Reklam
Reklam
Ali Göreç

Ali Göreç


PERFORMANS TENİS VELİLERİ İÇİN ÖNERİLER – 2

28 Ocak 2021 - 16:16

Ülkemizde tutarlı bir tenis destek sisteminin oluşumuna katkı sağlamak amacıyla kaleme aldığım yazı dizisinin ikincisinde 17 yaş ve üzeri oyuncuların amaç ve ihtiyaçlarını irdeledim.

Bu yazı dizisi, siz velilerimize genel bir bilgilendirme yapmak, bilincinizin yükselmesine katkıda bulunmak ve gerçekçi talepleriniz doğrultusunda, ülkemizde tutarlı bir tenis destek sisteminin oluşumuna katkı sağlamak amacıyla kaleme alındı.

Geçen sayımızda 13-14 ve 15-16 yaş grubu çocuklarımızın gerçekçi amaçlarını ve ihtiyaçlarını incelemiştim. Bu sayıda ise 17 yaş ve üstündeki çocuklarımıza yer vereceğim.

17 yaş ve üzeri profesyonel oyuncuların amaç ve ihtiyaçları:

Bu aşamada oyuncular için iki farklı yol planı oluşabiliyor:

  • Oyuncunun tenise paralel olarak yürüttüğü lise öğrenimi, 14-16 yaşları arasında başlayarak, ABD’de 1. lig tenis takımı olan bir üniversitede (Division I) burs alabilecek şekilde planlanmış oluyor. Bu oyuncular üniversite takımları içerisinde, profesyonel olgunluğa gelecek kadar yeterli antrenman alabiliyor ve yeterli maç sayılarına ulaşabiliyor. Ya 2 yıl ya da mezuniyet sonrasında profesyonel tenis kariyerine geçiş yapabiliyor. Bu konu ile ilgili detayları daha sonraki bölümlerde paylaşacağım.
  • İkinci yol planında ise oyuncuların lise eğitimleri Türkiye’de bir üniversitede burs alabilecek şekilde planlanmış olup, üniversite eğitimleri donduruluyor.

İki yol planında da aşağıdaki ihtiyaçlar geçerli oluyor:

1-     Performanstan sorumlu kişisel bir koçun nezaretinde, planlı ve programlı olarak, haftada 6 gün, günde 4 saat tenis ve 1 saat kondisyon antrenmanı yapmalılar.

2-     Kişisel antrenörünün turnuva koçluğunda bir yılda aşağıdaki turnuvalardan toplamda 30-35 kez oynamalılar:

·       Türkiye şampiyonaları,
·       Milli maçlar ve lig maçları,
·       ITF-Juniors turnuvaları,
·       ITF-Futures turnuvaları,
·       Birkaç WTA/ATP Challenger turnuvası.

3-     Turnuvalarda kişisel koçluk hizmeti almalılar.

4-     Ulusal ve uluslararası klasmanlarda yaklaşık olarak aşağıdaki hedeflere ulaşmalılar:

·       TTF-18 Yaş; ilk 4,
·       ITF-Juniors; Kızlar ilk 50, erkekler ilk 80,
·       WTA/ATP: Kadınlar ilk 250, erkekler ilk 350.

5-     Bir antrenör ve bir koç ile katılım sağlanacak turnuvalarda, yıllık yaklaşık 40 bin dolarlık turnuva giderleri karşılanmalı.

Oyuncuların yukarıdaki ihtiyaçlarını incelediğimizde, başarı ihtimalini arttırmak için olmazsa olmaz, bazı şartlar göze çarpıyor;

·       Oyuncunun belli bir zaman dilimi içerisinde, yalnızca belli bir antrenörün denetim ve sorumluluğunda çalışabiliyor olması gerekir. “Birden fazla aşçı yemeği berbat eder” deyimi, tenis eğitimi için de fazlasıyla geçerlidir.

·       Oyuncunun kulübünün, akademisinin/özel performans grubunun ve federasyonun, oyuncunun antrenman ve turnuva yönetimine yapacakları katkılar doğrultusunda koordine olabilmeleri gerekir. Bu konuda öncelikle federasyonumuzun bir vizyon değişikliğine gitmesi şart görünüyor.

·       Oyuncunun kariyeri boyunca ihtiyaç duyacağı turnuva giderlerinin gerçekçi bir şekilde ele alınarak, bu giderlerin;

o   Bir kısmının, velilerin kendileri veya veliler tarafından temin edilecek sponsorluklar/bağışlar tarafından,
o   Bir kısmının, oyuncunun akademisi/özel performans grubu tarafından,
o   Bir kısmının, federasyon tarafından,
o   Bir kısmının da oyuncunun kulübü tarafından karşılanabiliyor olması gerekir.


Oyuncu belli bir performans seviyesine ulaştıktan sonra ve eğer tercih edilirse, bu giderlerin büyük bir kısmı, profesyonel bir spor menajerlik firması tarafından karşılanabilir.

Son paragrafı, tenis kariyeri ile akademik kariyerin ülkemizde bir arada götürelemeyecek olduğu ‘hurafesine’ ayırmak istedim. Tenis çevrelerinde sıklıkla tekrar edilen “Bizim Milli Eğitim Sistemi ile bu iş olmaz” deyişi gerçeği yansıtmamaktadır. Hatta bu söylem bizi, çözüm odaklı olmak yerine, şikâyet odaklı yaparak, pasif bir pozisyona soktuğu için de zararlıdır. Halbuki her iyi yabancı tenisçi, ülkesinin ‘tenise özel lisesinden’ çıkmamaktadır! Okulu yarım gün değildir! Müfredatı da çok kolay değildir!

Gerçekte onların avantajları, tenis kulüp adedinin fazlalığı ve yaygınlığı sebebiyle, bizim büyük şehirlerimizdeki gibi, ev-okul-kulüp ulaşım üçgeninde saatler bazında zaman harcamıyor ve günlük zamanı daha iyi kullanabiliyor olmalarındadır. Kısacası biz yakınmaktan vazgeçip, ülkemizde bu soruna çözüm üretmek durumundayız ve bu çözümler mevcuttur.

“İşinde ehil ve oyuncularının insani gelişim sorumluluğunu paylaşan hiçbir teknik insan bir oyuncusuna, akademik kariyerini tenis için feda etmesini öneremez veya bunu destekleyemez!”

Gerçek şudur ki, bir gencin ileride hayatını tenis oyunculuğu ile iyi bir seviyede kazanabilmesi ihtimali 1/100.000 gibidir. Ancak, başta ütopik bir hayal gibi görünen bu ihtimal hesabı, yukarıda değindiğimiz gerçekçi ihtiyaçların karşılanması oranında hızla artmaktadır. En azından bu sebeple, dünyanın ilk 100’ü civarında oynayabilen oyuncularımıza sahip çıkmalı, onlara saygımızı eksik etmemeliyiz! 

Sizleri güncel ve gerçekçi bilgilerle donatmış olmayı umuyor, hepiniz için sağlık ve sevgi diliyorum.

Not: Yazıda, “Tenis Akademisi” tanımlaması, yüksek performans, aday profesyonel ve profesyonel oyuncuların ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve kendi tesisine sahip, özel performans merkezleri için kullanılmıştır. “Özel Performans Grubu” ise, gene üst düzey oyuncuların ihtiyaçlarını karşılamak üzere, 2-3 oyuncu ve 1 antrenör tarafından oluşturulmuş, kendi tesisi olmayan fakat çalışmalarını, yöresel federasyon merkezi, kulüp, belediye veya site tesislerinde yürüten, oyuncu gelişim projeleri için kullanılmıştır.

*: Bu makale, ilk olarak Kort Dergi'nin 31'inci sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi uygulamaları üzerinden de indirebilirsiniz...