Reklam
Reklam
İsmail Geliç

İsmail Geliç

TENİS EĞİTİMİ

Teniste ABD Modeli

10 Nisan 2021 - 21:26 - Güncelleme: 14 Nisan 2021 - 11:13

"Çocukları tenis oynayan ailelerin bir noktada mutlaka karşılarına çıkan bir sorudur: “Okul mu, tenis mi?“ Hangisini tercih etmeliyiz? Bu sorunun çok kolay ve basit bir cevabı yok. Dünyada birçok ülkenin eğitim sistemi, spor ve eğitimin bir arada yürütülmesi için uygun değil. Belirli bir noktada sporcu ve ailesi bir karar almak zorunda kalıyor."

Sporu son yıllarda bir kariyer tercihi olarak seçen aile sayısında artış olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Dünyada spor ekonomisinin çok büyümesi, kazanılan paralar ve sponsorluklar bu tercihi etkileyen başlıca faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak işler istendiği gibi gitmediğinde ise (sakatlık / istenilen başarıların elde edilememesi) sporcuların bir B planı olmaması ailelerin uykularını kaçıran bir durum haline geliyor.

Hem çocuğumun eğitimi aksamasın hem de tenis oynamaya devam etsin düşüncesini destekleyen bir yapı ABD’de karşımıza çıkıyor. ABD’deki üniversitelerde yaklaşık 400 bin öğrenci spor bursuyla okuyor. Liseden sonra ABD’de burslu okuma hayaliniz varsa, en az 2 yıl önceden çalışmalara başlamanız gerekiyor.

BAŞVURU SÜRECİ

Örneğin, 2021‘de lise son olacak sporcu, 2020 sezonunda ve 2021 başı bahar döneminde iletişimlerini yapmalı ve 2021 sonbaharında anlaşmasını tamamlamalıdır. Lise 3’e başladığınız eylül ayı bu iş için en uygun zamandır. Karar süreçleri, konaklama ve vize işlemlerini de düşünerek en az 1 yıl öncesinden araştırılmalı ve programdan en az 6 ay öncesinden resmi başvurular yapılmalıdır. Tenis bursu elde ettiğinizde, okul takımında oynarken ayrıca akademik kariyerinize de yön verebilirsiniz. 



Erken başvuru, takım kontenjanlarında yer bulmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca, gideceğiniz okulun yeri, programları ve kalitesi de diğer önemli bir konu. Bu yolda giderken Tennis Europe ve ITF turnuvaları’ndaki başarılarınız çok önemli. Çünkü onlar, özellikle ulusal turnuvalardaki derecelerinizle pek ilgilenmiyor. Milli takım oyuncuları ve ulusal klasman sıralamaları yüksek olan sporcular tercihte ön plana çıkıyor. 

Bununla beraber, bir de ‘’UTR (Universal Tennis Ranking)’’ diye bir sistem var. Harvard Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulan bu sistem gün geçtikçe daha yaygın hale gelmektedir. UTR en yüksek 16 puan üzerinden bir derecelendirme (rating) puan sistemine sahip ve bu sistem yaptığınız son 30 maçı baz alıyor. Erkeklerde iyi bir üniversitenin beklenti puanı 11, kızlarda ise 9 puandır.

ANLAŞMA SONRASI

Üniversiteyle anlaşma yapıldıktan sonra sporcuların hiçbir şekilde profesyonel anlaşma yapmamaları ve para ödülü almamaları gerekir. ABD’li koçların ilk baktığı, oyuncunun 10 dakikalık tüm vuruşları ve 5-6 puanı kapsayan bir video. Puan ya da maç videoları kendinden bir seviye üstte ya da aynı seviyede bir oyuncu ile çekilmelidir. Ek olarak bir de görüntülü CV hazırlamalısınız. Özgeçmişinizde; eğitim geçmişinizden, konuştuğunuz dillerden, yaptığınız sosyal sorumluluk projelerinden, başarılarınızdan, aldığınız test puanlarından (SAT, ACT, TOEFL gibi), ders ortalamanızdan ve kendi okulunuz içindeki başarı sıralamanızdan bahsedebilirsiniz.



Oyuncularımızın ABD’de burslu okuyabilmesi için temel şartlar: Lisanslı olmalısınız, iyi derecede İngilizce bilmeli ve konuşmalısınız, tenis ve akademik olarak başarılı olmalısınız. GPA (okul not ortalaması) ve SAT puanınız öncelikle önemlidir. Ulusal ve uluslararası (ITF Junior, 15K, UTR ve Tennis Europe) turnuvaları oynamalısınız.

BURS ÜNİVERSİTELERİ

ABD’de tenis bursu Division 1 (D1), Division 2 (D2) diye ayrılıyor. NCAA’de Division 1 kadın oyuncuların burs alabileceği 317, Division 2’de 224 adet üniversite mevcut. Erkeklerde ise yine yaklaşık Division 1'de 255 adet üniversite ile görüşmek mümkündür.

Pro seviyesinde oyuncuysanız, iyi İngilizce biliyorsanız ve akademik anlamda başarılıysanız D1 seviyesinde iyi bir üniversiteye kabul görüyorsunuz. Bu üniversiteler genelde %100 burs ve bunun yanında öğrenciye iyi bir harçlık verebiliyor. D2 seviyesinde ise iki durum eşitleniyor ve orada çok büyük bir başarı gösterirseniz D1'e geçiş yapabiliyorsunuz. Üniversite seçimi sırasında internette “Tenis bursu veren üniversiteler” diye arama yaptığınızda listeler ve koçlar sıralanacaktır. 

Sportif burs kazanırken okuyacağınız mesleki bölüm ile ilgili herhangi bir kısıtlama yok. Başvuru süreçlerine başlamadan önce ilk yapılması gereken NCAA Merkezi’ne kayıt yaptırmaktır. Buradan gelecek olan değerlendirme ışığında kendinize bir yol haritası çizebilirsiniz. Bu başvuru, sizin alanınızdaki yeteneğinizi ve yeterliliğinizi ölçüyor. Başvuru için en uygun zaman 11. sınıf ama daha erken ya da daha geç başvuru da yapılabilir elbette. Bir diğer önemli konu ise referansların oluşturulmasıdır. Bu şartlar sağlandığında iyi bir üniversiteye girebiliyorsunuz. 



Erkeklerde durum biraz daha zorlaşıyor, tıpkı erkek tenisindeki seviye gibi... Tüm eğitim, kampüste konaklama, yeme-içme, sporcunun giydiği kıyafet, ayakkabı, tenis malzemeleri, sağlık sigortası ve ülke içerisinde gidilen turnuvanın masrafları tam bursa dâhil. D2’de bazı üniversiteler tam burs bazıları ise değişik oranlarda burs veriyor.

Başvurduğunuz üniversitenin spor direktörüne hitaben, akademi ve spor alanındaki başarılarınızı anlatan ve başvurma gerekçelerinizi paylaşabileceğiniz bir ön yazınız olmalı. Bu yazıya üniversiteler ciddi önem vermektedir. Kurgu ve imlaya dikkat edilerek yazılmalıdır. Bu hazırlık süreci ile yaptığınız başvurular, size ABD’de burslu okumanın hem akademik bir kariyer yaparken hem sporcu öğrenci olmanın kapılarını açacaktır. Üniversite bursunuzu kazandıktan ve eğitiminize başladıktan sonra sportif başarısızlıklarda bursunuz kesilmiyor; ancak okul not ortalamanız 4 üzerinden en az 2,5 olmalıdır. Ayrıca okuldan idari veya disiplin cezaları almamanız gerekir.



BURS - EĞİTİM SONRASI PRO TENİSÇİSİ OLMAK MÜMKÜN MÜ?

Bu yol dünyadaki birçok iyi tenisçi tarafından tercih ediliyor. Eğitim - spor ikileminden kurtulan gençler mezun olduktan sonra profesyonelliğe rahatlıkla geçiş yapabiliyor. Üniversite Ligi’nin rekabetçi olması ve yoğun maç temposu onlara tecrübe kazandırmaktadır ve profesyonel tura hazırlamaktadır.

Bu konuda başarılı olan oyuncu sayısı bir hayli fazla ama size birkaç örnek vereyim: Kevin Anderson, John Isner, Steve Johnson, Cameron Norrie, Jennifer Brady, Mackenzie McDonald ve Danielle Collins ilk akla gelen isimler. Bu veriler bize hem üniversite eğitimine devam edip hem de profesyonel olarak tenis oynanabileceğini net bir şekilde gösteriyor.

Dönelim tekrar Türkiye gerçeklerine… Her yıl yaklaşık 20-25 Türk sporcusu ABD’de tenis bursuyla üniversitelere kabul ediliyor. Bu sayının önümüzdeki yıllarda artmasını umuyor, emek veren bütün sporcu gençlerine ve ailelerine başarılı bir gelecek diliyorum.

*: Bu yazı ilk olarak, Kort Dergi'nin 32'nci sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi uygulamaları üzerinden de indirebilirsiniz.