REKLAM REKLAM

‘Japon buzu’ Osaka, isyankar Serena’yı yok etti!

45 defa okundu , kategorisinde, 11 Eki 2018 - 13:13 tarihinde yayınlandı
‘Japon buzu’ Osaka, isyankar Serena’yı yok etti!

Serena Williams’ın adına ve geçmişine yakışmayan fiiliyatlar içerisinde olduğu finalde, tüm negatif etmenlere rağmen, kort içindeki sağlam duruşu ve maç sonundaki mütevazi açıklamaları ile Naomi Osaka, Grand Slam kazanan ilk Japon unvanını aldı.

 

Yılın son Slam kapışması da yaşandı gitti New York’ta… Geriye yine sayısız hatıra ve unutulmaz anlar kaldı… Amerika Açık’ta her zamanki gibi finale gelene kadar birçok ilginç başarılı isim veya şaşırtıcı sonuç ortaya çıktı. Mesela 29 numaralı seri başı Slovak Cibulkova, ilk turu üç sette geçtikten sonra, ikinci turda Tayvanlı Hsieh’i de son sette 6-4 yenerek üçüncü turda Alman Kerber’in rakibi oldu. Slovak raket, ünlü 4 numaralı seri başı rakibini de üç sette yenerek 4. tura kadar yükseldi ama orada ABD’li Keys’e 6-1, 6-3 yenilmekten kurtulamadı. Sahneye dönüşünü tekrar üst düzeyde perçinlemek isteyen Sharapova ise üçüncü turda Fransa Açık eski şampiyonlarından Letonyalı Ostapenko’yu 6-3, 6-2 yenerek tam havasını atıyordu ki, 4. turda İspanyol Suarez-Navarro’ya merkez kortun şaşkın bakışları arasında 6-4, 6-3 yenilerek elendi. Ama Suarez-Navarro da bir sonraki turda, Cibulkova fatihi Keys’e 6-2, 6-3 kaybetti.

Ukraynalı Tsurenko, ikinci turda 2 numaralı seri başı Wozniacki’yi 7-4, 6-2 saf dışı bıraktıktan sonra Siniakova ve Vondrousova’yı elemeyi başardı. Onun da terminatörü, müstakbel şampiyon Japon Osaka’dan başkası değildi: 6-1, 6-1. 3 numaralı seri başı ABD’li Sloane Stephens ise Belarus’lu Azarenka’yı 6-3, 6-4 ile eledikten sonra çeyrek finalde 19 numaralı seri başı Letonyalı Sevastova’ya 6-2, 6-3’lük şaşırtıcı bir skorla elendi. Ancak taş kadar sert Çekyalı tenisçi Karolina Pliskova’yı 6-4, 6-3’le geçen Serena Williams, Sevastova’ya da yarı finalde toplamda yalnız 3 oyun kaybedecekti. Japon Osaka ise, finalden önceki son durağında, Keys’i 6-2, 6-4 yenerek büyük kapışmadan önce son gözdağını verdi.

KADINLAR FİNALİ…

Tenis öyle bir spordur ki, çoğu zaman favori kazansa da, hatırı sayılır oranda da evdeki hesap çarşıya uymaz. Mesela 16 yaşındaki Sırp asıllı Avustralyalı Jelena Dokic, 1999 Wimbledon’un ilk turunda,  zamanın büyük şampiyonu Slovak asıllı İsviçreli Martina Hingis’i eleyip geçebilmişti. Nadal, Wimbledon’da ilk turlarda rastalı müzisyene benzeyen ve güle oynaya sahaya çıkan Dustin Brown’a yenildi. Saymakla bitmez!

Amerika Açık tek kadınlar finalinde, Naomi Osaka, kimsenin kolay kolay anlayamayacağı şekilde dev rakibi Serena Williams’ı iki sette 6-2, 6-4 gibi bir skorla paramparça ederek kupaya uzandı! Ama tabii maçın skorunun içerdiği büyük sürpriz dışında, bu karşılaşmanın tarihe geçmesinin nedeni, Serena Williams’ın tüm dengelerini kaybederek hakemle girdiği ağız dalaşlarına tenezzül edebilmiş olmasıydı. Tüm bu kavgaları buz gibi bir sükunetle izleyen Osaka ise, maçtan sonra gözyaşları içinde yaptığı yorumlarla belki de insanlık tarihine geçti.

Kadınlar finalinden önce, her ne kadar Serena bu yıl aralarında oynanan tek maçı kaybetmiş olsa da, buna rağmen herkes kendisini 20 yaşındaki deneyimsiz rakibine karşı açık ara favori görüyordu. Sonradan konuşuyor görünmek istemem; ben turnuvadan önce Artı TV’de Serena Williams’ın turnuvayı bu sefer kazanayacağını ısrarla söylemiştim. Bu nedenle ben, maçtan önce Serena’nın finale kadar nasıl hala yenilmediğine şaşıran kişiydim tam tersine! Dolayısıyla maçtan önce tahmin ve temennim, Osaka’dan yanaydı. Hem Madison Keys’e karşı yarı finalde rüştünü fazlasıyla ispat etmişti hem de gözümde artık devrini doldurmaya başlayan Williams’a karşı Indian Wells’ten 5 ay sonra tekrar kazanmaması için hiçbir gerekçe yoktu.

MAÇIN AKIŞI

Maça kendi servisinde 0-30’la başlayan Williams, sert forehand ve ace servislerle bu durumu en şık şekilde kurtardı. İkinci oyunda, ilginç bir şekilde aynı durum Osaka adına tekrarlandı ve genç tenisçi, sert servis ve güçlü forehandlerle kendisini 0-30’dan kurtarmayı bildi. Üçüncü oyunda ilk kırılma anı yaşandı ve Serena bu sefer servisini kaybetti, hem de 30-40’ta yaptığıbir çift hatayla. Ardından servisine tutunan Osaka karşısında Serena riskler alması gerektiğini düşündü. Ancak güzel vuruşlarını basit hatalar ve yine bir çift hata gölgeledi ve skor birden 4-1’e geldi. Osaka’nın bir sonraki servis oyununda, Williams iki kere kırma sayısı elde etti. Ama Osaka birini ace’le kurtarırken, diğerinde Serena backhand kanadında basit bir hata yaptı. Böylece skor, Arthur Ashe stadyumunu dolduran 24 bin izleyicinin kanını donduran bir şekilde 5-1’i buldu. Her ne kadar Serena kendi servisini koruduysa da, bir sonraki servis oyununda çelik sinirli Osaka, üst üste çaktığı üç zımba servisle ilk seti 6-2 ile kapamayı başardı.

İKİNCİ SET VE OLAYLARIN DİZİ – FİLM OLARAK AKIŞI

Serena maçın ikinci setine servisine tutunarak başladı. O noktada olaylar patlak verdi. Osaka kendi servisinde 40-15 ilerideyken Serena’nın hocası Patrick Mouratoglou, kendisine “ileri çık” anlamında açık hareketlerle oturduğu yerden işaretler yaptı.  Hakem Carlos Ramos, Serena’ya bir ihtar verdi. Serena “ben hile yapmam, coaching almadım” şeklinde gürültülü ilk itirazını yaptı. Sonraki servisini kazanan Serena, Osaka’nın geriden yaptığı basit hatalarla nihayet rakibinin servisini kırdı ve 3-1 öne geçti. Fakat hemen bir sonraki oyunda Serena 30-30’da üst üste iki çift hata yaparak inanılmaz şekilde servisini geri kırdırdı! Bir sonraki oyunda, Naomi, müthiş geri vuruşlardan sonra, bir de ace servis atarak dengeyi buldu: 3-3. İşte o anda Serena raketini sinirden parçalayınca hakem Ramos kendisine haklı olarak ikinci ihtarı verdi ve bir dahaki oyunun 0-15’ten başlayacağını bildirdi. Sonun başlangıcı bu noktada geldi. Serena buna da ağır itirazlarla tepki verdi. 30-40’da servis kırma topunda Osaka, Serena’yı harika bir paralel forehandle geçerek ihtiyacı olan puanı kaptı ve 4-3 öne geçti.

Serena o noktada, mantıksız tepkilere başladı: “Ben anneyim, benim bir kızım var, ben yalan söylemem, bana bir özür borçlusun” ve ardından ipleri koparan kelimeler geldi: “Sen bir yalancısın ve hırsızsın!” Oyuncular maça devam etmek için yerlerine geçerken, hakem Ramos, Williams’a hakeme sözlü saldırıdan dolayı üçüncü ceza puanını verdiğini ve böylece Osaka’nın servisinde puanlar oynanmadan oyunu Osaka’nın kazandığı ve artık skorun 5-3 olduğunu ve servisin yine Serena da olacağını bildirdi. Serena’nın buna verdiği karşılık yine ağır oldu ve başhakem sahaya çağırıldı. Hakem Ramos sakin bir şekilde başhekime olup biteni anlatırken Serena ağlayarak benzer sözleri tekrarlıyor ve “sana hırsız dedim diye bu cezayı veremezsin! Sen bir daha hayatta hiçbir finali yönetemeyeceksin, sen bir yalancısın” şeklinde ağır laflar söylüyordu.

Başhakem Brian Earley ve yardımcısı, Serena’yı sakinleştirmeye çalıştıktan sonra sahadan çıktılar. 5-3 oyununda, Serena bir adrenalin patlamasıyla kendi servisini çok sert ve seri vuruşlarla sıfıra karşı kazandı. İşte o andan sonra nefesler tutuldu. Bakalım 20 yaşındaki genç Japon maç için servis atarken, bu olaylardan etkilenmiş olacak mıydı? Osaka, işte o noktada tam büyük bir şampiyonun ruhuna büründü ve kendi servis oyununda, Serena’nın güzel vuruşlarla iki puan almasına rağmen bir forehand ve üç muhteşem servisle maçı ve şampiyonluğu hanesine yazıp “ilk Japon Slam turnuva şampiyonu” olarak tarihe geçti.

BİR ULUSLARARASI TENİS HAKEMİ OLARAK OLAYLARA BAKIŞIM

Şu andan itibaren yaptığım yorumları, yalnız eski bir yarı – profesyonel tenisçi olarak değil, yıllarca uluslararası turnuvalarda ve Davis Kupası’nda önemli maçlar ve finaller yönetmiş bir orta hakem olarak yapıyorum.

Günümüz tenisinde oyuncuların hocalarıyla konuşma hakkı olmaması kuralı eleştirilebilir, değiştirilmesi için kampanya yapılabilir; ama bütün bu dediklerim gerçeği değiştirmez: Şu anda maçlar bu kurallara göre oynanmaktadır. Hiç kimsenin Portekizli hakem Ramos’a bu konuda bir eleştiri getirme hakkı yoktur. Patrick Mouratoglou, maçın hemen ardından kanallara konuşmuş ve suçunu kabul etmiştir.

Dolayısıyla, Ramos’un Mouratoglou nedeniyle verdiği birinci ceza, Serena raketini parçaladığı için verdiği ikinci ceza ve hakeme ağır ağıza alınmayacak sözler sarf ettiği için verdiği üçüncü cezaların her biri doğrudur ve geçerlidir. Serena’ya gelince; ne yazık ki adının ve geçmiş başarılarının getirdiği havayla birçok insanı üzen bir şımarıklık ve küstahlık gösterisi yaptı. Sahada hakem maçın mutlak hakimidir ve bir hakeme böyle konuşursanız bedelini ödersiniz!

OSAKA’NIN TARİHİ DURUŞU

Sırf Serena’nın bu yüz kızartıcı tavırlarından söz ederek bu maç yorumunu kapamak, yeni şampiyon Naomi Osaka’ya büyük haksızlık olur. Japon oyuncu, muhteşem fizik gücü, harika geri oyunu, çelikten sinirleri, saha içinde inanılmaz olgun duruşu ile şampiyonluğu zaten baştan sona hak etti. Serena’nın kendi geçmişine bu şekilde ihanet etmesi ve bu konuları uzatması, aleyhine olacaktır.

HAKEME ŞİLT VERİLMEMESİ

Bütün bu olaylar nedeniyle hiç kimsenin Serena’ya bir özür borcu yoktur. Olsa olsa kendi hocası, olayları başlatan şahıs olduğu için kendi oyuncusundan özür dileyebilir. Resmi özür gerektiren tek konu Amerikan Tenis Federasyonu ve Amerika Açık turnuvasının, maçın orta hakemi Carlos Ramos’a bu finali yönetmiş olmanın anısı olarak şilt vermemiş olmasıdır.

SON SÖZ

Bütün yazdıklarımı bir köşeye kaldırıp unutabilirsiniz. Lütfen maçtan sonra o taşkın ve azgın Amerikan seyircisinin yuhalamaları arasında gözyaşları ile sahneye çıkan yeni şampiyon Osaka’ya kafamızı çevirelim şimdi. “Hepinizden özür diliyorum, bugün maçı kazanarak sizleri üzdüm” derken büyük bir insanlığı, empatiyi ve Japon doğu kültürünün yüceliğini en mütevazi sözlerle samimi olarak yansıtmaktadır Naomi. Onu yalnız tenis değil, yalnız Japonya değil, insanlık tarihi hatırlayacak. Bravo Osaka… Amerikalılar fanatikliklerinde çıldırsalar bile, o gece dünya seni bağrına bastı. Sen tüm saygı dolu tavrınla çocukluk idolünün önünde kazandıktan sonra boynunu eğerek bir selam verdin. Hem de yaşadığın tüm haksızlıklara rağmen… Sen Atatürk’ün tarif ettiği bir dünya sporcususun!

*: Bu yazı Kort Dergi 18.sayısında yayımlanmıştır.

Tüm Yazıları
Bedri Baykam