maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

İşimiz zor ama imkansız değil!

, kategorisinde, 07 May 2019 - 09:42 tarihinde yayınlandı
İşimiz zor ama imkansız değil!

On ikinci kez kapılarını açacak olan İstanbul Cup’da yerli oyuncularımız bir kez daha dünyanın dört bir yanından gelecek rakipleri ile kıyasıya bir yarışa girecek. 2016’daki Çağla’nın başarısı artık çok zor ama yine de imkansız değil.

 

Daha dün gibiydi adeta… 2016’daki İstanbul Cup’da Çağla Büyükakçay yapılamaz deneni yapmış ve bir Türk tenisçisinin profesyonel seviyede bir turnuvada şampiyon olduğuna tanıklık etmiştik. Türk tenis tarihine altın harflerle giren bu başarı hikayesinin ardından maalesef ülke genelinde herhangi bir gelişme olmadı ve tenisimiz sürekli düşüşe geçti. Artık bu seviyedeki organizasyonlarda bırakın galibiyet almayı, turnuvalara dahi katılamaz olduk.

İstanbul Cup gibi tarihi olan bir turnuva, bu sene özellikle yabancı oyuncular için gayet olumlu bir hatıra bırakacak gibi. Zira, dünya sıralamasında ilk 70 sırada yer alan birçok oyuncu katılım listesinde yer alıyor. Neredeyse her sene büyük yıldızları, ülkedeki tenisseverlerle buluşturan (Svitolina, Venus, Wozniacki, Sharapova vb.) İstanbul Cup, bu yıl bu konuda biraz cimrilik yaptı. Ama bardağın iyi tarafından düşünürsek de, birçok gelecek vaad eden genç adayının turnuvaya akredite olması, organizasyonun cazibesini (bizce) arttırdı.

İlk 4 yıl boyunca turnuvada ana tablo galibiyeti alamayan Türk sporcularına 2009 yılında Pemra Özgen ‘dur’ demiş ve ilk kıvılcımı yakmıştı. Onu 2015 yılında İpek Soylu izlemiş ve 2016’da ise Çağla Büyükakçay, finalde Danka Kovinic’i üç sette mağlup ederek, Türk tenis tarihinin en büyük başarısına imza atmıştı. Çağla o yıl, kariyer derecesini görerek 60 numaraya kadar yükselmişti.

KATILIMCILAR BELİRSİZ

80 milyon nüfuslu bir ülkede Çağla’nın başarısı ile yetinmeyiz ve en azından bu başarıları tekrar ederiz diye düşünsekde, günden güne, haftadan haftaya, sonrasında ise aydan aya düşüş gösteren Türk tenisi, bir türlü dünya tenisi ile rekabet edebilir konuma gelemedi. Aksine sürekli güç kaybetti ve şimdilerde gerek erkeklerde, gerekse de kadınlarda ilk 200’de yer alan bir raketimiz kalmadı.

Bir çıkış arayan Türk tenisi için, özellikle ülkemizde düzenlenen iki uluslararası turnuvadan (Antalya Open) biri olan İstanbul Cup, sporcularımız için çok büyük bir şans. Bu yazı kaleme alındığı zamanlarda henüz İstanbul Cup yetkilileri, hangi Türk sporcuların turnuvada ana tabloda yer alacağını ve kimlere wild card verileceğini açıklamadığı için katılımcılar hakkında net bir bilgi ya da tahmin yapamıyoruz.

Yine de, İstanbul Cup’dan iki hafta önce başlayan ve ITF’in prestijli sayılabilecek turnuvalarından biri olan Lale Cup’a katılan Türk sporcuların çoğunun İstanbul Cup’da raket sallayacağını düşünüyoruz. Ana tablo ve elemeler dahil olmak üzere Pemra Özgen, Çağla Büyükakçay, İpek Soylu, Berfu Cengiz ve İpek Öz gibi ilk akla gelen isimler, büyük ihtimalle turnuvada yerlerini alacaktır.

Toprak zeminde düzenlenen ve 12 yıllık mazisi olan İstanbul Cup’da bugüne kadar 7 oyuncumuz raket sallarken, Çağla Büyükakçay, ilki 2005’te olmak üzere toplamda 9 kez turnuvaya katılma başarısı gösterdi. 29 yaşındaki oyuncu, bu sezon 25K turnuvaları olan Hong Kong’da yarı final, Canberra’da ise çeyrek final oynadı. 32 yaşındaki Pemra Özgen ise Portekiz’de (25K) çeyrek finale kadar ilerleyebildi. Bir diğer önemli sporcumuz olan ve aynı zamanda 2017’de burada çeyrek final oynayan Başak Eraydın sakatlığı sebebiyle turnuvayı kaçıracak. İstanbul Cup, diğer genç sporcularımız için ise güzel bir tecrübe olacak.

UMUT HER ZAMAN OLMALI

Küçük çaplı bir durum değerlendirmesi yaptığımızda herkes şapkayı önüne koyup, Türk tenisinin ne kadar kötü bir durumda olduğunu görüyor. Umarız bu İstanbul Cup, yerlerde süründüğümüz tenis seviyesini az da olsa yukarıya çıkartır ve gelecekte bizi sevindirecek gelişmeler öncesi ilk fitili ateşler. Umut her zaman olmalı; ama önce sporcularımızın bu seviyelerde mücadele edecek donanımı ve azmi göstermeleri de şart!

Belki final olmaz ama iki sporcumuzun dahi çeyrek final oynaması, şu kötü durumumuz için bir umut olacaktır. İlk galibiyet için 5 yıl beklediğimiz İstanbul Cup’da ilk zamanlar aldığımız mağlubiyetler adeta dayak hissi yaratıyordu. Son yıllarda rekabet edebilirlik düzeyimiz nispeten artsa da, ana tabloda yer alan sporcularımızın mutlaka galibiyetler alarak, bize gelecek adına ışık yakmaları gerekiyor.

2016’da Çağla Büyükakçay’ın şampiyonluğu bir milat oldu ama gerisi gelmedi. Umarız o sene, bu sene olur ve turnuva bitiminde bizim de anlatacağımız hikayelerimiz olur. Haydi kızlar, rastgele!

Tüm Yazıları
Muharrem Ataç
%d blogcu bunu beğendi: