Reklam
Reklam

Tsitsipas: "Fazla arkadaşım yok"

Yunanistan'ın en başarılı oyuncusu Stefanos Tsitsipas, kariyeri özelinde önemli açıklamalarda bulundu...

Tsitsipas: "Fazla arkadaşım yok"
01 Ağustos 2020 - 16:27

Dünya 6 numarası Stefanos Tsitsipas, deyim yerindeyse adeta kariyerini özetledi. Yunan oyuncu, 2019'un başında 15 numaradan 6 numaraya kadar yükselmeyi başarmış ve ATP Finalleri'ni kazanarak kendini ispatlamıştı.

Ancak 22 yaşındaki Tsitsipas için hiçbir şey göründüğü gibi kolay değildi. Genç raket, Futures oynadığı zamanlarda yaşadığı zorlukları dile getirip, ATP Turu'nda fazla arkadaşı olmadığını da ifade etti:


"2018'de ilk 15'e girdim ve Grand Slam'larda seri başı oynamaya başladım. İşte o zaman potansiyelimi anladım. Başlangıçta sadece babamla seyahat ettim. Şimdi babam, annem ve üç kardeşimle seyahat ediyorum. Ben ailem için ana gelir kaynağıyım. 

Hayatımın farklı yönleriyle ilgilenmemi sağlayan hobilerim var. Bu aktiviteler beni yaratıcı kılıyor ve tenis oyunuma ve korttaki varlığıma yansıyor. Bazen sosyal medya hesaplarıma pek çok insanın anlamadığı şeyler gönderiyorum. Bu mesajlar içsel yaratıcılığımı ifade ediyor. Ben sadece diğerlerinden farklı olmaya çalışıyorum. Ben felsefi biriyim, felsefe tarihi olan bir ülkeden geliyorum ve önceki hayatımda Pisagor ya da Sokrates olup olmadığımı bilmiyorum, ama ikisinden biri de olabilirim. 

Geçmişte iyi gitmediğim bir zaman vardı. Futures oynamaya başladım ve kendimden şüphe ediyordum. Profesyonel tenis oynayabilecek kadar iyi olup olmadığımdan emin değildim. Ülkem zor zamanlar geçiriyordu. Yunanistan iflasın eşiğine gelmişti. Tüm halk acı çekiyordu. Babamın kardeşleri işsizdi ve ailelerini besleyemedi. İnsanlar bana ülkeyi yöneten biri gibi baktılar ve sorunun bir parçası olduğumu düşündüler. 

O an kendimi yalnız hissettim. Neler olduğunu görmek için evde değildim çünkü seyahat ediyordum. Desteğe ihtiyacım vardı. Zihin koçum bana yardımcı oldu ve bana ilham verdi. Sonra kendi kendime dedim ki, 'Tüm hayatını tenise ayırdın ve pes edemezsin. Devam etmelisin.' 

Ülkemin harika bir geçmişi olduğunu ve başarıya ulaşabileceğimi kanıtlamak için tenis oynuyorum. Tenis çok içe dönük bir spordur ve her şeyle yalnız karşılaşırız. Bizi dünyanın her yerinde takip eden bir ekibimiz var ama kendi başıma sayısız uykusuz gece geçirdim. Tüm seyahatler ve rekabet düzeyi yüksek maçlar sonunda çok strese sebebiyet veriyor ve ben bu süreçte çok yalnız kaldım.

İçe dönük bir çocuktum ve çok fazla arkadaşım yoktu. Tura ilk oynamaya başladığımda arkadaşlıklar geliştireceğimi düşündüm ama bunun tam tersi oldu. Çoğu oyuncu kendi kendine kalır. Oyuncuların arkadaş olmak istemediğini hissediyorum, çünkü birisinin seni yenmek için bir sırrını kapacağını düşünüyorlar. Onlar sanırım her şey için çok ciddiler.