REKLAM REKLAM

Keşke ‘Beraberlik’ Olsa

216 defa okundu kategorisinde, 03 May 2018 - 14:04 tarihinde yayınlandı
Keşke ‘Beraberlik’ Olsa

Tenisçiler kariyerleri boyunca birçok maç yaparlar. Fakat bazı maçlar vardır ki hem oynaması hem de oyuncu için unutulması çok zordur. Bu zor maçların başında arkadaşınıza karşı oynamak gelir. Eğer ki yakın arkadaşınız ise durum daha da zor bir hal alır.

 

Böyle maçlarda duygulara hakim olmak pek kolay değildir. Genellikle duyguların yoğun olarak yaşandığı bu maçlarda ortaya çok iyi bir tenis performansı çıkmaz. İki tarafta birbirine karşı saygılı ve karşı tarafı incitmeden (duygusal açıdan) oynamaya çalışır. Oyuncular maç içinde genelde sessizdir ve duygularına hakim olmaya çalışır. Hele ki bazı durumlar vardır; dünyanın ta bir ucuna gitmişsinizdir ve oynayabileceğiniz o kadar kişi varken kura çekildiğinde gördüğünüz rakip belki yıllardır beraber antrenman yaptığınız kişi, belki çok yakın bir arkadaşınız hatta ve hatta kardeşiniz bile olabiliyor. Kurayı değiştiremeyeceğiniz için elden hiçbir şey gelmez ve bu maçın oynanması kaçınılmaz olur. Ne yazık ki tenisin kuralı gereği bir tarafın galip gelmesi gerekmektedir ve işte tam da bu günler tenisçilerin keşke ‘beraberlik’ olsa dediği günlerdendir.

Peki bu gibi günlerde neler yaşanıyor? Genellemek gerekirse dünyanın başka bir köşesindeyken tenisçiler takım arkadaşlarıyla, yakın arkadaşlarıyla veya kardeşleriyle aynı odada kalıyorlar. Sabah kahvaltısı beraber edildikten sonra maç için ısınma vakti gelir. Genellikle ısınma normal günlerde beraber yapılıyordur. Bu seçim oyuncuların tabii ki de tercihine kalmıştır. O yüzden ısınma ya beraber ya da başka bir oyuncuyla yapılır (Çoğunlukla beraber diyebiliriz). Maç saati gelir. İki tarafta birbirinin tüm özelliklerini çok iyi biliyordur. Hangi vuruşu daha iyi veya kötü, nerede hangi vuruş seçimini yapacağı, servisi nereye atacağı, hangi durumlarda agresif olacağı veya defansif kalacağı vb…

Maç oynanır ve biter. Her iki tarafta maç bittikten sonra birbirini tebrik eder, sarılır ve korttan ayrılır. İnanın kazanan taraf içinde kaybeden taraf içinde çok zor bir durumdur. Çok farklı ve karmaşık duygulardır. Kazanan için hüzünlü bir sevinçtir aslında. Tarif edilebilmesi zordur.

Peki böyle günlerde hiç olaylı maçlar olduğu olmuyor mu? Oluyor elbette. Duygular normal bir maçtan daha yoğun yaşandığı için bazen karşı tarafın söylediği bir söz veya yaptığı bir hareket oyuncunun dikkatini dağıtıp olayları daha çok kişisel olarak algılamasına neden olabiliyor. Ve o andan itibaren olaylar çığırından çıkabiliyor. Sonrasında iki oyuncu (arkadaş) arasında bazen durum nadirde olsa küslüğe kadar varabiliyor.

Tenisin her şeyden önce bir spor olduğunu unutmamamız lazım. Kortta her ne yaşanıyorsa kortta kalmalı ve kortun dışına taşınmamalıdır. Tabi ki de bu sporun arkasında çok emek ve alın teri var fakat bazı şeyler kazanmak yada kaybetmekten daha önemlidir.

Tenis ileride bir gün sona erecek ve arkamızda kalan arkadaşlıklarımız olacak…

Tüm Yazıları
Pemra Özgen