maltepe escort
alanya escort
maltepe escort alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

Beklenen kişi o mu?

kategorisinde, 14 Eki 2019 - 16:07 tarihinde yayınlandı
Beklenen kişi o mu?

Tarihe adını altın harflerle yazdırabilir mi? Ya da soruyu şu şekilde soralım: BIG3 sonrasında dominasyon sağlayacak seviyede ve mental güçteki en önemli kişinin adı Medvedev midir?

 

SERDAR SÖZKESEN

Shanghai finalinde rahat bir oyunla Alexander Zverev’i yendiği maç puanından sonra çoğu oyuncu gibi ellerini havaya kaldırmadı ya da yumruğunu sıkmadı. Hatta cebindeki topu tribündeki taraftarlara da fırlatmadı. Nazikçe cebinden topu çıkardı ve top toplayıcıya yavaşça attı. Zaten önceden beri abartılı şekilde sevinçleri ya da agresif bir ‘come on’ nidaları olmayan bir raket olan Daniil Medvedev, sinirlerini ve sevinçlerini oldukça kolay bir şekilde dizginleyen ender isimlerden biri. (Cincinnati’deki ballboy ile olan durum ve seyircilere verdiği reaksiyon bence büyük istisnaydı)

“Sakinim ve sadece işimi yapıyorum. Shanghai, turdaki en prestijli turnuvalardan biri. Son 10 yılda burada sadece 3 isim turnuvayı kazandı ve önümüzdeki yıllarda bu koridorlarda fotoğrafımın olması güzel olacak.”

Medvedev’in ‘3 isim’ dediği kişiler Novak Djokovic, Andy Murray ve Roger Federer. Son 6 turnuvada oynadığı 6 final, turda başka hiçbir gencin yanına dahi yaklaşabildiği bir durum değildi. Özellikle BIG3’ün hâlâ katıldıkları her turnuvanın favorisi olduğu bu zamanda, onlar kadar favori görünmek için çok çaba sarf etmeniz ve çalışmanız gerekiyor. Medvedev tam da bu noktada gösterdiği reaksiyon ve özgüvenle kabuğundan taştı ve ‘dev’ adımlarla gözünü zirveye dikti.

Medvedev’in sert korttaki inanılmaz kazanma yüzdesi, onu elit raketlerden biri yapmaya yetiyor da artıyor adeta. Dile kolay, 2019’da kazandığı 59 maçın 46’sını sert kortta elde etti. Ki bu zeminin tarihteki en iyi 2 ismi olan Roger Federer ve Novak Djokovic’e de sayısal anlamda (2019’da) büyük fark attı. Evet, yaşı itibariyle onlardan daha fazla sayıda turnuva oynamış olması, belki bu tarz büyük bir istatistiği doğurdu, ama burada kazanma yüzdesine de bakmak lazım. Sert zeminde oynadığı 55 maçın 46’sını kazanmış (%84) bir Medvedev’den bahsediyoruz. Yapacaklarının ucu bucağı yok 23 yaşındaki oyuncunun.

BIG3 karşısındaki performanslarına da bakalım. Tamamı sert zeminde ve biri bu sene Miami’de olmak üzere Roger Federer’e karşı oynadığı 3 maçta henüz set dahi kazanamadı. Ama en büyük çıkışı gösterdiği Wimbledon sonrasında İsviçreli ile hiç karşılaşmadı. Rafael Nadal ile tamamı bu yıl olmak üzere oynadığı iki finali de kaybetti, ama ABD Açık’taki epik randevuları unutulmazlar arasına girdi. Bir anlamda Medvedev’i sezonun ikinci yarısında durduran oyuncunun adı Rafa. Rus oyuncu, Novak Djokovic’e karşı gayet iyimser bir pozisyonda. İlk 3 maçını kaybettiği Sırp oyuncuyu, bu yıl Monte Carlo çeyreği ve Cincinnati yarı finalinde üçer setle mağlup etmeyi başardı.

“Yeni jenerasyondan artık bir tepki şart!” diye diye dilimizde tüy bitti, ama bir türlü beklenen kahraman(lar) gelmeyince de BIG3’ün yaşlanmasına rağmen oynadıkları tenis seviyesine sürekli methiyeler düzdük. Bazı gençler arada başarı elde etti, ama hikayelerini uzun soluklu yazamadı. Daniil Medvedev ise fırtına gibi estiği son 3 aylık dönemin finalinde Shanghai’da elde ettiği zaferle, başarısının tek sezon süren dizi filmler gibi olmadığını ispatladı.

GENÇLERİN DURUMU

Alexander Zverev, 2018 ATP sezon sonu finallerini kazandı, fakat devamını getiremedi. Grand Slam’lerde savruk bir performans göstermeye devam etti. Saman alevi gibi parladı, sürekli istikrar sorunu yaşadı. Karen Khachanov geçen sene Paris Masters finalinde Novak Djokovic’i üstün bir oyunla alt etti, ama 1 yıldır adeta turda yokmuş gibi sonuçlar alıyor. Henüz bir slam kazanmasa da Dominic Thiem toprak zemin dışında sert zeminde de başarılı sonuçlar aldı. Yine de turnuvalarda, son düzlükte kaybederek, hâlâ istenilen seviyeye gelemedi. Son bir yıldaki çıkışı ile dikkatleri üzerine çeken ve bu yıl BIG3’ü birer kez yenerek böylesine bir başarıya ulaşan tarihteki 11’inci oyuncu olmasına rağmen, turdaki galibiyet yüzdesini bir türlü yukarılara taşıyamayan Stefanos Tsitsipas…

Danill Medvedev, yukarıdaki oyuncuların her birinden daha da değerli işler yapıyor ve kortta adeta sınırı yokmuş gibi bir oyun sergiliyor. Asla şımarmıyor, kalabalığı kafasına takmıyor, kendi oyununu oynuyor. Başarıya giden yoldaki en önemli unsurlardan biri olan ‘servis’ gücünü de her geçen turnuvada geliştiriyor. Uzun boyu, atletik duruşu ve sakin oyun tarzı ile hemen hemen her rakibine ters geliyor.

WIMBLEDON SONRASI SİHİRLİ EL

Wimbledon sonrasında Medvedev’e sanki sihirli bir el değdi. ABD turnesi öncesinde 30-14’lük (%68) ‘ortalama’ bir performansla oynayan 1.98’lik ‘dev’ raket, katıldığı son 6 turnuvanın tamamında final oynayarak, inanılmaz bir seviyeye yükseldi. Bu tarz bir başarıya son 20 yılda BIG3 ve biraz da Murray’den görmeye alışkın olan bir taraftar kitlesine Medvedev’in kim olduğunu gösterdi. Yeri gelmişken sözkonusu 6 finalin açılımını da yapalım: Bir Grand Slam, 3 Masters1000, bir ATP500 ve bir de ATP250! Bir diğer ifadeyle bu 6 turnuvada oynadığı 32 maçta 29 galibiyet…

2019’da tam 9 kez final oynayarak, BIG3’e nazire yapan Rus oyuncu, son 3 masters turnuvasının tamamında final oynadı. Montreal ve ABD Açık finalinde Rafael Nadal’a kaybetti, ama özellikle ABD Açık’ta tarihe geçen epik finalde 2-0’dan 2-2’ye getirdiği oyun ve dayanıklılığı ile büyük alkış topladı. Son olarak Novak Djokovic ile Gael Monfils’in oynadığı 2009 Paris Masters finalinden sonra en genç finalistlerin bir araya geldiği Shanghai Masters’da Alexander Zverev’i oldukça rahat geçti. Hem de rakibi karşısında dört maç sonra ilk kez kazanarak… Alman oyuncu, sadece 73 dakika süren maçın bitiminde rakibinin hakkını vererek şu ifadeleri kullandı: “Daniil muhtemelen şu an dünyadaki en iyi oyuncu sensin ve inanılmaz işler yapıyorsun. Senin için her şeyin en iyisini dilerim.”

KENDİSİNDEN BEKLENTİ FAZLA

Medvedev’in omzundaki yük şimdi her zamankinden daha fazla. Kendisinden beklentiler oldukça büyük. İlk etapta turu daha uzun süreli domine etmesi bekleniyor. 2 masters turnuvası kazanarak önemli bir mesafe kat etti ama Grand Slam arenasında da şampiyonluklar yaşamaması için hiçbir sebep görünmüyor. Sanırım onun için 2020 Avustralya Açık’ın en büyük favorilerinden biri olduğunu söylemek kulağa çok normal geliyor. Bu yıl toprak zeminde de fena işler yapmadı açıkçası. Montreal’de yarı final, Barcelona’da final oynadı. Devamında Madrid, Roma ve Roland Garros’ta ‘sıfır’ çekse de potansiyeli ile her daim büyük tehdit olmayı başardı. Dinamizmi, en zor şartlarda rakip seçmeksizin mental gücü ile üstesinden geldiği maçlarla en az 10 yıllık döneme damga vuracak bir yetenek olduğu aşikar.

Son 5 yıldır BIG3 üyeleri arasında gidip gelen GOAT’lık tartışmalarını bir nebze olsun ikinci plana atmayı sağlayan Daniil Medvedev’e bakalım kim ya da kimler ‘dur’ diyebilecek? Her turnuvada biraz daha büyüyen Rus raketin sezon sonu finallerinde en iyi oyunculara karşı göstereceği performans, onun 2020 ve devamındaki kariyeri hakkında önemli bir veri tabanı sağlayacaktır. Kaldı ki Londra’daki finallere dünya 3 numarası sıfatıyla gideceği de neredeyse kesin görünüyor!

 

Tüm Yazıları
Serdar Sözkesen
full hd porno brazzers porno escort porno film
%d blogcu bunu beğendi: