büyük turnuvaların 1 kişi tarafından domine edilmediği yıllarda bile ismi favoriler arasında anılmadı. Washington performansları elbette ki buna engel oluyor.

Kuznetsova karşısında yaşadığı ani kırılmanın aynısını bu yıl İstanbul’da da yaşamıştı. Maçı Vekic’in hemen arkasındaki tribünde izliyordum. Nefes alışverişlerini bile duyabilecek bir mesafedeydim. Irina Camelia-Begu karşısında ilk seti kazanmış, 2. sette durum 5-5’ti ve 11. oyunda 40-0 öndeydi. Begu’nun servisinde top paralel çizgiye çok yakın düştü. Çizgi hakemi “out” dedi. Begu itiraz etti. Donna gitti, kontrol için korta inen hakeme yanlış izi gösterdi. Gözümün önünde oldu ve kesinlikle bunu bilerek yaptı. Hakem de “evet dışarda” deyince Begu çıldırdı, “really?” diye bağırdı. İtirazı dinmek bilmedi. Uzattı da uzattı çünkü o da görmüştü, top çizgideydi. Turnuva direktörünü çağırttı ama karar değişmedi.  Ve güzel Donna maç için servis kullanmaya başladı. Begu durup durup o çizgiye bakıyordu. 40-0’da servisi kıramadı, tie-break’te 7-1 kaybetti! Tıpkı Washington’da olduğu gibi son sette korttan adeta kayboldu.

Nereye kadar Donna? Güzelliğin ve magazinel şöhretin, büyük turnuvalardaki erken vedalarını şimdilik unutturabilir ama alttan çok kuvvetli bir nesil geliyor. Senin için “İhtiyarlara ilk 10’da yer yok” diyen raketlere nasıl cevap vereceksin? Melek misin, şeytan mı?

Tüm Yazıları
Kemal Ilıkkan