maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

İstanbul Cup’ın son prensesi: Petra Martic!

kategorisinde, 02 Haz 2019 - 20:16 tarihinde yayınlandı
İstanbul Cup’ın son prensesi: Petra Martic!

TEB BNP Paribas İstanbul Cup, alışık olduğumuz şekilde boş tribünlere oynanırken, teklerde Hırvat raket Petra Martic, kariyerinin ilk WTA şampiyonluğunu yaşadı.

 

Önceki yıllara oranda büyük kan kaybeden ve yeterli tanıtımın yapılmadığı bir İstanbul Cup’ı geride bıraktık… Belki son yıllarda alışık olduğumuz şekilde bir dünya yıldızı, ülkemiz sınırlarına giriş yapmadı; ama turdaki aynı seviyedeki birçok turnuvaya, katılımcıları anlamında fark atan bu köklü organizasyonda yine sınıfta kaldık.

Sporcularımızın oldukça kötü olan performanslarını mı masaya yatırsak, yoksa 12’ncisi düzenlendiği halde, “Acaba bu sene son kez mi start aldı?” düşüncelerinin ilk defa bu kadar güçlü çıkmasına sebep olan organizatörleri mi suçlasak bilemedim.

TEB BNP Paribas İstanbul Cup ile aynı tarihte başlayan Porsche Grand Prix’in olduğu bir zamanda, gelen isimler asla kötü değildi. Her sene biraz daha geriye giden İstanbul Cup’da bu yıl TOP20’den bir isim olmasa da; hem tecrübeli, hem de gelecek vaad eden önemli isimler bir bir yerlerini aldı. Navarro’dan Strycova’ya, Kuznetsova’dan Yastremska’ya, Buzarnescu’dan Vondrousova, Tomljanovic, Sakkari ve Mladenovic’e kadar geniş oyuncu portföyü, aslında bize keyifli bir turnuva vaad ediyordu.

SERİ BAŞLARI ERKEN ELENDİ

FED CUP maçlarından ayağının tozu ile gelen turnuva 1 numarası Carla Suarez Navarro daha ilk turda İstanbul’a veda ederken, 2 numara Mihaela Buzarnescu da ikinci turda kayıplara karıştı. WTA’de bu yıl her turnuvada görmeye alıştığımız farklı bir şampiyon, belli ki burada da tecelli edecekti. Çünkü İstanbul’a gelip de 2019’da şampiyonluk yaşayan tek raket Dayana Yastremska idi ve o da ilk turda Kristina Mladenovic’e elendi. Çeyrek finale geldiğimizde seri başı tek isim Hırvat Petra Martic kalmıştı.

6 numara Martic için her şey yolunda gidiyordu. Yeni koçu Sascha Bajin ile gözle görülür bir çıkış yakalayan Mladenovic karşısında çeyrek finalde ölüp ölüp dirilen 28 yaşındaki Martic, performansı ile beğeni topladı. Yarı finalde Margarita Gasparyan karşısında ilk seti 6-1 ile kazanan Martic, rakibinin ikinci setin başında yaşadığı sakatlık sebebi ile çekilmesinin ardından finale yükseldi.

Turnuvanın gizli favorilerinden olan ve aynı zamanda yaşı ve potansiyeli düşünüldüğünde gelecekte önemli başarılar yakalaması öngörülen Marketa Vondrousova, finalde filenin diğer tarafındaydı. Ajla Tomljanovic, Svetlana Kuznetsova ve son olarak yarı finalde vatandaşı Barbora Strycova gibi önemli isimleri bir bir elemişti. Şampiyonluk tam anlamıyla aslanın ağzındaydı.

MARTIC – VONDROUSOVA FİNALİ

Diğer maçlara nazaran tribünler biraz daha dolsa da, kabaca 2 bin kişi ya vardı ya da yoktu. İkili dördüncü kez karşılaşıyorlar ve daha önceki maçların tamamını Martic kazanmıştı. Açılış setine fırtına gibi başlayan Vondrousova, rakibini bölgesine hapsetmiş, attığı kısa toplarla Martic’in adeta aklını almıştı. ‘Bagel’in kıyısından dönen Hırvat raket karşısında Marketa ilk seti 30 dakikada 6-1 ile kazandı.

Tribündekiler ve ekran karşısındakiler bu dakikadan sonra Martic’in geri dönmesini pek beklemiyordu. Ama bu bir WTA maçıydı ve her an her şey olabilirdi. İlk 3 oyunda da servis kırıldı ve bir tane fazla servis kıran Martic, sonunda istediğini aldı. Elde ettiği avantajı korursa, ilk şampiyonluğu için umutlanabilirdi. Hem seyirci de onun tarafındaydı. Kıran kırana puanlar alınıyor, bir final maçına göre bir hayli düşük olan seyircinin aldığı keyif, sürekli alkış sesleri ile kendini belli ediyordu.

Setin sonunda 5-4 öndeyken Martic, öyle bir kritik eşiği geçti ki, onuncu oyunda adeta kupanın bir ucundan tuttu. Set için servise geçen Hırvat oyuncu karşısında 19 yaşındaki Vondrousova 0-40’ı yakaladı ve seti tie-break’e götürüp, oradan maçı kazanacak noktaya gelme anlamında büyük bir avantaj yakaladı. Bu bölümde seyirci de devreye girdi ve Martic olağanüstü bir oyun oynadı. Üst üste 5 puanı kazanan Petra, seti 6-4 ile hanesine yazdırdı ve maçı final setine taşıdı.

MARTIC’İN RÜYASI MUTLU BİTTİ

Setin sonunda değerlendiremediği 3 servis kırma puanından sonra, biraz da yaşının verdiği tecrübe eksikliği sebebiyle Vondrousova iyice oyundan düştü. Rüzgarı arkasına alan Martic, kortta öyle seri hareket ediyordu ki, kimselere benzemeyen ‘outfit’i ve düzgün fiziği ile her puanın hakkını veriyordu. Şampiyonluğu rakibinden daha çok isteyen Martic, 6-1 ile fazlasıyla rahat kazandığı son set ile beraber İstanbul’un son prensesi oldu.

Yeniden ilk 40’a giren Petra Martic maçtan sonra şunları söyledi: “Kariyerimin en güzel gününü yaşadım. Gerçekten inanılmaz bir hafta oldu. Bugün maçı çevirebildiğime inanmıyordum. İlk setten sonra kendimi umutsuz hissettim. Çok mutluyum, kariyerimin bundan sonrası için bu turnuva bana büyük güven verecek.”

Mikrofonlara, “Kendi evimde oynamış gibi hissettim” diyecek kadar seyirciyi ön plana çıkartan bir açıklama yapan Petra Martic, İstanbul’da ilk şampiyonluğunu yaşayan üçüncü tenisçi olarak tarihe geçti. Daha önce 2009’da Vera Dushevina ve 2016’da Çağla Büyükakçay bu şerefe nail olmuştu.

Martic kort içinde oldukça hareketli bir isimdi ve onu ilk kez canlı izleyebilmenin keyfinin yanında, (üst tribünden takip ettiğim için daha net gördüm) sürekli yukarıda birine bakarcasına duraksayıp servis atması, en çok hoşuma giden karelerden biri olarak kaldı. İyi ki yolun İstanbul’dan geçti Martic. Tebrikler şampiyon!

TURNUVA UZUN YILLAR DEVAM ETMELİ

Bir İstanbul Cup daha biterken, yine sporcularımız açısından hatırlamak istemeyeceğimiz bir performansla sınıfta kaldık. Böylesine uluslararası bir turnuvaya yeteri kadar değeri göstermeyen, basını küstüren, sıfır bütçe ile bu işe kalkışan organizatörleri de kara listeye çoktan aldık.

Umarız TEB BNP Paribas İstanbul Cup daha uzun yıllar takvimde yer alır. Malum ATP seviyesinde İstanbul Open’ı geçen sene kaybettik. Antalya Open’ı ise bu yıl son kez düzenleyeceğiz. Bu ülke, tenisi seviyor; ama bunun farkında olmayan ve bu doğrultuda bütçe, planlama yapmayan kişi ve kurumlar yüzünden yine ikinci dünya ülkesi muamelesi görüyoruz. Lütfen topyekün tenise ve bu köklü organizasyona yeterli desteği sağlayalım.

*: Bu yazı, Kort Dergi 21’inci sayısında yayımlanmıştır.

Kort Dergi 21’inci sayısı çıktı!

Tüm Yazıları
Serdar Sözkesen
%d blogcu bunu beğendi: