Reklam
Reklam

Maskelerin Gölgesinde Tenis

Salgın, herkes gibi tenisçilerin de hayatını fazlasıyla değiştirdi. Bu krizden kârlı çıkmak için alışkanlıklarımızı revize ederek, farklı deneyimlerle hayatımızı süslememiz şart!

Maskelerin Gölgesinde Tenis
19 Şubat 2021 - 20:45

Tüm dünyayı etkileyen korona salgını hayatımızı, alışkanlıklarımızı değiştirdi ve tenisimizi de etkiledi. Yüksek oranda bulaşıcılık ve ölümlere sebep olması hepimizi en güvenli bölge olan evlerimize kilitledi. Hiç beklemediğimiz anda yaptığımız planlar altüst oldu. Önce turnuvalar iptal edildi sonra spor salonları ve kulüpler kapatıldı. Etkinlikler, sosyal alanlar sınırlandı ve maske zorunlu oldu. Tenis oynayamayanlar yeni çözümler bularak; yürüyüş, koşu, dans, bisiklet, pilates ve yoga ile tanıştı.

HAYATIMIZ TAMAMEN DEĞİŞTİ


Kulüp içinde bazı değişikler yapılarak kapalı alanların kullanımı sınırlandırıldı. Kapalı kortlar, giyinme salonları, açık alanlar yeniden düzenlendi, grup dersleri iptal edildi. Restoran ve kafeler kapatıldı. Tenis en güvenli spor gibi görünse de maç sonrası birbirimizi kutlayamaz, maç kritiği yapamaz, bir yorgunluk çayı içemez olduk. Tenis öyle güzel bir alışkanlık ki sadece spor değil aynı zamanda dostluk, eğlence, gezme, görme, yeme, içme, moda demekmiş meğer bizim için, yasaklardan sonra çok daha iyi anladık.

NELER YAPMALIYIZ?

Önem verdiğimiz birçok alışkanlığımızı değiştirmek zorunda kaldık. Ancak bu zor günleri avantaja dönüştürmek mümkün diye düşünüyorum. Her tenisçinin bir B planı olmalı… Teniste eksik yönlerimizi bulup düzeltmek için bir fırsat oldu. Teniste tekniğimizi, geliştirmeyi düşündüğümüz zayıf yönlerimizi gözden geçirerek hedefe yönelik çalışmalar ile 'korona'ya meydan okumalıyız. Turnuva takip eden oyuncular ise ailesi ile birlikte zaman geçirerek daha sakin ve huzurlu zaman geçirerek güç toplamalı, yorgun vücutlarını dinlendirerek sezona daha güçlü başlamalıdır.



Kışa girdiğimiz bu günlerde en uzun geceleri yaşayarak karanlık sabahlara uyanıyoruz. Bu durumda antrenman saatleri tekrar düzenlenerek güneşten yeterli derecede faydalanmayı sağlamalıyız. Tenis antrenmanlarının sınırlanması güneş enerjisinden almamız gereken D vitamini ihtiyacını da arttırdı. Kapalı kortlarda tenis oynayanlar için D vitamini mutlaka dışardan alınmalıdır.

Pandemi döneminde de kulüp kafesi kapalı olma ihtimaline karşı bazı temel besin ögeleri de yanımızda olmalıdır. Beslenme planında D vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengin besinler yoğurt, kefir, peynir, balık mantar tüketilebilir. Güneş renginde besinler ayva, portakal, mandalina, muz, limon gibi güneşin azaldığı kış günlerinde mutlaka tüketilmelidir. Antrenmandan en az iki ya da üç saat önce tenisçi yemeğini yemelidir. Tenisçi her türlü değişikliğe hazır olmalı, antrenman saatinden önce korta gelmeli ve hazır beklemelidir.

FARKLI DENEYİMLERE YELKEN AÇIN!

Pandemi döneminde bilgisayar başında geçen sürenin artması ve havaların da soğuması ile birlikte açma germe egzersizlerine önem verilmeli. Antrenmandan önce ısınma, antrenmandan sonra soğuma ihmal edilmemelidir. Tenise en uygun ikinci bir spor olarak koşu, pilates ya da yoga eklenmelidir. Açma germe egzersizleri yoga duruşları ile tamamlanması performansınızı artıracaktır. Yoga da duruşta kalmak önemli, her duruş vücudun önemli bir kısmını esnetir, teniste çalışmayan bölgeleri çalıştırarak sakatlıkları önler.

Tenis oyuncularının kişilik yapısı oyunlarına da yansır. Sakin yapılı insanlar rallide daha fazla kalırken önemli puanları da doğru oynarlar. Saldırgan yapıda olanlar daha çabuk puana gitmek isterken hata oranı da artar. Teniste hırs olmazsa olmaz ve daha iyi vuruş için gereklidir. Bu durum egoyu yükseltse de yoga, pilates, koşu ve bisiklet alçak gönüllüğü teşvik ederek vücuda esneklik ve dengenin yanı sıra tenisinize de katkı sağlar.



Meditasyon ise nefese odaklanarak anda kalmayı; topa, puana, maça odaklanmayı sağlar, farkındalığı arttırır, dengeyi geliştirir. Maçta oynanan puan dışında hiçbir şeyin önemi olmadığını öğretir. Ayrıca doğru nefes tekniği ile topa vuruşta nefes vermek performansınızı arttıracaktır.
Korona salgını sadece antrenman ve maç programlarının bozulmasına neden olmakla kalmamış, aynı zamanda hastalığa yakalanmayan sporcular da turnuvaların iptali ile hastalıktan etkilendi. Neyse ki mesafeli bir spor olmasından dolayı tenisçiler bu durumdan en az etkilendi.

Pandemi sürecinde oynanan maçlar birer “biyolojik bomba” olarak adlandırılmış ve virüsün yayılımında önemli rol oynamıştır. Turnuvaların seyircisiz oynanması ise oyuncuların motivasyonunu düşürdüğü gibi televizyon başında puan aralarında seyircileri görememek maç seyretme keyfimizi azalttı.

Pandemi döneminde dikkat edilmesi gereken kurallar:

Her antrenmandan sonra mutlaka duş alınmalı
Ortak kullanılan alan temizlenmeli
El ve yüz temizliğine dikkat edilmeli
Giriş ve çıkışta eller dezenfekte edilmeli
Meyve sebze bol tüketmeli, sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli
Meyveler yıkanmadan yenmemeli
Oyuncular ile mesafeli olunmalı, mecbur kalmadıkça kort değişimi yapılmamalı
Double yerine single oyun tercih edilmelidir
Tenis çantasında su, muz, elma, mandalina, kuruyemiş ve dezenfektan bulundurulmalı
Herkese sağlıklı tenis dolu günler dileğiyle…

*: Bu makale ilk olarak, Kort Dergi'nin 31'inci sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi uygulamaları üzerinden indirebilirsiniz...