maltepe escort
alanya escort

istanbul escort

maltepe escort

alanya escort

Williams kardeşlerin hayatı!

kategorisinde, 08 Mar 2019 - 10:51 tarihinde yayınlandı
Williams kardeşlerin hayatı!

Williams kardeşlerin babası Richard, bundan yaklaşık 5 sene önce kaleme alıp yayımladığı kitabında, kızlarını zor şartlarda nasıl da gladyatöre dönüştürdüğünü anlatıyor.

 

“Black and White”:

“Dünya Tenis Şampiyonu olarak yetiştirmek üzere iki çocuk yapalım.”

1979 yılının bir pazar günü, Richard Williams ve karısı Oracene televizyon seyrederken tesadüfen tek kadınlar tenis final maçının naklen yayınına rastladı.

Maç yeni bitmişti ve turnuvayı kazanan, 25 yaşındaki Rumen raket Virginia Ruzici’ye ünlü spiker Bud Collins ödülünü veriyordu. “Ödülün 40 bin dolar! 4 günlük mesai için hiç de fena bir para değil!” dedi Bud Collins. Richard Williams koltuğundan fırladı, televizyonun yanına gitti. O güne kadar 40 bin doları bir arada görmemişti! Karısı Oracene’e döndü ve “Hemen iki çocuk yapalım ve onları tenis dünya şampiyonu olarak yetiştirelim” dedi. O günden itibaren bu konuda çalışmaya başladılar.

Çok fakir bir çocukluk

Richard Williams, 14 Şubat 1942’de Lousiana, ABD’de doğdu. Annesi, beyazlar için pamuk tarlalarında pamuk toplayan siyah bir işçi idi. Babası ise annesiyle evlenmeyen, onlarla birlikte oturmayan, zaman zaman Richard’ın annesini ziyaret eden bir başka siyah işçi. Bu ziyaretler sonrasında, Richard’ın aynı babadan 4 kız kardeşi oldu. Tek erkek çocuk olan Richard küçük yaşlardan itibaren ‘evin erkeği’ görevini üstlendi.

Richard Williams ilk evliliğini 36 yaşında (1978 yılında), 29 yaşında olan Oracene Price ile yaptı. Oracene’nin daha önceki beraberliğinden 3 kızı vardı. Oracene, üç kızı ve Richard, Los Angeles’teki evlerinde birlikte oturmaya başladılar.

O tarihlerde Richard’ın bir güvenlik şirketi vardı. Kendi işini kurmak istediğinde, Richard en iyi bildiği işi yapmaya karar verdi. Richard’ın en iyi bildiği iş hırsızlıktı! Fakir ailesinin ‘reisi’ olarak 8 yaşından itibaren, beyazların evlerinden tavuk, para, mücevher çalarak ailesini geçindirmeye başladı. Hırsızlığı çok iyi bildiği için hırsızlıktan korunmayı da çok iyi biliyordu. Bu nedenle, Richard’ın kurduğu güvenlik şirketi çok başarılı oldu!

Çocuklara tenisi kim öğretecek?

Oracene hamile kaldı. İlk çocuk yoldaydı. Fakat, çocuklara tenisi kim öğretecekti? Ne Oracene, ne de Richard o zamana kadar hiç  tenis oynamamışlardı, tenisle uzaktan yakından hiçbir ilişkileri olmamıştı.

Richard ilk önce oturup ‘çocuklarımı nasıl şampiyon tenisçi yaparım?’ konulu, 78 sayfalık bir ‘strateji planı’ yazdı. Sonra gitti, bir tenis öğretim kitabı ve videosu, elden düşme bir tenis raketi ve kullanılmış tenis topları satın aldı. Belediye parkına gidip tenis oynayanları seyretmeye ve duvar çalışması yapmaya başladı. Richard’ı parkta duvar çalışırken gören yaşlı bir siyah tenis hocası Richard’a tenis dersi vermeye başladı, günlüğü bir şişe viski karşılığında!

Geleceğin şampiyonları doğuyor

Oracene ile Richard’ın planlı / programlı çalışmaları sonucunda 17 Haziran 1980’de Venus Ebony Starr Williams ve 26 Eylül 1981’de Serena Jameka Williams doğdu. Kendi işini rayına oturtan Richard işini evinden yönetti ve kendini tümüyle tenis öğrenmeye verdi. Çocuklar 5-6 yaşlarına geldiklerinde Richard’ın yönetiminde tenis oynamaya başladılar.

“İki savaşçı, iki gladyatör yarattım”

Richard kızlarını özellikle çetelerin kol gezdiği belediye parklarında oynattı. En iyi sporcuların zor şartlarda yetişerek gelişeceğine inanıyordu. “Benim kızlarımın derisi kalın olacak” diyordu. Richard’a göre küçükken çete mahallelerinde oynarlarsa, büyüdüklerinde binlerce ‘hasmane’ beyaz seyirci önünde daha başarılı olacaklardı. Sonuçta iki savaşçı, iki gladyatör yarattım diyor Richard.

İlginç tenis yetiştirme prensipleri

Richard’ın ilginç tenisçi yetiştirme prensipleri vardı. 7-8 yaşlarından itibaren daha iyi savaşçı olsunlar diye, Venus ve Serena’ya tekvando dersleri aldırırken, diğer taraftan daha iyi denge sahibi olsunlar diye dans dersleri de aldırıyordu. Zor şartlarda antrenman yapsınlar, topa daha çabuk yetişmeye alışsınlar diye onları havası kaçmış, az zıplayan eski toplarla oynatıyordu. Aynen çocuğunu normalden 10 cm daha yüksek ağ ile ve hızlandırılmış top atma makinesiyle çalıştıran Mike Agassi gibi… Kızlarını kortun çizgisinin içine veya dışına düşsün, bütün toplara vurmaya mecbur tutarak oynatıyordu. Kızlar parkta maç yaparken etraftan çeteci gençleri tenis kortu kenarına topluyor ve kızların dikkatinin dağılması için bu gençler maç sırasında bağırıyor ve kızlara küfür ediyordu.

 

Başarının ardında yatan ilkeler

Venus ve Serena’yı yetiştirirken, Richard çocuklarının odalarına ve antrenman sahasına sürekli kendi hazırladığı afişleri asıyor ve bu afişlerde Richard’ın ilkeleri yer alıyordu. İşte Richard’ın ilkelerinden / özdeyişlerinden bazıları:

  1. Planlama yapmazsanız, başarısızlığı planlamış olursunuz.
  2. Her zaman ‘olumlu’ olun.
  3. Başarı için ‘güven’ şarttır.
  4. Güven için ‘inanç’ şarttır.
  5. Başarısız olduğunuzda, tek başınıza başarısız olursunuz.
  6. Bakarak, görerek ve dinleyerek öğrenirsiniz.
  7. Teorileri yarattıktan sonra mutlaka onları pratikte test edin.
  8. Her zaman ve mutlaka yedekte bir “B” planınız da olmalıdır.
  9. Takdir eden bir çocuk, Tanrı’nın lütfudur.
  10. Senden başka hiçbir kimsenin seni tanımlamasına izin verme.

Kitabı nihayet yazdı

Richard Williams, Mayıs 2014’de 72 yaşında yayımladığı “Black and White: The Way I See It” isimli kitabı çıkardı. İçindeki olumlu ve olumsuz örneklerle, çocukları tenisçi olarak yetişmekte olan ‘tenisçi anne / babaları’ için oldukça yararlı olacak bir kitap.

Sonuçta, doğrudan doğruya Venus ve Serena Williams’ı anlatan bir kitap değil. Fakat yaşamış oldukları ciddi sağlık sorunlarına rağmen hala daha tenis kortlarında başarıyla ‘savaşan’ bu iki cengaverin, bu iki gladyatörün hangi şartlar altında yetiştiklerini anlatan güzel bir kitap.

Okumanızı, tenis bilgileri dağarcığınıza eklemenizi tavsiye ederim.

“Black and White: The Way I See It”

Richard Williams

Mayıs 2014. 292 sayfa

*: Bu yazı Kort Dergi 19’uncu sayısında yayımlanmıştır.

 

Tüm Yazıları
Avatar
%d blogcu bunu beğendi: