Reklam
Reklam

Azim: Francesca Jones

Doktorlarının ona özel fiziksel durumu sebebiyle tenis oynamasının mümkün olmadığını söylemesine rağmen azmi ile bu spora tutunan Francesca Jones'un ilham verici hikâyesine kulak verelim…

Azim: Francesca Jones
25 Nisan 2021 - 12:30

Azim; zorlukları yenme gücü, sabır, kararlılık, ‘sen de yapabilirsin! demektir. 8 el, 7 ayak parmağı ile her türlü zorluğun üstesinden gelinebileceğini tüm dünyaya gösteren Francesca Jones için, eski dünya 1 numarası Kim Clijsters, sosyal medya hesabından şu sözleri paylaştı: “Ne inanılmaz bir hikâye!”

Her iki elinde dört parmak, sol ayağında üç ve sağ ayağında dört parmakla tenis oynadığınızı hayal edin. Belki hayal bile edilemez bir durumda olan bir tenisçi var: Adı, Francesca Jones… 20 yaşındaki oyuncu, tüm bunları profesyonel tenis arenasında başarıyor.


Kendisini 2020 Ekim ayında TED Spor Kulübü’nde düzenlenen 25K’lık Cumhuriyet Kızları Turnuvası’nda canlı bir şekilde izlemiş hatta fotoğraflarını da çekmiştim. Böyle bir oyuncunun varlığını ilk kez görüp kendisine büyük bir saygı duymuştum.



8 yaşındayken ‘özel fiziksel durumu’ sebebiyle doktorlardan tenis hayatının bittiğini duyan küçük bir kızın 20 yaşında bir Grand Slam ana tablosunda yer alması, büyük bir azim ile bazen imkânsızlıkları bile yenebileceğini gösteren ilham verici bir hikâyenin ta kendisi. Dünyada çok nadir görülen bir genetik sorun ile başa çıkan Francesca’nın toplamda 5 ITF şampiyonluğu var.

ZORLUKLARLA BAŞ EDEBİLMEK

Maçlarda el ve ayak bilekleri herkesten daha çok yoruluyor. İki elinde de birer parmak eksik olduğu için raket tutuşu hep sıkıntılı oldu. Özel tasarlanan raketler ile maçlara çıksa da raketi kavrama konusunda daha fazla güç kullandığı için bazen ya tırnakları kırıldı bazen de bileğinde ağrılara sebebiyet verdi. Ayak hareketleri ve dolayısıyla denge konusunda da çok zorluklar yaşadı. Yılmadı, savaştı ve tüm zorluklara göğüs vererek savaşını sürdürdü.

Doğduğundan beri geçirdiği ameliyatların sayısını bile hatırlamayan Francesca Jones, azmi ile turda 206 numaraya kadar yükseldi. Topspin’li forehand’i ile çok yönlü bir oyun yapısına sahip oldu ve bu da rakipleri karşısında ona bir avantaj sağladı. Geçmişte bir röportajında genç oyuncu yaşadığı süreci şu sözlerle ifade etmişti:

“Yaşıtlarımın yaşamadığı ve belki de asla yaşamayacağı deneyimlerim oldu. Pek çok insan bunun bir dezavantaj olduğunu söylerken, ben bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Sanıyorum bu bana birçok yönden bir adım önde başlamamı sağladı ve bağımsız olmayı öğrendim. Belki diğer oyunculardan biraz daha fiziksel çalışma yapmam gerekiyor; ama bunda sorun yok. Nasıl bir işe giriştiğimin farkındaydım, zorlukları seviyorum. İnsanlar beni yıldırmaya çalışmış olabilir; fakat oldukça güçlü bir kişiliğim var. Herhangi bir şekilde aşağılayıcı kaba olmak istiyorlarsa sorun değil. Bu onların sorunu, benim değil.”



AVUSTRALYA’DA ANA TABLODA

Sezon başında Avustralya Açık elemeleri için Dubai’ye giden Francesca, ilk kez bu turnuva özelinde tüm dünya tarafından ilgiyle takip edildi. Elemelerin ilk turunda Monica Niculescu, ikinci turda Jana Fett’i eledi ve hayatının en büyük maçına çıkmak üzereydi artık. Bu maça gelene kadar 6 yıllık kariyerinde sadece 100 bin dolar para kazanan Francesca, Jia-Jing Lu engelini de aşarsa 68 bin doların sahibi olacaktı. Müthiş mücadelesi ile maçı (6-0, 6-1) kazandı ve ilk kez bir slam’de ana tabloya kaldı.

Rakiplerine nazaran bir hayli negatif sorun ile korta çıkan İngiliz raket, tüm bunların üstesinden geldi ve hayalini kurduğu Avustralya Açık’ta ana tablo oynamama şansına sahip oldu. Kendi ülkesinden Avustralya Açık’a giden 4 kadından (Konta, Watson ve Boulter) biriydi. İlk turda Shelby Rogers’a 6-4, 6-1 ile kaybetse de tüm dünyanın saygısını kazandı.

*: Bu makale ilk olarak Kort Dergi'nin 32'nci sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi uygulamaları üzerinden de indirebilirsiniz...
 


Günün Başlıkları