maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

Nadal neden sakatlanıyor? Federer neden sakatlanmıyor?

, kategorisinde, 06 May 2019 - 23:15 tarihinde yayınlandı
Nadal neden sakatlanıyor? Federer neden sakatlanmıyor?

Tenis tarihinin iki büyük oyuncusu Roger Federer ile Rafael Nadal’ı birbirinden keskin bir çizgi ile ayıran ‘sakatlık’ konusunu ortopedist Prof Dr. Uğur Haklar ayrıntıları ile kaleme aldı.

 

Sağlıklı bir Nadal’ın içindeki tenis tutkusu ile elinden geldiğince en fazla sayıda turnuvaya katıldığını biliyoruz. Kariyeri boyunca dizlerinden, dirseklerinden, omuzundan, ayaklarından, uyluklarından kısacası çoğu yerinden sakatlıklar yaşadı. Bu zamana kadar 8 tane Grand Slam’e yaşadığı sakatlıklar sebebiyle katılamayan Rafa, 2005 yılı ile beraber tenis tarihine oldukça hızlı bir giriş yaptı. Roger Federer gibi bir efsanenin karşısına dikilen genç yıldız adayı, büyük galibiyet yüzdesi ile tura damga vururken, oyun stili ve doğuştan gelen vücut özellikleri sebebiyle sıklıkla sakatlıklara maruz kaldı.

Sene 2019 ve Nadal hala sakatlıklarla boğuşmaya devam ediyor. Son olarak Indian Wells çeyrek finalinin sonlarında sağ dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle yarı finalde Federer karşısına çıkamayan İspanyol oyuncu, Miami’den de tedbir amaçlı çekilmişti.

Oysa Federer ise 2016’nın başında yaşadığı ufak sakatlıkların artması sebebiyle yılın ikinci yarısının tamamında kariyerine ara vermek zorunda kalmıştı. 6 aylık iyileşme sürecinden sonra kortlara bomba bir giriş yapmış ve 1 yılda 3 Grand Slam kazanmayı başarmıştı.

Peki neden böyle oluyor? Nadal sakatlıklar yaşıyor da Federer pek yaşamıyor. Toprak kortta yetişmiş eski bir tenisçi ve ortopedist gözüyle yorumlamak istiyorum. Önce farklarını göz önünde bulundurursak:

Nadal toprak kort oyuncusu, Federer ise sert kort oyuncusu

Önce iki tenisçinin yetiştikleri kortlara dönelim… Nadal toprak kort oyuncusu. Bildiğimiz gibi toprakta tenisçilerin ayakları daha fazla kayar. İyi pozisyon almaları için kontrollü kaymaları ve yeri yakalamaları gerekir. Bu nedenle ayaklarını tam olarak korta basarlar, ayak tabanları genellikle korta tam temas eder. Buna rağmen toprak kortta kayabilirler ve dönebilirler. Nadal’ın oyun tarzına bakarsanız, anlattıklarımı rahatça gözlersiniz.

Oysa sert kort, sertliğinin yanı sıra kaymayan bir zemindir. Bu nedenle sert kort oyuncuları daha parmak ucunda kalırlar ki dönebilsinler. Toprak kort oyuncuları kayarak topa vurup dururken, sert kort oyuncuları topa vurduktan sonra bir adım atarak dururlar. Toprak kort oyuncularının tersine topuklarını zemine değdirmezler. Federer’i gözünüzün önüne getirirseniz demek istediklerimi daha iyi canlandırırsınız.

Bence Nadal’ın sorunu bu detaylarda başlıyor. Toprak kort alışkanlıklarını sert kortta devam ettiriyor. Topraktaki gibi yere sağlam basma çabası, sert kortta başarı ile durmasını sağlarken, özellikle dizin yanında kalça ve ayak bileği eklemlerine çok yük geliyor. Söz konusu yükler, eklemlere özellikle dönüşlerde ve ani duruşlarda geliyor. Bu gelen yükler de kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları bozabiliyor.

Konu açılmışken diz üzerine çalışan bir ortopedist olarak bana sorsanız ‘’toprak kort mu, sert kort mu?’’ diye, tartışmasız toprak kort derim. Ama toprak kort stili ile sert kortta tenis oynamayın.

Nadal yüksek (4.900) RPM (Rotation Per Minute: topun dakikada dönme sayısı) ile oynarken Federer daha düşük (2.900) RPM ile oynuyor

Bir diğer konu yine yetiştikleri kortlara bağlı olarak RPM sorunu. RPM’i yüksek toplar toprak kortta avantaj sağladığı için Nadal, yüksek RPM ile oynamak isteği içerisinde. Vuruş tekniği Nadal’a iki kez avantaj getiriyor. Bunlardan biri, topları havada asılı kalıyor ve yere değdikten sonra çok yükseliyor. Ayakları hızlı ve erken pozisyon alabilen oyuncular havada asılı kalan topları yükselirken yakalayıp, yüksekte vurarak Nadal’ı zor durumda bırakabiliyorlar ve Nadal ise bacaklarını daha çok kullanıyor ve zorluyor. Yüksek RPM’in Nadal için diğer dezavantajı ise omuzunu, dirseğini ve bileğini zorlaması.

Daha flat ve daha düşük RPM ile oynayan Federer ise rakibe havada asılan ve yükselen top avantajını vermemesinin yanı sıra omuzunu, dirseğini ve bileğini fazla zorlamıyor.

 

Topa vururken Nadal daha çok kolunu, Federer ise kolu ile beraber vücudunu da kullanıyor

Nadal’ın vuruşları daha ‘open stance’ konumunda.  Bu vuruş stili, RPM’i yükseltirken vücut kola yardım edemiyor. Oysa Federer vücudu ile koluna yardım ediyor, bir başka deyiş ile tüm vücudu ile topa vuruyor.

Nadal’a göre Federer, daha iyi raket okuyor

Yine bir başka gözlemim ise Federer, Nadal’a göre daha iyi raket okuyor. Daha belirgin bir ifade ile, rakibinin topu hangi tarafa vuracağını daha iyi tahmin ediyor ve daha erken pozisyon alıyor. Bu da kendisini daha az zorlamasına neden oluyor. Bunu rakibini çok iyi seyrederek ve daha önemlisi tecrübesi ile yapıyor.

Nadal daha güce dayalı, Federer ise daha tekniğe dayalı oynuyor. Nadal maksimum güç ile maksimum sonuç elde ederken, Federer minimum güç ile maksimum sonuç elde ediyor. Bir başka deyişle Federer daha pratik oynayarak kendini daha az zorluyor. Nadal, belki sadece toprak kortta oynasaydı pek sakatlanmayacak ve daha da başarılı olacaktı.

*: Bu yazı, Kort Dergi, 20’nci sayısında yayımlanmıştır.

Kort Dergi, 20’nci sayısının içeriğine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

Kort Dergi 20. sayısı çıktı!

Tüm Yazıları
Avatar
%d blogcu bunu beğendi: