maltepe escort
alanya escort
maltepe escort alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

REKLAM REKLAM

Rafa ‘Taht’a Göz Dikti!

, kategorisinde, 26 Eyl 2019 - 22:59 tarihinde yayınlandı
Rafa ‘Taht’a Göz Dikti!

Tarihe geçecek kadar epik bir mücadeleye sahne olan finalde Daniil Medvedev’i 5 sette mağlup eden Rafael Nadal; Amerika Açık’ta dördüncü, toplamda 19’uncu Grand Slam şampiyonluğuna ulaştı.

 

Amerika Açık, aynı Wimbledon gibi sürprizlerle başladı. Çeyrek finale geldiğimizde ilk 10 seri başı isimden sadece 3 tanesi vardı: Nadal, Federer ve Medvedev. Turnuvanın en büyük sürprizlerinden birinde 1 numara Novak Djokovic, slam arenasındaki belalısı Wawrinka’ya kaybetti. 2 set geriye düştükten sonra Sırp raketin ‘sakatım’ diye maçı bırakması New York’ta büyük protestolara neden oldu. Ama Wawrinka da buldozer gibi olan Rus Medvedev’e karşı ancak tek set kazanabildi. Çeyrek finalin en unutulmaz maçında Federer ve Dimitrov, uzun süre hafızalarda yer edecek bir dört saat yaşattılar dünya tenisseverlerine…

FEDERER’İN SÜRPRİZ VEDASI

Bir zamanlar dünya 3 numarasına çıkmış Dimitrov,  Federer’i 5 sette yenerek eledi.  3-6, 6-4, 3-6, 6-4, 6-2 biten bu maçta Federer sevgime rağmen ‘komşu çocuğu’ Dimitrov’u tuttum. Oyunu Federer’den esinlenmiş olan Bulgar raket, kraldan 10 yaş daha küçük. Son 2.5 yılda slam yarı finalleri yaşamış Dimitrov, benim gibi hayranlarını son zamanlarda büyük hayal kırıklığına uğrattı. Yine de o 74 numaranın çıkıp, hayatında ilk defa dünyanın en büyük yıldızını yenmesi de bir o kadar şaşırtıcı oldu!

Aslında işler kralın istediği gibi giderken idolü ile oynamanın zevkine kendini kaptıran Dimitrov, giderek maça ısındı. Maç, benzer stil ve taktiklerle muhteşem tenis oynayan iki büyük sporcunun harika bir kapışması olarak geçti. Uzun süren puanların çoğunu beklenilenin aksine Dimitrov kazandı. Dördüncü sette 4-2’de Federer’in açılı backhand voleye Dimitrov’un yetişip vurduğu akla hayale sığmaz ‘tarihi backhand passing shot’ı unutulmaz anlar koleksiyonumuza girdi! Bulgar tenisçi, 4’üncü seti kazandıktan hemen sonra, Federer doktor desteği talep etti ve herhalde kendi ekibi dahil kimsenin ne olduğunu anlamadığı birkaç dakika doktorla içeri giderek muayene oldu.

Dimitrov son seti 6-2, maçı da 3-2 kazanırken eminim temkinli de olsa ciddi umutlara dalmıştı önündeki yarı final için… Federer’den sonra dünya 13’üncüsü Fransız Monfils de aynı şekilde 10 yaş küçük bir tenisçi olan Berrettini’ye muhteşem bir maçtan sonra yenilerek elendi: 3-6, 6-3, 6-2, 3-6, 7-6. Fransız oyuncu ile İtalyan rakibinin düellosunun en ilginç yanı, tribünleri neredeyse eşit şekilde dolduran New York’ta yaşayan İtalyanlar ve Fransızların da resmen milli maç oynanır gibi her puandan sonra büyük tezahüratlarla ortalığı rekabet içinde inletmeleri oldu!

SÜREKLİ GİDİP GELEN ÇILGIN MAÇ

Maç Monfils’in kontrolünde başladıktan sonra (6-3, 2-0) birden Berrettini, kimliğini ve hedeflerini hatırlıyor ve her puanı büyük konsantre ile oynuyordu. 6-3, 6-2’lik skorlarla iki seti birden kazanarak maçta 2-1 öne geçti. Sonra ilginç bir şekilde senaryo tekrar tersine döndü. Bu defa Monfils mağlubiyeti kabullenmeden büyük efor koyarak müthiş koşular, forehand’ler ve servislerle atletik kabiliyetini ve yaşına rağmen tazeliğini kullanarak dördüncü seti yine 6-3 kapadı. Önce teslim bayrağını çekercesine 5-2 geriye düşen Monfils, 5-3’de rakibinin maç topu atışını izledi.

O anda kendimi genç İtalyan’ın yerine koyuyorum ve bir slam turnuvasında yarı finale çıkma şansının yarattığı gerginlikten dolayı çift hata yapabileceğini söylüyorum arkadaşlarıma. Nitekim yapıyor da! Sonrasında işler daha da karışmaya başlıyor! Rakibinin servisini o oyunda kırmayı başaran Monfils ardından kendi servisine tutunuyor ve hatta 5-5’de rakibinin servisinde fileye çarpıp ölmek üzere yere düşen bir ‘kısa oğlu kısa’ topa inanılmaz bir sprint yaparak yetişiyor ve o puanı büyük alkışlarla kazanıp 0-30’a getiriyor durumu. Ama genç Matteo, son bir gayretle o kritik oyuna asıldı ve kazanan ismi tie-break belirledi. Berrettini 5-2 ileri fırladıktan sonra mağlubiyeti bir türlü kabullenemeyen Monfils, skoru 5-4’e taşıdı; ama bir vole ve servisle Berrettini işi nihayet noktaladı.

MEDVEDEV – DIMITROV

Yarı finalin ilk maçında Dimitrov, Rus Medvedev ile karşılaştı. Sürekli olarak yaptığı basit forehand hatalarına rağmen teknik ve arzulu oyunuyla stratejisini iyi inşa eden Dimitrov, 6-5’de servis rakipteyken set topuna ulaştı. Medvedev geriden müthiş bir forehand patlatıp fileye çıktı ve bu kritik puanı kazandı. Tie-break’de Dimitrov 2-0 öne geçmesine rağmen etkili olamadı ve zor puanların inatçı oyuncusu Medvedev, ilk seti 7-6 ile kapadı.

Turnuva boyunca New York seyircisi de bir ciddi itiş kakış yaşayan Medvedev maçı 7-6, 6-4, 6-3 ile kazanıp finale çıkarak, kendisi adına büyük bir iş başardı ve mükemmel sonuçlar aldığı bu sezonda bir de slam finali görmüş oldu!

NADAL – BERRETTINI

İkinci yarı finalde Nadal, Berrettini ile karşılaştı. Oyunun başından itibaren genç İtalyan’ın servisini kırmak için birçok fırsat yakalayan Nadal, rakibinin vurduğu çok sert forehand’ler ve servislerle bu şansları değerlendiremedi. Herhalde kim ne derse desin büyük şampiyon, bu kadar ciddi bir direnç beklemiyordu. Sonuçta her iki yarı finalist kendi servislerini sürekli kazandılar ve ilk set geldi, tie break’e dayandı. O da ne! Seyircinin de büyük desteğini arkasına alan genç İtalyan birden 4-0 ileri geçerek herkese ‘Nadal en azından bu ilk seti artık kaybetti’ dedirtti. Ama Rafa, her zamanki tutkulu ve agresif oyunuyla son sözlerini söylememişti. Berrettini 5-4 ilerideyken nefis bir kısa topun ardından bir de güzel vole vurarak 6-4’te iki set topu elde etti. Ancak bunları değerlendiremedikten sonra Nadal işi kolayca 3 sete bağladı.

Artık final maçı gelip çatmıştı. Maçtan önce hiç kimse Medvedev’in bu kadar muhteşem bir dirençle sahada Rafa’yı zorlayacağını pek düşünemezdi. İlk iki oyunu seyrettikten sonra, Medvedev’in bugün Nadal’a hiç de kolay lokma olmayacağını hemen gördüm.

İLK İKİ SET: RAFA İMPARATORLUĞU!

İlk iki oyun 1-1 kapandıktan sonra, maça beklenenden çok daha iyi giren Medvedev, Nadal’ın basit hatalarının da yardımıyla servisini kırdı, 2-1 öne geçti. Ancak hemen ardından Medvedev de son puanda basit bir backhand hatası ikramıyla bu ‘jeste’ karşılık verdi ve o da servisini kaybetti. Maça tekrar 2-2’de denge geldi. 4-3’e kadar her iki oyuncu da servislerini kazanmaya devam ettiler. Medvedev servis kaybını birkaç kere önledikten sonra, 6-5’de Rafa 30-40’da eline geçen fırsatı kaçırmadı ve çok başarılı bir lobla ilk seti hanesine yazdı: 7-5.

Nadal yine ikinci sete de servisiyle başlama şansını yakaladı. Bu sette Nadal 2-1 ilerideyken, Medvedev yine fena sıkıştı. Önce 15-40’da iki harika winner’la dengeyi sağladı, ardından rakibinin dört servis kırma şansını harcamasından sonra 2-2’yi bulmayı başardı. Ardından Nadal 3-2 ileri geçtikten sonra yine rakibinin servisinde 15-40’ta 26 vuruş süren uzun bir ralliden sonra oyunu kapamayı başarırken, rakibinin servisini bu sette de nihayet kırdı!

Maçın bu safhasında, Nadal’ın egemenliğine karşın, sahada oynanan oyunun kalitesi gözle görülür şekilde artmaya başladı. Mesela set topunda yine harika bir ralli yaşandı, ama Medvedev forehand’ini auta atınca, Rafa ikinci seti de 6-3’le cebine attı.

Herkes artık maçın sadece  formalite icabı devam ettiği gibi bir hisse kapılmıştı. Bu iki setin ortak noktası, -ki aslında bütün maç içinde bahsedilebilir- oyunun inisiyatifini elinde tutan kişinin Medvedev olmasıydı.

3. VE 4. SETLER: MEDVEDEV’İN GERİ DÖNÜŞÜ!

Üçüncü sette 2-2, 30-30’da, Nadal’ın sayı getiren harika bir forehand’inin hemen  ardından Medvedev’in bir basit forehand hatası, Nadal’a servis kırma puanı kazandırdı. O da harika bir backhand paralel ile bu fırsatı kaçırmadı: 3-2! Maç artık şekillenmiş görünüyordu. New York’lular o anda en geç 15 dakikaya çıkınca nerede yemek yiyeceklerinin tartışmasını aralarında yapmaya başlamışlardı. Ama Medvedev büyük bir dönüşe imza attı. Süratini arttırıp nefis backhand’lerle üst üste güzel düz vuruşlar, kısa toplar, öldürücü smaçlar ve şaşırtıcı volelerle ile öne geçti.

Hakem hatalarının bana göre çok arttığı ve her birinde oyuncuların ‘şahin gözü’ne müracaat etmedikleri için düzeltilmesi de mümkün olmadığı bir ortamda, bu coşmuş Medvedev üst üste attığı ace’lerle, akıllı volelerle ve geri oyununun çılgın ritmine getirdiği şaşırtıcı dengelerle 6-5 öne geçti. İkinci kez set topu şansını harcamadı ve nefis bir backhand paralel ile alkışlar arasında bu seti hanesine yazdırmayı başardı! Evdeki hesap çarşıya uymamıştı ve maç artık başka bir düzlemde devam edecekti…

Dördüncü sette Medvedev, Nadal’ın aşırı heyecanlı ve tepkisel hallerine karşı, inanılmaz derecede özgüvenli ve ‘cool’ duruyordu. Sonuçta 2-2’de Nadal’ın eline bir servis kırma şansı geçti, ancak Medvedev sürpriz şekilde servis vole yaparak bu durumu kurtardı ve rakibinin bir basit hatasıyla 3-2 öne geçti. 5-4’e kadar iki oyuncu de servislerini nispeten kolay kazanmaya devam ettiler. Ama burada dikkat çeken nokta, her ikisi de yoruldukça oyunun kalitesi düşmedi, sanki ısındıkları için tam tersine arttı! Ayrıca Medvedev, o umursamaz derecede sakin görünen oyunun içine öyle güçlü ve enerji dolu vuruşlar sığdırıyordu ki buna Nadal dahil kimsenin şaşırmaması düşünülemezdi!

5-4 Medvedev öndeyken Nadal kendi servisinde 40-15’i gördü ama Rus oyuncu, olağan dışı güzel vuruşlarla durumu kurtardı ve sonunda yine muhteşem ötesi bir backhand passing shot ile çizgiyi buldu ve dördüncü seti de mucizevi bir şekilde 6-4 ile kapadı!

KAPANIŞ PERDESİ

Geldik beşinci sete. Modern çağ gladyatörleri 2-2’ye kadar servisleriyle geldiler. Sonraki oyunda Medvedev 40-0 öne geçti. Ama o noktadan itibaren de Nadal’ın pes etmeyen ‘yedi canlı canavar ruhlu’ kimliği ortaya çıktı. O servisi kırdığı gibi, sonra hem kendi servisini aldı hem de inanılmaz bir şekilde rakibinin servisini bir daha kırdı… 4-2’de Medvedev önce bu maçta sık sık yaptığı gibi gereksiz bir drop shot denemesi kaçırdı, ardından bir de smaçı boşa harcayarak servisini yine kaybetti: 5-2!

Ama durun, sıkı durun hem de! Medvedev yine son sözünü söylememişti! Önce Nadal’ın servisini rakibinin bir çift hatası ve konsantrasyon kaybı ile kırdı. Ardından 5-3’de kendi servisinde iki maç topu kurtardı. İlkini nefis bir backhand paralel ile, ikincisini ise servis vole oyununa karşı Nadal’ın topu fileye takması ile. 4-5, 30-40’ta Nadal fileye çıktı ve Medvedev’in vurduğu top auta gitti. İşte İspanyol şampiyon zar zor böyle kazandı, üçüncü maç topunda 19’uncu şampiyonluğunu… Bence son set tie-break’e uzamalıydı!

19’uncu slam zaferi ile beraber, bu alanda Roger Federer’e ulaşmasına sadece bir adım kalan Rafael Nadal’ı tebrik ettiğimiz kadar, tenis camiasının da artık en büyükler seviyesinde yeni bir isim kazandığını tespit etmenin keyfini yaşıyoruz. Umuyorum Medvedev, büyük turnuvalarda eski gözde gencimiz Alman pasaportlu Rus asıllı Zverev gibi hayal kırıklıkları yaratmaz…

*: Bu yazı, Kort Dergi 23’üncü sayısında yayımlanmıştır.

Tüm Yazıları
Bedri Baykam
full hd porno brazzers porno escort porno film
%d blogcu bunu beğendi: