maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

Aramızdan Biri Bizi İyileştiriyor!

kategorisinde, 02 Nis 2019 - 09:12 tarihinde yayınlandı
Aramızdan Biri Bizi İyileştiriyor!

Kendisi de iyi bir tenisçi olan Prof. Dr. Uğur Haklar tenis severlerin hem dostu hem doktoru…

 

Tenis birçoğumuzun hobisi. Kimimiz oynamayı, kimimiz seyretmeyi, kimimiz ise her ikisini de yapmayı seviyoruz. Ancak tenis oynayanların en önem verdiği konu ise sağlıkları. Sağlıklı kalmak için tenis oynarken belki de en korkulan konu, sağlık sorunlarının ortaya çıkması.

Biz de bu konuyu aramızdan biri olan Prof. Dr. Uğur Haklar’a sorduk.

Bir tenisçi için olası sağlık sorunlarının arasında belki de en önemlilerinden birisi diz sorunları. Hani hayatta bir söz vardır ya: ‘’Güç temeldir’’ diye. İşte teniste de böyle, bacaklarımız işin temeli. Güçlü olmaları, dayanıklı olmaları ve hızlı olmaları gerekiyor. Bacaklarımızın en iddialı ve en çok görevi olan eklemi ise diz eklemi. Normal diz eklemi ağrımaz, şişmez, kilitlenmez ve güvenilir bir eklemdir. Dizlerimizi kullanırken dizlerimizi düşünmeyiz, sadece yaptığımız işe bakarız ama dizlerimizde sorunlar olmaya başladığında dizlerimiz kendilerini bize hemen hatırlatır. Biraz önce belirttiğim gibi ağrılar, şişmeler ve takılmalar ile kendini belli eder. Bu semptomlar canımızı sıkar ve kortta yapmayı arzu ettiğimiz işleri ya ağrı ile yaparız ya da yapamamaya başlarız. Bazen ısınmış dizler ile tenisimizi oynarız ama sonrasında ağrılar ve şişmeler canımızı sıkabilir.

Dizlerimizde sorun olmaması için neler yapmalıyız?

Bu sorunuzun cevabını iki maddede yanıtlayabilirim: Tenis oynamaya hazır olmalıyız ve yanlış yapmamalıyız.

Yanlış yapmamak derken önce dış faktörleri düşünmemiz gerek ki bunların başında kort zemini geliyor. Dizlerimizdeki kıkırdak dokuları birçok eklemde olduğu gibi kemiklerimizin birbiri üzerinde kaymasını sağlıyor ve kıkırdak dokuları bize doğduğumuzda verilen bir hediye aslında. Çünkü kıkırdaklarımız sayesinde eklemlerimiz o kadar rahat çalışıyor ki farkında bile olmuyoruz. Kıkırdakta bir bozulma olduğunda, biz ne yaparsak yapalım maalesef kendini yenileyemiyor ve orijinal kemik dokusu geri gelmiyor. Kıkırdakta maalesef bir sorun olduğunda biz ne yaparsak yapalım ilerleme hızlı veya yavaş devam ediyor. Kort zemininden bahsederken birden kıkırdak dokusundan bahsetmeye başladık ama çok bağlantılı. Çünkü sert zeminlerde ayakkabılarımız zemini çok iyi tutuyor ve pek kaymıyor. Kaymayan zeminde dizlerimize gelen yük çok fazla oluyor ve kıkırdak bozulmaları ve menisküs yırtıkları karşımıza çıkabiliyor. Oysa toprak zeminde toprak ile ayakkabımız arasındaki kayma, dizlerimize gelen yükü önemli bir şekilde azaltıyor.

Tercihen her yaşta ama özellikle 40 yaşından sonra toprak kortta tenis oynamalıyız. Hatta İspanyolların bir sözü vardır: ‘’Tenis toprak kortta öğrenilir’’ diye. Çok doğru bir sözdür. Toprak kortta hem daha iyi topa vurmayı öğreniriz hem de dizlerimizi koruruz. Kort seçiminde yanlış yapmamalıyız ve olabildiğince sert zeminlerden uzak durmalıyız. Yöneticilerimizden toprak kort istemeliyiz.

Bir diğer yapılan önemli yanlışlardan biri de, doğru olmayan stil ile tenis oynanması. Doğru olmayan stiller, en fazla yeteri kadar antrenman yapmayıp maça ağırlık vermek ile oluyor. Doğru olmayan stiller ile sağlık sorunları ve eklem sorunları çok daha fazla ortaya çıkıyor.

Dizlerimizde ortaya çıkabilen ağrı, şişme ve takılmalar gibi semptomları ihmal edip doktora başvurmamak da bir önemli yanlış konusu. Bu semptomlar ilk başta tenisten birkaç gün sonra azalabiliyorken, bir süre sonra daha kalıcı ve geç olabilmektedir.

Doğru olmayan ayakkabı seçimleri de diğer yanlış çeşitlerinden biri olarak karşımıza çıkabilmektedir.

‘Tenis oynamaya hazır olmak’ derken ise vücudumuzun kaslarını ve ihtiyacı olan esnekliğini sağlamamız gereklidir. Sadece tenis oynamak yeterli değildir. Kaslarımızı spor salonlarında ve pilates yardımı ile hazırlamamız gerekir. Kaslarımızın gücünü, kondisyonunu ve esnekliğini artırmamız yanında süratli kaslara sahip olmamız gerekmektedir.

Dizlerinde sorun yaşayan kişiler için tenis, sona mı ermiş demektir?

Kesinlikle hayır. Dizler için çok fazla çözümümüz var. Ancak sorun olan dizleri ve kişileri iyi inceleyip doğru teşhisler koyduktan sonra fizik tedaviden enjeksiyona ve ameliyata kadar birçok çözüm sunuyoruz. Amacımız, kişileri arzu ettikleri aktivite düzeyine geri döndürmek. Gerekli olan şey, diz sorunu yaşayan kişilerin çekinmeden zamanında bizlere başvurması.

Sizin Türkiye’de başlattığınız ‘Robotik Cerrahi’ ile yapılan diz protezlerini duyuyoruz son zamanlarda. Tenisçilere de uyguluyor musunuz?

Evet, diz protez cerrahisinde dünyada gelinen son nokta, robotik diz protez cerrahisi. Altı yıl önce başlattığımız uygulamada 200’e yakın kişiyi sağlıklarına kavuşturduk. Daha doğru, daha güvenilir ve daha başarılı sonuçlar için Robot kullanıyorum. Ameliyatlardan bir gün önce ameliyatları ekranda yapıp, ameliyatın sonucunu bilerek giriyorum. İmkanları olan kişiler için ülkemizde robotun bulunması çok büyük şans. Çünkü dünyada ve Avrupa’da birçok ülkede henüz yok.

Tenis camiasından da iki kişi var: Erol Gazioğlu ve Reha Demirdağ. Erol Gazioğlu’nun iki dizine aynı ameliyatta uyguladık. Reha Demirdağ’a ise dünyada çok nadir uygulanan, bir dize iki yarım protez ameliyatını robotik olarak uyguladık. Diğer dizine ise artroskopik cerrahi uyguladık. Her ikisi de çok memnunlar, hatta geçenlerde ikisi bir olup Necati Aydın ile beni çiftler maçında yendiler. Eskiden böyle değildi, hastaların doktorlarına saygısı vardı. (gülerek)

Ortopedide pek alışık olunmayan bir anlayış sunuyorsunuz ve sadece diz yapıyorsunuz, hatta bir diz kliniği açtınız. Neden?

Sevdiğim iki söz var. Biri, ‘’Başarı detaylarda gizlidir.’’ Diğeri ise ‘’Şeytan ayrıntılarda gizlenir.’’

İyiyi, doğruyu seviyorum ve olabildiğince mükemmele ulaşmaya çalışıyorum. Bildiğiniz gibi ben ortopedistim ve dizin dışında, omuz, el, bilek, dirsek, kalça, ayak, ayak bileği eklemleri, hatta omurga ameliyatları yapma yetkim var ve eğitimlerini aldım. En büyük amacım bir işi olabildiğince iyi ve doğru yapmak. Bu iş de, benim için tam olarak ‘diz’…

Evet, Zorlu Center’da bir diz kliniği (Knee Clinic) açtım. Amacım diz sorunu olan hastalarıma daha iyi hizmet vermek.

Tenis camiasında çok kişiyi tedavi ettiğinizi biliyoruz. Nasıl bir duygu?

Hekimlik benim için çok zevkli bir meslek ama hele hele hobim olan tenis ile uğraşan hastalarımı iyileştirmek ve onlarla tenis oynamak anlatılamaz bir duygu.

Ferhat Göçer – Uğur Haklar

Ferhat Göçer

Yaklaşık 13 yıl önce araç içindeyken geçirdiğim trafik kazasında hem ön çapraz bağım hem de iç yan bağım kopmuş ve dış menisküsüm yırtılmıştı. Uğur Ağabey başarılı bir ameliyat ile ön çapraz ve iç yan bağımın yanı sıra dış menisküsümü başarılı bir artroskopi ameliyatı ile onardı. Halen sorunsuz tenis oynuyorum.

Murat Zorluoğlu

12-13 yaşından bu yana tenis oynayan birisi olarak, 2010’da son diz ön çaprazım koptu. Bunu takiben iki sene sonra da sağ dizimde sinir kopması meydana geldi. Uğur Hocam ile Mart 2010’da çok başarılı bir ameliyat geçirdim ve Ağustos 2010’dan bu yana kortlarda tenis oynamaya (haftada iki defa) devam ediyorum.

Funda Erarslan

Daha önce yaşadığım bir kırık ile alakalı Uğur Bey’in yanına gittim. Sağ dizimde deformasyon oluşmuştu. Dizimde açı farkı da vardı. Daha önce gittiğim birçok doktor protez dese de Uğur Hoca ütopik bir şekilde 3 başarılı ameliyatla düzeltti. Ameliyat sürecim biraz uzun sürdü ama en sağlıklı şekilde yine kortlardayım ve eskisinden çok daha rahat bir şekilde tenis oynuyorum.

Erol Gazioğlu

Kıkırdak sorunum yüzünden doğru dürüst yürüyemez durumdaydım. Uğur Hoca iki yıl önce robotik cerrahi ile aynı ameliyatta her iki dizime yarım protez ameliyatı yaptı. Ameliyatı takiben 19’uncu günden sonra tenis oynamaya başladım. 20 yaşında nasıl tenis oynuyorsam, aynı şekilde şimdi de oynuyorum. Ameliyat olduğumu dahi hissetmiyorum. Genelde toprak zemin olmak üzere hafta en az 3 gün kortlardayım.

Necati Aydın

Üniversite yıllarımda tenis oynarken, sol diz çapraz bağlarımı kopardım. O anda farkında değildim. Zamanla dizimi kıramamaya başladım. Uğur Hoca, benim çocukluktan da arkadaşım ve ona gittim. Sol dizimi kontrol ettikten sonra bir iğne yaptı. Çok etkili olan bu iğneyi 6 ayda bir oluyorum ve bana çok fayda etti. Şimdilerde haftada en az 3 gün tenis oynuyorum. Hatta Uğur Hoca ile de haftada bir kez oynarız.

Reha Demirdağ

Eski Milli sporculardan birisi olarak, 40 yaşına kadar herhangi bir sakatlık yaşamadım. Türkiye’de kortlar topraktan sert zemine dönünce sağ dizimde ağrılar başladı. 15 sene önce sağ dizimden bir menisküs ameliyatı oldum ama bana hiç iyi gelmedi. Zamanla dizimde kıkırdaklarda aşınma meydana geldi. Ağrılar sebebiyle sol dizime yüklenmek zorunda kaldım ve dizlerim 25 dereceye yakın bükük kalıyor ve uzatamıyordum, hatta öne doğru eğilerek yürüyordum. Tüm vücudumu etkileyen bu durum karşısında Uğur Bey’in yanına gittim. Sağ dizime iki tane makoplasty yapacağını, sol dizimi de artroskopi ile kurtaracağını söyledi ve söylediği gibi hepsini başarı ile yaptı. 10.5 saat süren ameliyattan sonra ağrılarım bitti, uzun yürüyüşler yapıyorum. Hayat kalitem arttı ve haftada 2 gün toprak zeminde tenis oynuyorum. Çok memnunum.

Zühtü Sezer

Sol dizimde dış menisküs yırtığı için Uğur Hoca’nın yanına gittim. Bana Artroskopik menisküs ameliyatı önerdi ve başarı ile ameliyatımı yaptı. Tekerlekli sandalyeye ya da koltuk değneğine gerek kalmadan aynı gün yürümeye başladım. Uğur Hoca, ameliyattan 2 ay sonra tenis oynarsın dedi ve gerçekten de oynamaya başladım.

Soldan Sağa: Zühtü Sezer, Funda Erarslan, Necati Aydın, Erol Gazioğlu, Uğur Haklar, Reha Demirdağ, Murat Zorluoğlu

*: Bu yazı, Kort Dergi 19’uncu sayısında yayımlanmıştır.

Tüm Yazıları
Avatar
%d blogcu bunu beğendi: