maltepe escort
alanya escort
maltepe escort alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

İki farklı jenerasyonun savaşı: Nadal – Berrettini

kategorisinde, 05 Eyl 2019 - 21:18 tarihinde yayınlandı
İki farklı jenerasyonun savaşı: Nadal – Berrettini

Roger Federer ve Novak Djokovic’in elenmesinin ardından bu şansı kaçırmak istemeyen Rafael Nadal, 19’uncu Grand Slam aşkına, yarı finalde genç yıldız adayı Matteo Berrettini ile karşılaşacak.

 

İki farklı jenerasyonun savaşında tabii ki net favori Nadal! 1986 doğumlu Rafa ve kendisinden tam 10 yaş küçük olan Berrettini…

33 yaşındaki İspanyol raket, turnuva boyunca John Millman, Hyeon Chung, Marin Cilic ve Diego Schwartzman’ı mağlup etti. Kariyeri boyunca en iyi galibiyet yüzdesine sahip olduğu sert zeminlerden birinde, Amerika Açık’ta daha önce 3 kez şampiyon oldu. Dördüncüsü için de oldukça iştahlı olduğu muhakkak!

Rafa, 23 yaşındaki Berrettini ile ilk kez oynayacak. 23 yaş ve altındaki genç jenerasyona karşı hiç acıması olmayan Nadal’ın bu iddiasını ispatlayacağı birçok isim var: Alexander Zverev, Stefanos Tsitsipas, Felix-Auger Aliassime, Alex de Minaur ve Andrey Rublev…

Birçok genç yıldız aday ile oynadığı karşılaşmalardaki baskın oyunu ile çok zorlanmadan onları mağlup eden Rafael Nadal; Amerika Açık’a erken veda eden ezeli rakipleri Roger Federer ve Novak Djokovic’in yokluğunda şampiyonluğa ne kadar yaklaştığı da herkesin malumu. Bu yıl yine seviye olarak çok yükseklerde. 51 maçta tam 45 galibiyet!

Amerika Açık’ta oynadığı 4 karşılaşmada, Diego Schwartzman dışındaki tüm rakiplerine karşı ilk servislerinden %80 ve üzeri puan çıkarttı. Adeta ‘atom karınca’ olan Arjantinli, efsane rakibini bu alanda %70’de tutmayı başarsa da, kritik anlarda dik duramadı. Daha doğrusu Nadal, işini daha fazla ciddiye aldı!

Kariyerinde 18 Grand Slam kupası bulunan Nadal, buradan alacağı şampiyonlukla, bu sayıyı 19’a çıkartacak ve Federer’e ilk kez bu kadar çok yaklaşacak. Halihazırda 20 slam zaferi bulunan İsviçreli raketin tahtı da böylelikle 2020 yılı itibariyle bir ortağa da sahip olabilecek, hatta tahtın yeni bir sahibi de karşımıza çıkabilir. Buna zaten bir gün hazır olmamız gerekiyordu ve sanki o sene 2020 gibi görünüyor. İmkansızları normal bir şeymiş gibi bizlere gösteren ve bu konuda alışkanlık yapan BIG3’ün amansız yarışında, sıralamanın önümüzdeki seneden itibaren değişebilecek olmasına şimdiden hazır olun!

Amerika Açık’ta 4’üncü kez şampiyon olursa Djokovic ile arasında sadece 640 puan fark kalacak olan Nadal’ın sezonun geri kalanında koruması gereken puan da olmadığı için, sezonu 1 numarada bitirmemesi büyük sürpriz olacak gibi görünüyor.

Gelelim finale bir maç uzaklıkta olan Matteo Berrettini cephesine. Kendisini 2017 yılındaki İstanbul Challenger’de canlı izleme şansına sahip olmuştum. O gün finalde Malek Jaziri’ye kaybetse de kritik anlardaki tecrübesiz heyecanına mahkum olan Matteo ile maç sonunda kısa bir sohbet etmiştim. Kaybettiği için çok üzgündü ama içindeki o azim ve mağlubiyeti asla kabul etmeyen görüntüsü ve duruşu ile beni kendisine hayran bırakmıştı. O günden sonra onu takip listeme almış ve oynadığı turnuvalarda sürekli radarımda kalmıştı. Bir gün TOP20’ye gireceğine o zamandan inandığım İtalyan raketin yine de bir slam yarı finaline, hem de bu kadar kısa süre içinde çıkacağını beklemiyordum.

Eylül 2017, İstnbul Challenger TED Open

2 yıl içinde zirve basamaklarını koşar adım çıkan Berrettini’nin bu yıl 2, toplamda 3 ATP şampiyonluğu var. 2017 İstanbul Challanger sonrasında 127’nci basamaktaydı, şimdi ise an itibariyle 13 numarada. Bu düpedüz çok çalışmanın, özverili oynamanın ve hep daha fazlasını istemenin getirdiği başarıdan başka bir şey değil. Bu yıl toprak zeminde Budapeşte’de, çim zeminde Stuttgart’ta kupayı kucaklayan Berrettini’nin geçen sene yine toprak zeminde Gstaad’da şampiyonluğu var. Bu yıl Karen Khachanov’u (3 kez), Alexander Zverev’i, Nick Kyrgios’u ve Roberto Bautista-Agut’u mağlup ederek rüştünü fazlasıyla ispatladı.

Kariyerinde ilk kez sert zeminde bir finale, hem de Grand Slam gibi her oyuncunun hayalini kurduğu bir turnuvada yükselme şansı bulunan genç raketin, Fabio Fognini ve saman alevi gibi parlayıp, kabuğuna çekilen Marco Cecchinato’nun dışında bir oyuncu çıkartamayan İtalyanlara da büyük bir heyecan kattığı net. Nadal’ı yenerse 10, şampiyon olursa 7 numaraya çıkacak olması, belki de onu bu maçta imkansıza götüren yolda anahtar görevi görebilir.

Turnuvada Richard Gasquet, Jordan Thomspon, Alexei Popyrin, Andrey Rublev ve olağanüstü karşılaşmada Gael Monfils’i yendi. Son 19 maçta sadece 3 kez kaybetti. Bu yıl 34-15’lik göz alıcı performansı ile başarısının tesadüf olmadığını kanıtladı. İşini ciddiye alan, maç kazandıkça şımaran değil, sürekli gelişme gösteren önemli bir yıldız adayı…

Rafael Nadal gibi bu tarz maçları yüzlerce kez oynayan, güçlü fiziği, formda oyunu ve olağanüstü hırsıyla oynayacak bir raket karşısında işi oldukça zor. Hatta bana kalırsa imkansıza yakın. Maç içerisinde kalacağına eminim ama bu yetmeyecektir. Rafa’yı yenmesi için çok iyi servisin yanında, mental güç de gerekiyor. Bu gücün ise turda belki de en fazla olduğu kişi tartışmasız Nadal’dan başkası değil zaten.

Tüm Yazıları
Serdar Sözkesen
%d blogcu bunu beğendi: