Reklamı Geç
Reklam
Reklam
Serdar Sözkesen

Serdar Sözkesen


'90'lar jenerasyonu'nun temel sorunu!

13 Şubat 2020 - 20:10

Yeni jenerasyon, slam hayali kurmaya devam ededursun, 500'lük turnuvalarda dahi aldıkları kötü sonuçlar, bir kez daha 'istikrar' kelimesinin önemini hatırlattı.


90'lar jenerasyonun (1995 ve sonrası) slam kazanabilme ihtimalleri üzerine daha önce birkaç yazı yazdım. Bunları sayfamda görebilirsiniz. Bugün Rotterdam'da yaşanan 'kıyım' hakkında birkaç hususu yazmak istedim.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Teniste başarının yolu ilk olarak istikrardan geçer. Ne kadar tutarlı sonuçlar alırsınız ve daha sıkı çalışırsanız, bu sporda yükselme, beraberinde de şampiyonluk sayını her geçen zaman arttırma şansını yakalarsınız.

Hal böyle olunca, son 15 yılda sadece 3 oyuncunun dominasyonuna sahne olan erkekler tenisinde de söz sahibi olman için ya onların emekliliklerini beklemek zorundasınız, ya da bir misyonunuz varsa, bunu 'istikrar' kelimesinin içinde aramanız gerekiyor. Yani, öncelikle rakiplerinize saygı duyacaksınız, küçük - büyük maç ayırt etmeyeceksiniz. Her koşulda kazanmak için yüreğinizi ortaya koyacaksınız. Katıldığınız her turnuvanın hakkını vereceksiniz. Her yenilgiden dersler çıkarıp, daha fazla çalışacaksınız. Öğrenmenin yaşı yok! Her yaşta öğrenmeye açık bir tenis felsefeniz olmalı ve her şeyden öte, 3 büyük tenis efsanesinin açtığı yoldaki ayak izlerini kendinize rehber edinmelisiniz!



Öyle kuru kuruya iddialı demeçler vermekle, hava atmakla olmaz. Teniste 'icraat'ınız yoksa (şampiyonluklar) unutulmaya da mahkumsunuz. Misal, şu an Rotterdam'da sezonun ilk 500'lük turnuvası oynanıyor. Tenisçiler için önemli bir organizasyon ve prestiji de oldukça fazla. Büyük 3'lü doğal olarak bu turnuvada yoklar. Ekstra olarak Dominic Thiem ve Alexander Zverev de yok. Peki kimler var? Daniil Medvedev, Stefanos Tsitsipas, Karen Khachanov, Andrey Rublev, Denis Shapovalov ve Felix-Auger Aliassime gibi 24 yaş altı birçok önemli yıldız var...

Bu durumda, doğal olarak ne beklersiniz? Bu 6 oyuncudan birinin şampiyon olmasını tabii ki. En çok da Medvedev ve Tsitsipas'ı sanırım en üst sıraya koyarsınız. Büyük 3'lü yokken bu şansı değerlendirmek, şampiyon olup öz güveni arttırmak ve sezonun geri kalanında moral kaynağı için bu turnuva güzel bir hedef olmalı.



Peki ne oldu? Denis Shapovalov ilk turda, 29 yaşına bir hayli yaklaşan Grigor Dimitrov'a kaybetti. Karen Khachanov ikinci turda Daniel Evans karşısında tokadı yedi ve bir diğer Rus raket Daniil Medvedev ise yine 1 numara olarak geldiği turnuvada ilk turda dünya 104 numarası Vasek Pospisil karşısında dövüle dövüle yenildi. Bir diğer Grand Slam hayalleri kuran Stefanos Tsitsipas ise dünya 52 numarası Aljaz Bedene karşısında set dahi kazanamadan havlu attı.

HAYAL KIRIKLIKLARI ZİNCİRİ

Daha iki gün önce Khachanov, 'yeni jenerasyon arasında slam kazanacak ilk kişi olmak istiyorum' tarzı bir açıklamada bulunmuş, Medvedev ise Avustralya Açık 4'üncü turunda elense dahi formundan oldukça memnun olduğunu belirtmişti. Tsitsipas, ATP Finalleri'ni kazandı, ama yeni sezonda 7 maçta 4 mağlubiyet! Sanırım fazla söze gerek yok.

Bu mudur iyi bir form yakalamanın sonucu? Bu mudur slam hayali kuran kişinin çeyrek final dahi görememesinin sırrı? Neresinden bakarsanız bakın, anahtar kelimesi 'istikrar' olan tenis sporundaki başarının en büyük pay sahibini kesinlikle es geçmemesi gerekiyor bu tarz oyuncuların. Bakın Alexander Zverev bir süredir iddialı demeçler vermiyor ve başarısı da, oyun tutarlılığı da bir nebze arttı. Avustralya Açık yarı finali, onun 'slam fobi'sini de yüksek oranda azalttı ve öz güvenini arttırdı. Başarı için orada, burada boyundan büyük laflar edeceklerine, kazandıkları kupalar ile tenisseverlerin takdirlerini kazanmalılar.

SLAM KAZANABİLİRLER Mİ?

90'lar jenerasyonu belki genç yaşlarına güveniyor, ama büyük üçlü 33 ve üzeri yaşa sahip olsa da, kazanma alışkanlıklarını asla kaybetmedi. Bu sürede onların da (genç jenerasyon) yaşı geçiyor ve arkadan daha potansiyelli ve adı nispeten arkada kalmış gençler de 'sağlam' geliyor. Hubert Hurkacz, Alex de Minaur, Ugo Humbert ve Miomir Kecmanovic bunlardan sadece bazıları...

Basit bir hesapla, büyük üçlü hala zirvede. 39 yaşına 6 ay kalmış Roger Federer'i dahi 3 numaradan indirmeyi yıllardır başaramamış, 26 yaş altı oyunculara ne demeli, bilemedim. Büyük üçlü er ya da geç bu arenadan elini eteğini çekecek, ama onların tamamı gitmeden Thiem, Medvedev, Zverev, Tsitsipas, Khachanov gibi oyuncular slam kazanabilecekler mi? İşte orası hala büyük soru işareti...