maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

O bir Benjamin Button: Roger Federer

, kategorisinde, 07 May 2019 - 10:02 tarihinde yayınlandı
O bir Benjamin Button: Roger Federer

Ekselansları, ilerlemiş yaşına rağmen turda kazanmaya, koleksiyonuna yeni kupalar eklemeye devam ediyor. Hem de büyük bir iştahla ve estetikliğinden hiçbir şey kaybetmeden…

 

2016 yılının ikinci yarısında yaşadığı sakatlık sonrası 6 ay gibi, kariyerinde eşi olmayan bir şekilde tura ara veren Roger Federer, 2017 yılında adeta resital sunmuş ve kazandığı 7 şampiyonlukla tura büyük damga vurmuştu. Bu geri dönüş, kimsenin beklemediği derecede tenis severlerde etki bırakmış ve Benjamin Button’ın tenis kortlarına indiği şüphesi akıllara kazınmıştı. 2018’in ilk yarısının sonuna kadar muazzam performansını sürdürerek 1 numaralı koltuğu da bir süre devralan Federer’in, Halle ve sonrasında üst üste aldığı mağlubiyetlerle motivasyonu da bir anda düşmüştü.

38’ine merdiven dayayarak başladığı 2019’un ilk turnuvasında Avustralya Açık’ta kendisinden 17 yaş küçük Stefanos Tsitsipas’a kaybetmişti. Beraberinde de “Artık her zamankinden daha fazla zorlanıyor, belki de son senesi” diye yorumlar yapılmaya başlamıştı. Avustralya Açık’tan sonra dinlenip, kendini yenileyen Federer, bir ay sonrasında Dubai’de görücüye çıktı. ‘İkinci evim’ diyebilecek kadar çok sevdiği Dubai’de finalde Tsitsipas’ı oldukça rahat geçti ve rövanşı aldı. Sekizinci kez eline aldığı ‘gemi’, aynı zamanda kayıtlara 100’üncü tekler şampiyonluğu olarak geçti!

‘KRİTİK EŞİK’ GEÇİLDİ: 100’ÜNCÜ KUPA GELDİ!

100 mü? Evet 100… Jimmy Connors’un 109 tekler zaferine iyice yaklaşmış ve kritik eşiği geçmişti artık Federer. Sıra, ABD’de üst üste düzenlenen Indian Wells ve Miami’ye gelmişti. Bir yandan Tsitsipas, Coric, Medvedev, Khachanov gibi NextGen jenerasyonu ‘sağlam’ gelirken, diğer yandan da Avustralya Açık şampiyonluğu sonrası ilk turnuvasında yine favori olan Novak Djokovic ve buraya formda gelen bir Nadal vardı. 2017’de ‘Sunshine Double’ yaparak bu iki masters turnuvasını da kazanan Federer, yine aynısını yapabilir miydi? Söylemesi kolay ama gerçeğe dönüştürmesi oldukça zor bir eylemdi bu.

Her şey yolunda gitti ve Federer, Wawrinka ve Edmund gibi önemli isimleri eleyip, yarı finalde Nadal ile tenis tarihinin en özel randevusuna çıkmaya hazırlanırken, İspanyol yıldız çeyrek final maçının sonlarında (Medvedev) yaşadığı talihsiz sakatlığın geçmemesi sebebiyle maça çıkamadı. ‘Bir çuval incir berbat olmuştu’ olmasına ama Federer, bu defa da finalde Dominic Thiem’e kaybederek, hayal kırıklığı zincirine bir halka daha taktı.

Yolundan dönmeyen Ekselansları, 6 günlük dinlenmenin ardından Miami Açık’ta tekrar kortlara geri döndü. Dördüncü turdan itibaren sert rakipleri karşısına alan İsviçreli efsane; Medvedev, Anderson ve Shapovalov’u mükemmel oynayarak yendi ve bir kez daha finale kaldı. Bu, onun üst üste üçüncü turnuvada final oynaması anlamına geliyordu. Evet, bu bir şaka değildi. Tüm bunları 38’ine sadece aylar kalmışken yapıyor, korttaki enerjisi tükenmiyor ve birçok jeneriklik puanlar alarak, kendisini izlemeye gelen on binleri mest ediyordu.

MIAMI’DE ‘DEV’ RAKİP: JOHN ISNER

Bu defa finaldeki rakibi, geçen senenin şampiyonu ‘dev’ raket, bir tie-break ustası John Isner’dı. Bu maça gelene kadar oynadığı 5 maçta set dahi kaybetmemiş ve oynadığı 10 setin 9’unu tie-break ile kazanmış bir Isner. Otoritelerce maçın favorisi Federer olsa da, özellikle ABD’li raketin servislerine çok dikkat etmesi ve maçı mümkün olduğunca kısa sürede bitirmesi gerektiği vurgulanıyordu. Çünkü uzayan maçlarda (Tsitsipas, Thiem) onun gücünün azaldığı ve yorulmasıyla beraber maçı kaybetme şansının da iyice arttığı dillendiriliyordu.

Tüm bunlara karşı dersini çok iyi çalışıp, önlemini alan Federer, sadece 63 dakikada 6-1, 6-4 ile beklenilenin çok ötesinde rahatça maçı kazandı ve Miami Açık’ta 4’üncü, Masters’larda 28, toplamda ise 101’inci tekler şampiyonluğunu kucakladı. Belki ‘Sunshine Double’ yapamadı ama birinde final, diğerinde şampiyon olarak noktayı koydu. Bu yaşta böylesine yüksek tempolarda rekabet etmesi ve bu spora olan tutkusundan hiçbir şey kaybetmeyen Roger Federer…

Miami Açık tarihinin yaş ortalaması en yüksek finalinde John Isner (33), ikinci setin sonlarında sol ayağından sakatlık geçirdi ve özellikle son 2 oyunu zorla oynadı. Maçtan çekilmeyerek son ana kadar profesyonelliği gereği, rakibine ve seyircilere saygıda kusur etmeyen 2,08’lik ‘dev’ raket, maç sonrasında da Federer’i onore eden şu cümleleri sarf etti: “Roger, bugün tamamen çok iyiydin. Tüm turnuvada çok iyiydin. Bütün kariyerin boyunca çok iyiydin. Yaptıkların gerçekten inanılmaz.”

BENJAMIN BUTTON ARAMIZDA!

Miami Açık’a 1999 yılında wild card ile katılan Federer, 2002’de tenis efsanesi Andre Agassi’yi devirerek ilk masters zaferini elde etmişti. Tam 17 yıl sonra 2019’da bir kez daha burada şampiyon olan Fedex, bu sezon 18-2’lik inanılmaz istatistiği ile de muhteşem performansını devam ettiriyor. İlk 3 ay itibariyle turda ondan fazla galibiyet alan (Tsitsipas, Medvedev, 17) başka bir raket de yok.

35 yaşından sonra 3 Grand Slam kazanan, katıldığı 11 ATP1000 turnuvanın 8’inde final oynayan bir tenisçi için pekala ‘bu sporun Benjamin Button’ı diyebiliriz. Belki bu daha bir başlangıç ve onu 40 yaşına kadar kortlarda görebiliriz. 109 şampiyonluğu bulunan Connors’ın rekorunda çok da gözü yok. Olsaydı, ATP250 turnuvalarında bol bol oynardı. Ki, 3 yıl önce Brisbane’i, geçen sene de Stuttgart’ı (son kez oynarak) takviminden çıkarmıştı.

Bu yıl en çok puan toplayan raket olan Federer, aynı zamanda Miami’de Agassi’yi geçerek en fazla maç oynayan (70) isim olurken, Agassi’yi bir de TOP100’de en uzun süre kalma rekorunda geride bıraktı. 8 Nisan itibariyle TOP100’deki 1020’nci haftasına giren Federer, ABD’li efsane oyuncuyu (1019) geçerek, bu kategoride liderliği devraldı.

Önümüz toprak sezonu ve 3 yıl aradan sonra toprakta turnuvalara katılma kararı alan Federer için ilk durak Madrid Masters. Sonrasında ise Roland Garros’ta şansını deneyecek olan İsviçreli yıldız, son toprak şampiyonluğunu ise 2015’te İstanbul Open’da yaşadı.

Tüm Yazıları
Serdar Sözkesen
%d blogcu bunu beğendi: