REKLAM REKLAM

Favorilerim Nadal ve Halep

610 defa okundu , kategorisinde, 26 May 2018 - 10:54 tarihinde yayınlandı
Favorilerim Nadal ve Halep

Rafael Nadal 2 yıl ara verdiği Roland Garros şampiyonluklarına geçen yıl Stan Wawrinka’yı yürüye yürüye yenerek 10’uncusunu eklemişti. Toprağı eşeleyen, ekmeği dişler; Rafa, o turnuva ve sonrasında toprak kortta 50 set üst üste kazanarak şanına yakışır bir seri yakalamıştı. Madrid çeyrek finalindeki Thiem maçına kadar süren serinin ardından Roma’da da kazanarak Roland Garros öncesi “rakipsizim” mesajı verdi.

 

Aslında Roma’daki finalde Zverev ilk seti 6-1 kaybettikten sonra 2. seti aynı skorla almış, karar setinde de servis kırmıştı ama Rafa o noktada karakter koyunca genç Alman bir bakıma gençliğinin kurbanı olmuştu. Fazla uzatmayalım, toprak kortta çıktığı 439 maçın 403’ünü, bu yılki toprak sezonunda ise tek maç kaybedip 3 turnuva kazanan Nadal, Roland Garros’da 11. zaferine ulaşabilecek mi? Yoksa 13 sene sonra Paris topraklarında yeni bir şampiyon mu izleyeceğiz, herkesin merak ettiği soru bu…

Nadal’dan sonraki en büyük favorilerden biri olan Zverev, geçen yıl turnuvaya ilk turda veda etmişti. 21 yaşına daha yeni giren Sasha, oldukça parlak geçmesi beklenen kariyerinin ilk Grand Slam zaferini yaşamak istiyor. Çeyrek finale gelir, burada da ezeli rakibi diyebileceğimiz Thiem’i (muhtemel eşleşme, onun da Nishikori engelini geçmesi gerekecek) geçmeyi başarırsa yolu yarılar.

Nadal turnuva öncesi basın toplantısında, “Federer ve benimle ilgili her yerde birçok şey konuşuluyor ancak Djokovic’i bu rekabetten ayırmak haksızlık olur. O, tarihin en iyi oyuncularından biri” diyerek Sırp raketin favoriler arasında gösterilmemesine tepki koymuş. Elbette Nole ne eylerse güzel eyler ama Amerika Açık’a kadar anca kendine gelebilir dersek çok da haksızlık etmiş olmayız. 22. sırada ve 2006’dan beri ilk kez 20’nin dışında kaldı. 2016’nın şampiyonu, 2015’te de Türkiye’de 6 Haziran seçimleri yaşanırken Wawrinka’ya final kaybetmişti. İsmi geçti diye yazıyorum, “Stan the Man” Fransa’da bu yıl ilk turda elenirse kimse şaşırmayacak. Zira, Cenevre’de Marton Fucsovics’e kaybederken hiç iyi görünmüyordu.

Başaltına raket sallayan isimleri tek tek ele almaya gerek yok. Favori Nadal, plase Zverev, sürpriz de Fabio Fognini olur, derim. İtalyan raket, muhtemel yarı final eşleşmesinde Nadal’a 2015 Amerika Açık’takine benzer bir tarife uygulayabilir. Öngörüden çok kehanete benziyor ama olsun, biz yazalım bulunsun.

*****

Kadınlarda geçen sezon 47 numara şampiyon olmuştu. Street Fighter’daki Balrog’un “ölüm vuruşu”nu andıran forehand’leri ve Halep karşısındaki masalsı geri dönüşüyle herkes Ostapenko’yu hayranlıkla izlemişti. 19 yaşına gireli henüz 2 gün olan Letonyalı raket, 1933’ten beri seribaşı olmayıp da turnuva kazanan ilk raket unvanını almıştı. Ostapenko’nun tarihi zaferiyle ilgili pek çok şey yazılabilir elbette ancak sırtında hedef tahtasıyla korta çıkacağından bu yıl işinin daha da zor olduğunu söyleyebiliriz.

Kuşkusuz tüm gözler 23 kez Grand Slam şampiyonu Serena Williams üzerinde olacak. Amerikan basınında bir süredir, çocuk doğurduktan sonra yeniden şampiyon olan sporcular listesi yayınlanıyor. Serena’dan bunu başarmasını bekleyenler arasında Lindsay Davenport’un da bulunduğunu ekleyelim. Gerçekçi olmak gerekirse bunu başarması oldukça zor…

Kadınlarda bahis şirketlerinin ve tanıdığım pek çok tenisseverin favorisi Simona Halep… Bunca hafta 1 numarada kalmasına rağmen henüz hiç Grand Slam zaferi yaşayamadı, 2 kez Paris topraklarında, bu yıl da Avustralya Açık’ta final kaybetti. Oldukça iyi durumda ve bu kez kazanmak için her şeyi yapacak.

Caroline Wozniacki’nin toprak kortta ve bu sıcaklıkta turnuva kazanabileceğini düşünmüyorum. Serena ve Sharapova’nın olmadığı dönemi çok iyi kullanıp yeniden zirveyi gördü. Erken elenmesine şaşırmam. Masha ise toparlanma sürecini iyi geçiriyor. Madrid ve Roma onun için iyi birer hazırlık turnuvası oldu. Geçen sezon davet edilmediği turnuvada bu yıl şampiyon olarak o yetkililerden rövanşı almak istiyor.

Kadınlarda benim de favorim Simona Halep, plase Elina Svitolina, sürpriz ise Elise Mertens…

Herkese iyi seyirler.

 

Tüm Yazıları
Kemal Ilıkkan