maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

Osaka’nın rüyası, Serena kadar iyi olabilmek!

, kategorisinde, 27 Şub 2019 - 10:14 tarihinde yayınlandı
Osaka’nın rüyası, Serena kadar iyi olabilmek!

Osaka, hayatı boyunca her zaman idolü olarak Serena Williams’ı gördü ve tüm tenis yaşantısını ona göre ayarlayıp, başarıya ulaştı.

 

Bu yazı ilk olarak Stuart Fraser tarafından, The Times’da yayımlanmıştır.

Naomi Osaka’nın, Avustralya Açık zaferinden sadece dakikalar sonra bölgenin yerel yayıncı kuruluşlarından Kanal 9 ile yapılan bir röportaj sırasında kendisine 2020 Tokyo Olimpiyatları’nın yüzü olabileceği bilgisi iletildiği anda neredeyse nefesi kesildi.

‘’Eyvah.’’ Osaka’nın ağzından cevap niteliğinde sadece tek bir kelime çıktı.

2 Grand Slam şampiyonu (ilki geçtiğimiz yıl Amerika Açık’ta gelmişti), yeni dünya 1 numarası olmuş bir oyuncu o, ama hala spot ışıkları altında kendini mahçup ve çaresiz hissediyor. Bu zaten maç sonu konuşmalarında kendini o kadar belli ediyor ki, final maçının sonrasındaki zafer konuşmasının ilk kelimeleri şunlar oldu: “Selam, özür dilerim, merhaba, topluluğa hitap konuşmaları, hiçbir zaman benim güçlü yanım olmamıştır. Bu konuda iyi değilim.’’

Osaka, Haiti’li bir babanın ve Japon bir annenin kızı olarak Japonya’da dünyaya geldi. 3 yaşından beri ABD’de yaşıyor. Dışarıda ne kadar utangaç ve alçak gönüllü ise kortta durum bunun tam tersi.

2 kez Wimbledon şampiyonu Çek raket Petra Kvitova’yı mağlup ettiği 7-6, 5-7, 6-4’lük zaferi, Osaka’nın oyununun tüm işaretlerini gösterir nitelikteydi. Güçlü vuruşlar, yeteneğine olan güven ve büyük sahnede de korkusuzca oynayabilme güdüsü.

Şu an başta Japonya olmak üzere tüm tenis dünyasını ‘’Osaka gelecekte neler başarabilir?’’ heyecanı sarmış durumda. En son Birleşik Amerika’lı Jennifer Capriati’nin 2001’de başardığı ‘’İlk iki Grand Slam’ini üst üste kazanma’’ olayını gerçekleştirmiş olması değil konu. Çünkü ileride daha birçok Grand Slam’i kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

1 NUMARA OLMANIN ZORLUKLARI

Önümüzdeki birkaç hafta ve ay boyunca Osaka’nın yeni dünya 1 numarası olma durumuyla nasıl baş edeceğini izlemek, kadın tenisinde liderligi nasıl ele alacağını görmek, baş döndürücü olacak. WTA sıralamalarının resmi olarak başladığı 1975’den günümüze; Serena Williams, Steffi Graf, Chris Evert ve Martina Navratilova gibi efsanelerin olduğu bu yolda Naomi Osaka, WTA’in zirvesini görmeyi başaran tarihteki 26’ncı oyuncu.

‘’Tabii ki bir oyuncu olarak 1 numara olmak çocukluktan itibaren hayallerinizi süsler’’ diyor Osaka, ama ekliyor: ’’Bu noktada olmak benim için şu an çok garip, çünkü hayatım boyunca insanları, sıralamaları kovaladım. Önüme hep geçmek için birilerini hedef koydum ve o insanları geçebilmek için çabaladım.’’ (Geçen sene bu dönemde Osaka 72’nci sıradaydı)

‘’Bu liderlik pozisyonu, WTA’e önderlik edebilme durumunu bana şu an sormanız biraz acayip, çünkü henüz maç yapmadım. 1 numara olmanın ne kadar zor bir şey olduğunun farkındayım. Eğer 1 numaradaysanız insanlar sizden daima kazanmanızı bekliyor, her maçınızı, gittiğiniz her turnuvayı… Zor maçlar oynamaya alışık olmalısınız, çünkü 1 numaraysanız herkes sizi yenmek ister. Bana bu soruyu iki hafta sonra oynayacağım ilk maçımdan sonra sormalısınız bence. Durumu idare edip edemediğimi hep beraber orada göreceğiz sanırım.” (Osaka iki hafta sonra Doha’da düzenlenecek Qatar Açık turnuvasına katılacak ve 1 numara olarak ilk resmi maçına orada çıkacak)

DİĞER ZEMİNLER HALA SORU İŞARETİ

Tabii ki 2 Grand Slam’i üst üste kazanmasının ardından Osaka’nın kariyer slami tamamlama ihtimalleri konuşulmaya başlandı. Mayıs’taki Fransa Açık ve Temmuz’da oynanacak olan Wimbledon’da gözler onun üzerinde olacak. Osaka burada ve New York’ta kazanarak sert zeminin favori zemini olduğunu ayan beyan ortaya koymuş olsa da zeminlere uyarlanabilir bir oyuna sahip ve bu ona ileride toprak ve çim zeminde de başarı getirebilir.

Oyununda henüz bir takım pürüzler yok değil. Özellikle çim zeminde olması gereken akıcı hareketlilik henüz Osaka’da oturmuş değil. Dünya 1 numarası, ilk çim maçını henüz üç buçuk yıl önce oynamış. Geçen yıl haziran ayında Times’a verdigi röportajda “İlk oynadığım çim turnuvasında (2015 Surbiton, 2’nci klasmanda bir turnuva), ki nefret etmiştim o zeminden, nasıl olduysa bir şekilde final görmeyi başardım.’’ diye belirtmişti Osaka. ‘’Üzerinde çalışmam gereken bir konu çim, gelişim aşamasındayım’’ diyerek cümlesini bitirmişti o dönem.

O zamandan bu yana çok şey değişti. Artık sıralamanın en tepesindeki isim. Peki bu durum Osaka’nın sert olmayan zeminlere bakış açısında bir değişikliğe sebep olmuş mudur?

‘’Her zaman tüm zeminler oyuncusu olabileceğimi hissettim. Dört slamin her birinde ilk kez oynadığım yıllarda (2015-2016) en az üçüncü turu görebildim. Bu yüzden büyük hayal kırıklığı yaşadığım bir Grand Slam var diyemem.’’

‘’Mental olarak toprak zeminden hiç hoşlanmıyorum. Kendime her zaman topraktan nefret ettiğimi söyleyip durmuşumdur. Toprak zeminin hiçbir özelliğinden, oyununun hiçbir parçasından haz etmiyorum. Ancak bu bakış açımı değiştirmem gerekiyor. Aynı düşüncelerim çim zemin için de geçerli. İnsanların kaydığını, tehlikeli bir şekilde düştüğünü görüp duruyorum ve bu benim için çok korkutucu. Bu iki zemine karşı bakış açımı kesinlikle değiştirmem gerekiyor.’’

İDOLÜ SERENA VE ONUN İZİNDEN İLERLİYOR

Şu aşamada tabii ki idolü olan ve kendisinden 21 Grand Slam önde olan Serena Williams kadar iyi olup olmadığını sorgulamak komik olur, ancak şunu da  unutmamak lazım ki, son 8 Grand Slam’i kadınlarda 8 farklı oyuncu kazanmıştı, Osaka çıkıp bu seriyi burada bozana kadar. Bu durum, hem de bu genç yaşında onu turun diğer oyuncularının bir adım önüne koyuyor ve ileride neler olacağı konusunda bizleri meraklandırıyor.

Osaka ekibinin eski üyelerinden Laura Penhaul’a gore, Osaka’yı motive eden şey Williams gibi olma arzusu (35 yaşındaki Penhaul, 2015’te Amerika’dan Avustralya’ya kürek çeken ilk kadın kürek takımının üyelerinden biri, 2017 yılında Osaka’nın fizyoterapisti olarak ekibin üyesiydi.)

Penhaul şöyle izah ediyor durumu: ’’Olmak istediği pozisyon Serena Williams ve onun adımlarını takip etmek istiyor, bunun için çabalıyor. Bu kadar idolize ettiği bir yıldız ile oynadığı ve ilk slamini kazandığı o maçta yaşananlar belki de üstesinden gelmek zorunda kaldığı en zor şey oldu (Williams ile hakemin arasında yasanan olaylar, Osaka’nın başarısına ve şampiyonluğuna maalesef gölge düşürmüştü). Neyse ki Avustralya Açık şampiyonluğu çok keyifli ve en ufak gölgelendirici bir hadise yaşanmadan geldi. Bu harika. Naomi tüm tenis hayatı boyunca Serena Williams’ı idol olarak görmüştür. Aslında tüm aile, Williams ailesi gibi. Onlar gibi organize olmuş durumdalar. Williams’ların her bir üyesi Naomi ve ailesi için birer rol model.’’

Grand Slam’leri arka arkaya kazanan oyuncular:

Naomi Osaka açık dönemin başladığı 1968’den bu yana kariyerinin ilk iki Grand Slam’ini arka arkaya kazanmayı başaran 5’inci kadın oyuncu oldu. Diğerleri;

Evonne Goolagong (1971 Fransa Açık – Wimbledon)

Chris Evert (1974 Fransa Açık –Wimbledon)

Venus Williams (2000 Wimbledon – Amerika Açık)

Jennifer Capriati (2001 Avustralya Açık – Fransa Açık)

Novak Djokovic ve Naomi Osaka, 1995 yılında Steffi Graf ve Pete Sampras’ın Wimbledon – Amerika Açık şampiyonluklarından beri, beraber üst üste şampiyonluk yaşayan ilk kadın – erkek oyuncular oldu.

Çeviri: Metin ERDEM

*: Bu yazı Kort Dergi 19’uncu sayısında yayımlanmıştır.

Tüm Yazıları
Avatar
%d blogcu bunu beğendi: