Reklam
Reklam
Cem Çetin

Cem Çetin


Organizatör ülkeye seri başı raket!

01 Ekim 2020 - 22:22 - Güncelleme: 01 Ekim 2020 - 22:30

Yerel sporcuların ana tablodaki şansını maksimize etmek için kendilerine turnuvada en düşük seri başı şansı verilebilir. Hiç olmazsa bu şekilde ev sahibi ülkenin sporcularından birinin ilk turlarda elenmesi önlenebilir.

İstanbul; bir WTA Turnuvası’na daha ev sahipliği yaptı. Pandemi nedeniyle WTA takvimindeki pek çok turnuva bu yıl düzenlenmezken, Türkiye, yaşanan her türlü zorluklara rağmen kadınlar tenisinin uluslararası ölçekteki organizasyonuna kapılarını açmamazlık etmedi. Bu konuda yoğun bir şekilde çalışıp, organizasyonun Türkiye’de gerçekleşmesini sağlayan Türkiye Tenis Federasyonu’nu (TTF) tebrik etmek gerekiyor.

İSTANBUL’DA YENİ TENİS KOMPLEKSİ

Bu yılki WTA Istanbul, aslında yepyeni bir WTA turnuvası. Yıllardır devam eden İstanbul Cup’ın bir devamı değil… Bu yeni turnuva, TTF’nin İstinye’de inşa ettiği Tenis Eğitim Merkezi’nde oynandı. İnşaat çalışmalarının devam ettiği tesis, bittiğinde tahmin ediyorum çok güzel ve işlevsel olacak. Maçların oynandığı merkez kort ve konumu çok hoşuma gitti. Pandeminin neden olduğu ekonomik kriz ortamında böyle bir tesisi Türk sporuna kazandırmak gerçekten çok önemli.



Gelelim bu yılki turnuvaya… ABD Açık’la aynı tarihe denk düşmesi elbette çok büyük şanssızlıktı. Ancak bunun özel bir durum olduğunu hatırlatalım. Hayat normale döndüğünde, böyle bir şanssız çakışma olmayacak. Önceden açıklanan bazı isimlerin ABD Açık’ta ikinci haftaya kalması, İstanbul randevularını iptal ettirmelerine neden oldu. Bu isimlerden biri Belçikalı Elise Mertens’ti. Pandemi sonrası sürecin başarılı isimlerinden olan Mertens, New York’ta çeyrek finale kadar gidince İstanbul’a gelemedi.

Bir başka şanssızlık ise bizim sporcuların kuralarıydı. Wild card ile ana tabloya dahil edilen Çağla Büyükakçay, Berfu Cengiz ve Pemra Özgen üçlüsünden Çağla ve Berfu iki seri başı raketle (Caroline Garcia ve Polona Hercog) eşleşirken, Pemra’nın ilk turdaki rakibi ise son ABD Açık’ta ikinci tura yükselen ve Serena Williams’a kaybeden bir dönemin WTA 41'incisi Rus Gasparyan’dı. Her 3 raketimiz de güçlü rakiplerine yenilerek ilk turda havlu attı. Böyle durumlar ev sahibi organizatörlerin yüzünü pek güldürmüyor. Çünkü yerel isimler erken elendiğinde medya ve kamuoyunun turnuvaya ilgisi azalıyor.



SERİ BAŞI AYRICALIĞI

Ev sahibi raketlerin erken vedasını önlemek için aslında bazı formüller üretilebilir. Örneğin nasıl ev sahibi ülke sporcularına ana tabloda oynamaları için wild card sunuluyorsa, yerel sporcuların ana tablodaki şansını maksimize etmek için de en düşük seri başı şansı (mesela 8 numara) verilebilir. Hiç olmazsa bu şekilde ev sahibi ülkenin sporcularından birinin ilk turlarda elenmesi önlenebilir. Bu tür uygulamalar, özellikle ‘International’ kategorisine giren turnuvalar için düşünülebilir.
 
Sporun farklı dallarında ev sahibi ülke takımlarını ya da sporcularına korumaya yönelik, seri başı uygulamaları mevcut. Futbolda Dünya Kupası ya da Avrupa Futbol Şampiyonaları’nda ev sahibi ülkeler, turnuvalara seri başı olarak katılıyor. Bu şekilde ev sahibi ülkelerin erken elenmesinin bir şekilde önüne geçiliyor. Mevcut uygulamalar basketbol ve voleybolda da söz konusu. Takım sporlarında olan bir şey neden teniste de olmasın?

Böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi için, TFF yöneticilerinin WTA nezdinde lobi faaliyetinde bulunması gerekiyor. Çünkü böyle bir uygulamayı WTA’dakiler düşün(e)mez çünkü onların sorunu değil… Ama bizim ve bizim gibi ülkelerin sorunu… Biz bir tenis ülkesi değiliz ama olmak istiyoruz, olabilmemiz için de bazı koşulların bize bu fırsatı verecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Turnuvalara ev sahipliği yaparak, bu konudaki arzumuzu ve iyi niyetimizi ortaya koyuyoruz. Bunun bir karşılığı olmalı!

Bu yılki turnuvada Çağla ya da bir başka sporcumuz seri başı sıfatıyla ana tabloda mücadele etseydi, belki 1-2 tur atlayabilirdi. Çünkü gelen raketlerin çoğunluğu, bizimkilerin dişine göreydi. Turnuvaların ilgi çekmesinde yerel sporcuların performansı çok büyük önem taşıyor. Tahmin ediyorum, bu gerçeği WTA’da biliyor. Bunun için onları böyle bir değişikliğe ikna etmek zor olmayacaktır… 


Fotoğraflar: Gökhan Taner

*: Bu makale ilk olarak, Kort Dergi'nin 29'uncu sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi üzerinden indirebilirsiniz.