maltepe escort
alanya escort
maltepe escort alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

Paris’te rekorla gelen zafer!

, kategorisinde, 14 Haz 2019 - 21:43 tarihinde yayınlandı
Paris’te rekorla gelen zafer!

12’nci Roland Garros şampiyonluğu… Böylece Rafael Nadal, Margaret Court’un tüm zamanlardaki 11 Avustralya Açık şampiyonluğu rekorunu da kırmış oldu. Nadal final maçından sonra her zamanki centilmenliğiyle Thiem’i övdü, Paris’e teşekkür etti.

 

Tenis camiasında toprak kortun en büyük buluşma noktası olan Roland Garros turnuvası, yine unutulmaz gladyatör kapışmalarına sahne oldu. İlk dört seri başının yarı finalde buluşmayı başardığı eşleşmeler bir yana, öncesinde de müthiş maçlar seyrettik.

Stan Wawrinka ile Stefanos Tsitsipas arasında oynanan ve seyirciler açısından ‘kim kaybetse yazık’ denecek bu maçı, İsviçreli 5 sette kazandı, hem de son set 8-6 gibi çekişmeli bir skorla! Sonuçta tecrübeli eski şampiyon, geleceğin süper yıldızını soğukkanlılığı ve sabrıyla alt etti. Wawrinka’nın çeyrek final rakibi, Kral Federer’di. Bu eşleşmede tam bir tenis resitali olarak geçti. Ekselansları’nın balesine karşı, sert derili hemşehrisi Wawrinka, var gücüyle karşı koydu, ama 7-6, 4-6, 7-6, 6-4 ile yenilmekten kurtulamadı.

Turnuvanın 1 numaralı favorisi Rafael Nadal ise ‘Canlı Tenten’ olarak gördüğüm David Goffin dışında kimseye set vermeden oldukça rahat bir şekilde yarı finalde, o rüya eşleşmede Federer’in 39’uncu kez rakibi oldu.

‘FEDAL’: 39’UNCU RANDEVU

Muhteşem ikili, Philippe Chatrier’e girerken, milyonlarca tenis seyircisi yine nefesini tuttu! Belki de Paris’te son defa karşılaşıyor olmaları nedeniyle, tenisseverler maçın her zerresini yüzyıllık bir konyak içercesine tadına vararak seyredeceklerdi.

Nadal’ın ilk servis oyununda Federer, harika bir backhand çaprazla servis kırma topu kazandı, ama rakibinin soluna attığı sert servislerle Nadal o oyunu kurtardığı gibi, rakibinin servisini alıp 15 dakikada 3-0 öne geçti. Federer ardından güzel servis ve backhand’lerle ilk oyununu aldı. Nadal, üst üste yaptığı üç forehand hata ile servisini kırdırdı, skor 3-2’ye geldi. Bu bölümden sonra Nadal tekrar oyun üstünlüğünü ele aldı ve harika çapraz backhand’leri ile puanları toplayarak ilk seti 6-3 ile kazandı.

İkinci sette Federer rakibinin servisini kırarak hızlı ve kararlı bir şekilde 2-0’la başladı. Fakat Nadal 3-0 olacak puanı kurtararak, harika sert ve uzun forehand’lerle rakibinin servisini kırdı ve durumu 2-1’e getirdikten sonra kendi servisinde eşitliği sağladı: 2-2. Sıra maçın kırılma noktasına geldi! Federer kendi servisinde skor 4-4 iken mükemmel puanlarla durumu 40-0’a getirdikten sonra, Nadal dokuz puan üst üste aldı ve seti inanılmaz bir bitirişle 6-4’e bağladı. Maç artık şekillenmişti…

Nadal üçüncü sete yine, az daha rakibinin servisini kırarak başlıyordu; ama Federer buna izin vermedi. İki oyun sonra Nadal, filenin de yardımıyla bu sefer servisi kırdı ve bir ‘ace’le kendini servisini de kazanarak skoru 3-1’e, ardından da efsanevi kısa vuruşlarla 5-1’e taşıdı. Maçta ilk servisini çok az oyuna sokabilen (%59) Federer, Paris’e veda ederken, harika bir vole ile servis oyununu son defa kazandı. Nadal, güzel bir servisle maçı 3-0’lık skorla kapadı.. Belki bu kadar sıkıntı veren bir rüzgâr olmasaydı, maç daha çekişmeli olabilirdi.

DJOKOVIC – THIEM YARI FİNALİ

Efsaneler arasına ismini yazdıran yarı finalin diğer ayağına uzanalım… Avusturyalı oyuncu jet hızıyla geçen ilk seti beklenilmedik bir şekilde 6-2 ile kapadı. Djokovic, bundan sonra rüzgârdan ciddi olarak rahatsız oldu ve hakemden maçın tatil edilmesini istedi. Tabii ki bu talebi karşılık bulamadı. Sırp raket, İkinci sette 3-2 öndeyken, yağmuru fırsat bilip, anında pılını pırtısını toplayıp kaçtı! Ancak ara yalnız 10 dakika kadar sürdü. Yağmur sonrasında Thiem, önemli mental hatalar yaptı. Birçok kez fileye çıkmaktan çekindiği için kontrolü rakibine verdi. İlk defa servis kırma puanına erişen Djokovic, Thiem’in forehand’ini dışarı atması ile 5-3 öne geçti ve ardından seti 6-3’le bitirdi.

Üçüncü setin ilk oyununu kazandıktan sonra Thiem, nefis bir savunmanın ardından harika bir kısa topla rakibinin servisini kırma fırsatını ele geçirdi. Bu puan turnuvanın en iyileri arasında yer alacak bir sayıydı. Thiem, üç oyun sonra rakibinin servisini bu defa kırdı ve 3-1 öne geçti. Yağmur tekrar başlayınca, Djokovic hakemle göz teması bile kurmadan raketleri kapıp, yine korttan kaçtı.

SKANDALIN PERDE ARKASI

Eurosport, 18.15’ten itibaren maçın tekrar başlayacağını belirtiyor, ardından Boris Becker’den gelen bir ‘iç’ haberle, Djokovic’in turnuva mekanından ayrılmakta olduğu bilgisi etrafa yayıldı. Bunun hemen ardından da turnuva yönetimi, maçın yarına ertelendiği haberini resmi olarak verdi. Bu tabii ki hiç normal karşılanamayacak bir keyfi uygulamaydı. İster Djoko şımarıklıkla işi oldu bittiye getirip, “Yarın oynayalım” diye kaçıp gitmiş olsun, ister her iki oyuncu bu kararı ortak almış olsunlar, hiç fark etmez.

Bu durum turnuva açısından bir iflastı. Hele bizler daha sonra Thiem’in maçı bırakmayı kendi arzusuyla yapmamış olduğunu öğrendikten sonra rakibinin yaptığı alaturkalığın boyutları tavan yapmış oldu. Şu noktayı da atlamamak lazım: Dominic Thiem’in kadrosu da, en az Roland Garros yönetimi kadar suçluydu… Hiçbir ciddi profesyonel tenis ekibi, böyle bir illegal dayatmayı kabul etmezdi. Çünkü ucu finale sirayet ediyordu.

Ertesi gün iki oyuncu maç için tünele geldiklerinde göz teması bile yapmadılar. Oyun yeniden başladığında, Thiem skor olarak 4-1’i bulsa da Avusturyalı oyuncunun basit hataları ile sekizinci oyunda skor eşitlendi: 4-4. Djokovic bir sonraki oyunda servis kırma puanlarını cömertçe harcarken, Thiem setin sonunda 6-5 öndeyken, seti bitirecek puanları yakaladı. Djokovic önce 3 set topunu güzel servislerle bertaraf etse de,Thiem harika bir savunma ve ardından nefis bir ‘backhand passing shot’la ile bir puanı kurtarıp, rakibinin bir vole hatası ile seti lehine yazdırmayı başardı: 7-5!

5 SETLİK MARATONDA KAZANAN THIEM!

Dördüncü set, karşılıklı kırılan servislerle başladı ve ilk 4 oyun sonunda eşitlik bozulmadı. Ardından Sırp raket, üst üste 8 puanı hanesine yazdırınca bir anda 4-2 öne geçti ve ipleri eline aldı. Herkes “Thiem seti bırakmış gibi” derken Avusturyalı raket, çok iyi bir savunma ve servis dizisiyle 5-4 öne geçti. Ama ardından Thiem 5-5’de kötü bir forehand ve çift hatayla servisini kaybetti. Djokovic kendi servisinde 40-15’de ilk set topunda fileye çıktı ve rakibinin basit hatası ile seti aldı. Böylece bu ‘şaibeli maraton’da setler 2-2’ye geldi…

Beşinci sete Thiem, servis oyununu ‘love game’ ile kazanarak başladı. İki oyuncu da üst üste servis kırma şanslarını harcadıktan sonra, Avusturyalı raket, büyük bir hırsla puanları teker teker alıp, rakibinin servisini kırıp skoru 3-1’e, sonra da kendi servisinde 4-1’e getirdi. Yağmur tekrar başladı ve oyuncular üçüncü kez içeri girdi.

Bir saat aranın ardından oyun tekrar başladı ve skor avantajını yitirmeyen Dominic, 5-3 sonrası maç için servise geçti. İşte o noktada yine bütün maçta olduğu gibi inanılmaz şeyler birbiri ardına geldi. 40-15’de iki maç topunda ve sonrasında 4 basit hata yapan Thiem, avucunda tuttuğu maçta avantajını kaybetti. Djokovic böylece servisini de kazanarak maça dengeyi getirdi.

Thiem rakibinin bu geri dönüşünden etkilenmeden servis oyununu gayet rahat kazandı. 6-5 geride olan Djokovic’in servisinde Thiem elde ettiği ikinci maç topunda, maç boyu tekrarladığı gibi müthiş çapraz düz vuruşla maçı noktaladı. İşte o anda Chatrier’de izleyicilerin büyük çoğunluğu sevinçle havaya fırlarken, böylece olası bir haksızlık durumu, korta yansımamış oldu.

FİNALDE ‘DEJAVU’: NADAL – THIEM

Büyük final başlamadan önce herkesin aklındaki soru Thiem’in İspanyol Boğası’na karşı bir şansının olup olmayacağıydı. Halbuki o, daha önce büyük rakibini hem de toprakta dört kere mağlup etmeyi başarmıştı. Dominic Thiem ayrıca, Amerika Açık’ta Nadal’ı beşinci sete kadar zorlamış, son düzlükte kaybetmişti. Paris’te ise Nadal, her defasında Thiem’i rahatlıkla 3 sette ‘haklamıştı’. İşte şimdi ana soru, bu büyülü Philippe Chatrier’de Rafa’nın bir final kaybedebilecek olup olmamasıydı!

Maç, kontrollü başladı ve ilk 4 oyun sonunda eşitlik bozulmadı. Ardından Nadal’ın servisinde 30-30’da inanılmaz bir puan oynandı. İspanyol oyuncunun müthiş savunmasına rağmen Thiem önce bu puanı aldı, ardından da yine başka bir müthiş forehand’le bu setin ilk ‘break’ini yaptı. Nadal, ilginç bir şekilde buna hemen bir sonraki oyun, aynı şekilde yanıt verdi: 3-3. Bu noktada Nadal’ın servisinde kırılma noktası olarak hatırlanacak oyun, 11 dakika sürdü ve inanılmaz spektaküler puanlar izledik. Sonunda Nadal, kendine has çok sert bir backhand paralelle bu kritik oyunu kapadı. Bir sonraki oyunda İspanyol raket, inanılmaz bir kısa topa yetişti, sert geri oyunuyla servis kırdı ve devamında rahat bir oyunla ilk seti 6-3 ile kapattı.

Thiem, ikinci sette varını yoğunu ortaya koymak durumundaydı. Bunun bilinciyle ilk servis oyununu konsantre bir şekilde kazandı. Nadal buna aynı serilikte yanıt verdi ve 1-1’i buldu. Nadal da sert açılı vuruşlarla rakibini sürekli hataya zorlayarak oyunlarını aldı. Setin sonunda Thiem, 6-5 öndeyken basit hatalardan uzak durarak, çok sert geri oyunuyla Nadal’a üst üste hatalar yaptırdı ve mekanın sahibinin servisini 15’e karşı kırarak, bu hayati seti kazandı!

REKORUN TEK SAHİBİ ARTIK NADAL!

Maça denge gelmesi, bir sevinç patlamasına neden oldu. Avusturyalı raketin seti baseline çizgisine göre daha içerde oynaması, topları daha yüksekte alması ve agresiflik düzeyini arttırması bu başarısında etken oldu. Üçüncü setin hemen başında Nadal beklenilmedik şekilde ani bir ‘break’le Thiem’in servisini sıfıra karşı kırarak başladı. O gergin ve varoluş mücadelesi verilen ikinci setten sonra Avusturyalı tenisçinin, konsantrasyonunun biraz da olsa düşmesi kaçınılmazdı. Bu noktada giderek daha iyi öldürücü kısa voleler vuran İspanyol raket, rakibini sürklase ederek seti 6-1 ile kazandı. Thiem’in bu sette bir enerji ekonomisine giderek, kendini dördüncü sete saklaması akıllıca bir karardı.

Dördüncü setin hemen başında Thiem tekrar oyuna yoğunlaştı ve 30-40’da servis kırma puanı elde etti. Ancak o noktada üst üste korkunç sert forehand ve volelerle Nadal bu düğümü de çözdü, ilk oyunu aldı. Bunun ardından Rafa, rakibinin moralini yerle bir edecek şekilde servisini kırdı: 2-0! Nadal’ın servisinde, Thiem iki kez servis kırma topu elde etse de, İspanyol raket çok iyi kurgulanmış geri vuruşlardan sonra fileye gelerek gergin puanları kolayca aldı ve 3-0‘ı buldu.

Thiem sonra kendi servisinde 0-40’ta üst üste iki ace ve bir forehand winner’la inanılmaz şekilde kendini bu durumdan sıyırdı ve servisine tutundu. Bir sonraki oyunda rakibinin sabırsızlığını kullanan ve çok iyi servis atan Nadal, 4-1’i buldu. Ardından, sizi yerinizden hoplatacak şeyler yaşanmadı. Nadal ikinci maç topunda Thiem topu dışarı atınca, kendini sırtüstü yere bırakarak teniste dünya rekorunu kırdı.

Nadal, 18’inci Grand Slam’ine kavuştu ve Roger Federer’in 20’sine bir adım daha yaklaştı.

*: Bu yazı, Kort Dergi 22’nci sayısında yayımlanmıştır.

Tüm Yazıları
Bedri Baykam
full hd porno brazzers porno escort porno film
%d blogcu bunu beğendi: