Reklam
Reklam

Melis Sezer: "Yapamaz diyenlere parkurlarda cevap verdim!"

4 aylık Survivor macerasından sonra Türkiye'ye geri dönen milli tenisçimiz Melis Sezer, Kort Dergisi'nden Serdar Sözkesen'e konuştu...

Melis Sezer: "Yapamaz diyenlere parkurlarda cevap verdim!"
21 Mayıs 2021 - 12:15

2021 Ocak ayının ilk haftasıydı ve 27 yaşındaki milli tenisçimiz Melis Sezer ile bir yolunu bulup, Dominik seyahatinden bir gün önce kendisine ulaşıp sohbet etmiştim.

Duygularını, düşüncelerini ve hedeflerini almış, haberini de yine buradan paylaşmıştık. 'Hemen gelir, başaramaz' gibi içi boş söylemlere inat 4 ay boyunca karakterinden ödün vermeden başarılı bir şekilde Dominik'te açlık ve aile özlemi ile mücadele eden Melis Sezer ile İstanbul'da  tekrar bir araya geldim.


İşte Survivor Melis Sezer'in ağzından Dominik macerası ve daha fazlası...

ADA YAŞANTISI VE 'AÇLIK'

"Ada hayatı açıkçası göründüğünden daha zor. Ben doğayı çok sevdiğim halde hayatımda sadece 1 kez kamp yaptım ve orada çadırda bile kalmakta çok zorlanmışken açık havada korumasız, hiçbir şeysiz uyumak benim için çok zordu.

Ayrıca bir anda hiç tanımadığınız 10 kişiyle bir arada yaşamaya çalışıyorsunuz. Kimse kimseyi tanımıyor. Hem takım olarak oyunlarda hem de ada hayatında uyum sağlamanız gerekiyor. İnsanları biraz tanıyana kadar da çok zorlanmıştım. Ada hayatında en çok hoşuma giden şey, denizi ve yeşili sevdiğim için ikisinin de bana verdigi huzurdu. Genellikle kaoslardan ve kavgalardan uzak durmaya çalışıyordum. 

Barakada kalmak ve yaşamak çok zordu. Böcekler, fareler ve yengeçlerle beraber uyumak oldukça korkutucuydu. Açlık, enerjimizi gerçekten dibe vurduyordu. Bazen konuşmaya bile halim olmadığı zamanları hatırlıyorum. Genellikle sakin kalmaya çalışarak kendi yöntemlerimle bunun üstesinden geliyordum. Oyunlar sırasında zaten adrenalinle birlikte enerjimiz yerine geliyordu.



Açlıkla birlikte performans sergilemek işimizi çok zorlaştırıyordu. Bunun yanında sevdiklerimizden uzak ve hiç haber alamamanın üzüntüsü vardı. Dünyadan bi haber yaşamak, bazı yerlerde beni çokca endişelendiriyordu. 

İlk oyundan itibaren kendimi parkurlarda iyi hissettim ve finallere kadar gidebileceğime inandim. Bence performansımla ve ada yaşantısına sağladığım uyumla, 'yapamaz' diyenleri haksız çıkartabildim. Ayrıldığımda çok üzgündüm. 



İlk kez potaya girmek en tehlikeli durumdu ve ben bunun dezavantajını yaşadım. İnsanların bazen, 'başarılı olan bir kişi nasılsa potaya girmez' düşüncesiyle sms atmadıklarını da düşünüyorum. 

Adadayken gitmesine en fazla üzüldüğüm kişi Gonca oldu. Bence Poyraz, İsmail ve Batuhan şampiyonluğun en güçlü adayları.



TENİS KARİYERİ

Daha önce sanırım en fazla 3 ay tenisten uzak kalmıştım. Dolayısıyla ilk kez bu kadar uzak kaldım. Ama tamamen fiziksel aktivitelerden kopma yaşamadığım için dönüşüm kolay olacaktır diye düşünüyorum. Önümüzdeki bir ay içerisinde bir aksilik olmazsa tenis oynamaya başlayacağım.

Tenis kariyerimde revize ettiğim marjinal bir karar henüz yok. Zaten profesyonel bir şekilde çalışmalarıma devam ediyordum. İmkânım olduğu sürece tenisime katkı sağlaması için her şeyi yapmaya devam edeceğim.

"DOMİNİK'TE NEYSEM O'YUM"

Ben neysem o oldum. Genelde de kaostan uzak olmaya çalışan biriyim ve olaylara zıt gitmek yerine daha ılımlı olmayı tercih ediyorum. Tenis kariyerimde olduğu gibi performans odaklı olduğum için, beni yoran tartışma ve polemiklerden uzak durmaya çalıştım.

Büyük spor markalarında indirimler başladı... https://www.athleticzone.com.tr/


Öncelikle gerçekten adadaki yaşantıda, parkurlarda daha cesur oluyorsunuz, çünkü bazı şeyleri yapmaya mecbursunuz ve seçeneğiniz yok. Bence insan her şeye adapte olabilecek kadar güçlü. Sadece içindekini çıkarmayı bilmesi gerekiyor. Tüm zorluklar beni psikolojik ve mental açıdan güçlendirdi. Yarışmanın tenis hayatıma nasıl katkı sağlayacağını da hep birlikte ileride görebiliriz.

Karakterimde değişiklik olduğunu düşünmüyorum. Birçok şeyin yokluğunda ve zorluğunda hayatın bazı değerlerini daha iyi anladım. Yarışmada iyi bir iz bıraktığımı düşünüyorum. 



"ÖZLEMİMİ DİNDİRDİM"

Çok özlediğim için şimdi en çok ailem ve yakın çevremle vakit geçirmeye çalışıyorum ve tekrar normal hayata adapte olmaya çalışıyorum. Tenise yakın zamanda hemen başlayacağım.

İstedigim zaman istediğim yere gidip, sevdiğim şeyleri yapmayı özledim ve şimdi bunları yapıyorum. Survivor'da açıkçası 'keşke yapmasaydım' diyebileceğim herhangi bir pişmanlığım da yok. 

İyi bir sosyal medya kullanıcısı değildim. Şimdi istekler üzerine çok daha aktif kullanmaya başladım. Henüz hayatın neler getireceğini bilemiyorum. Şimdilik, bildiğim yerden devam edeceğim."

FOTOĞRAFLAR: Çağatay Kervan

 
Serdar Sözkesen'in diğer yazıları...