Reklam
Reklam
Cem Çetin

Cem Çetin


Pandemi WTA'i Batırdı

04 Ocak 2021 - 19:30

WTA’in 2019 yılı ile beraber Çin’e yatırım yapması ve gelirlerinin neredeyse yarısını buradan elde etmesi, 2020 yılı ile beraber kâbusa dönüştü. WTA için durum hiç de iç açıcı değil.

Covid-19’un neden olduğu turnuva iptalleri, tenisin ekonomisini ciddi bir şekilde tehdit eder hale geldi.  Ne ATP ne de WTA önünü görebilecek durumda. Bu da ister istemez, tenisin aktörlerini kara kara düşündürüyor. Bu süreçte ATP’nin durumunun WTA’inkinden bir parça daha iyi olduğu ileri sürülebilir. Çünkü pandemi döneminde ATP, WTA’e göre daha fazla turnuva düzenleyip, yıl sonu 8’li final organizasyonunu da gerçekleştirdi. Ne var ki WTA, ATP kadar aktif bir görüntü sergileyemedi.

WTA’in karşı karşıya kaldığı olumsuzlukta, organizasyonlarını son yıllarda Asya Kıtası’na kaydırması ve pandemi sürecinde başta Çin olmak üzere, Asya ülkelerinin sınırlarını kapatması belirleyici bir etken oldu.


WTA’İN ÇİN BAĞIMLILIĞI

Kadınlar tenisinin patronu konumundaki WTA, eski başkanlardan Stacey Allaster’ın (2008-2014) 2010’lu yılların başında devreye soktuğu Asya stratejisiyle, sırtını Çin’e dayamış bir şekilde yoluna devam ediyordu. Bu gerçeği, çok fazla geriye gitmeden, 2019 yılının turnuva takvimi açık bir şekilde gözler önüne seriyor.

2019’un son çeyreğinde eylül ile kasım ayları arasında Çin'de tam 8 turnuva düzenlenmiş. Bu turnuvalara, Zhengzhou (Premier), Nanchang (Int.), Guangzhou (Int.), Wuhan (Int.), Pekin (Premier), Tianjin (Int.), Zhuhai (Elit Trophy) ve Shenzen (Masters) kentleri ev sahipliği yapmış. Son sıradaki Shenzen, diğerlerinden farklı olarak WTA’in en değerli organizasyonu olan yıl sonu final turnuvası (Championships) için kapılarını açmış. Pandemi nedeniyle 2020 yılında bu turnuvalarının hiçbiri oynanamadı.

Pandemi sürecinde WTA’i çaresizliğe sürükleyen gelişme, 24 Temmuz günü Çin hükümetinin kendi sınırları içindeki bütün uluslararası sportif faaliyetlerinin iptal kararını açıklamasıydı. Çin hükümetinin bu şok niteliği taşıyan kararı, WTA için yıl içindeki gelirlerinin yarısından fazlasının kaybı anlamına geliyordu. Bir dönem İstanbul’un da ev sahipliği yaptığı WTA Finalleri, turun en önemli ürünü olarak kabul ediliyor.

Bu değerli ürün WTA ekonomisinde stratejik bir konuma sahip.  Bu ifadeyi daha anlaşılır hale getirmem gerekirse; 2019 yılından itibaren Çinlilerin ev sahipliğini üstlendiği WTA Finalleri, WTA gelirlerinin en az yüzde 50’lik bölümünü oluşturuyor. Böyle bir gerçek söz konusuyken, pandemi süreci ve Çin hükümetinin spor organizasyonlarını iptal kararı, WTA’e ekonomik anlamda büyük bir darbe indirdi.



WTA KAYBOLABİLİR!

Stacey ile başlayan Çin-WTA iş birliği, Çinlilerin 2019 yılı itibariyle turun en değerli organizasyonunu (WTA Finalleri) astronomik sayılabilecek bir ücret karşılığında kendi topraklarına (Shenzen) taşımasıyla farklı bir boyuta gelmişti. Sponsor şirketlerin (Shiseido) destekleriyle böyle bir bonkörlük sergileyen Çinliler ile WTA arasındaki 10 yıllık anlaşmanın miktarı tam olarak açıklanmamakla birlikte, dağıtılan para ödülleri bu konuda bize bir fikir veriyor.

WTA Finalleri, 2014-2018 yıllarında Singapur’da düzenlenirken toplam para ödülü 7 milyon dolarken, bu miktar artık 14 milyon dolar. Shenzen’deki ilk organizasyonu 2019’da kazanan Avustralyalı Ash Barty 4.5 milyon doların sahibi olmuştu. Bu rakam, tenis tarihine bir rekor olarak geçti. WTA yönetimi ve raketler, ceplerine girecek milyonları hayal ederlerken, pandemi süreci bu hayalleri kelimenin tam anlamıyla kâbusa dönüştürdü!  

Koronavirüs nedeniyle sadece Asya Kıtası’ndaki turnuvalar iptal edilmedi. Takvimdeki 62 WTA turnuvasından 45’i düzenlenemedi. Bu sürecin en büyük kaybedenleri, WTA ile birlikte sporcular. Çünkü turnuvaların iptali, doğrudan sporcuların gelirlerine yansıyor. Belki ilk 50’dekiler, bu 1 yıllık süreçte bu olumsuzluktan çok fazla etkilenmemiş olabilirler; ama büyük bir çoğunluğu oluşturan geri kalanların turnuvasızlıktan fazlasıyla etkilendikleri bir gerçek.

Asya Kıtası’ndaki turnuvaların iptali, kadın raketleri 35 milyon dolarlık bir gelirden etti.  Bu olumsuzluğun 2021 yılına da yansıyıp yansımayacağı şimdilik belirsizliğini koruyor. Asya Kıtası’nın kapılarının hâlâ kapalı olması, kadınlar tenisini yönetenleri fazlasıyla endişelendiriyor. Eğer pandemi sürecinde olumlu bir gelişme yaşanmazsa, 1973 yılından bu yana var olan WTA’in iflas bayrağını çekmesi kaçınılmaz olur. Böyle bir gelişme, son yıllarda çok sık konuşulan ATP-WTA birleşmesinin zeminini hazırlayabilir.  

*: Bu makale, Kort Dergi'nin 31'inci sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi; Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi uygulamaları üzerinden indirebilirsiniz.