Reklam
Reklam
Serdar Sözkesen

Serdar Sözkesen


Naomi Osaka : 3 final, 3 kupa!

27 Eylül 2020 - 19:27

Üçüncü Grand Slam Finali’nde üçüncü kez şampiyonluğa uzanan Naomi Osaka, gelecekte birçok slam kazanacağını da sonuna kadar ispatladı.

ABD Açık birçok açıdan tarihe geçti. Seyircisiz oynanan ilk Grand Slam olmasının yanı sıra, bir dizi katı kuralları ile de adından söz ettirdi. Oyuncuların özel bir fanusta kalmaları, tenis tarihinde ilk kez bir Grand Slam’in çeyrek finalinde 3 tane anne oyuncunun bulunması, sürpriz sonuçları ve daha fazlasıyla gelin turnuvayı tekrar yaşayalım…

SERENA YİNE 24’Ü GÖREMEDİ

Serena Willims’ın tüm zamanlarda Margaret Court’a ait olan 24 Grand Slam’lik rekoruna ulaşmayı ne kadar istediğini biliyoruz. Buna anne olduktan sonra tam 4 kez yaklaşmış ve iki kez Wimbledon, iki kez de ABD Açık’ta final oynamış ama mutlu sona ulaşamamıştı. Bu defa olacak mıydı? Açıkçası 39 yaşına geldiğini de düşünerek bu baskı ile nasıl baş edeceğini de tahmin etmek kolay değildi.



Yine de yarı finale gelene kadar yaşına rağmen inanılmaz maçlar çıkartan Serena, üçüncü turdan itibaren sürekli 3 setlik maçlar oynamak zorunda kaldı. Sloane Stephens, Maria Sakkari ve son olarak çeyrek finalde kendisi gibi anne olan Tsvetana Pironkova engelini aşsa da yarı finalde Victoria Azarenka’ya diş geçiremedi ve 24’üncü slam hayali başka bahara kaldı.

Serena için bu turnuva özelinde kendisini tarihe geçecek istatistik ise ABD Açık’ta en çok maç kazanma rekorunu ele geçirmesi oldu. 106 galibiyet ile açık dönemde listenin en üstünde yer aldı ve 101 galibiyeti bulunan Chris Evert’i geride bıraktı.

PIRONKOVA’NIN MUHTEŞEM GERİ DÖNÜŞÜ

2020 ABD Açık, gerçekten de özellikle annelerin başarısı üzerinden okunması ve değerlendirilmesi gereken bir turnuva oldu. Tsvetana Pironkova… Birçoğumuzun adını unuttuğu ve 2017 Wimbledon’dan sonra ilk kez turda maça çıkan Bulgar raketin yaptıkları gerçekten de olağanüstüydü. 3 yıl önce Wimbledon’da omzundan sakatlanan ve tam 47 Grand Slam’lik serisi bozulan Pironkova, Nisan 2018’de ise anne olmuştu.

2020 Mart’ındaki Covid-19 salgınının ortaya çıkmasının az evvelinde tura geri döndüğünü açıklamıştı ama bu defa pandeminin bitmesini bekleyecekti. Oğlunun doğumundan önce başvurduğu korumalı sıralama ile ABD Açık’a katıldığında herhangi bir dünya sıralaması yoktu. 3 yıllık aranın ardından kortta genç bir kadın gibi oynayan ve her şeyden önce oldukça soğukkanlı bir profil çizen 33 yaşındaki oyuncu, kendisi için “İlk maçta elenir, set bile kazanamaz” diyenlere sözlerini bir bir yedirdi.



Garbine Muguruza, Donna Vekic ve Alize Cornet gibi önemli isimleri mağlup eden Tsvetana Pironkova, fiziksel olarak üst seviyede oynadı ve 2020 ABD Açık’ın en büyük kazananları arasına girdi.

KÜLLERİNDEN DOĞAN AZARENKA

Victoria Azarenka… Anne olduktan sonra formunu kaybetmesi ve özel hayatında yaşadığı sorunlar sebebiyle tura bir türlü geri dönememişti. Sürekli denedi, elinden geldiğince fazla sayıda turnuva oynamaya çalıştı ve pandemi sonrasında emeklerinin karşılığını almaya başladı. Önce Cincinnati’de 4,5 yıl aradan sonra ilk şampiyonluğunu elde etti, sonrasında ise ABD Açık’ta ayrı bir kariyer sayfası açtı.

"İnsanların bizi sadece anne olarak tanımlamalarını istemiyorum. Biz tenis oyuncusuyuz, tutku ve hayalleri olan kadınlarız."


İlk turda Barbara Haas’ı (6-1, 6-2) rahat geçti, geçen sene aynı turda yenildiği ve aynı zamanda vatandaşı Aryna Sabalenka’yı sadece 4 oyun vererek (6-1, 6-3) mağlup etti. Genç oyunculardan Iga Swiatek karşısında (6-4, 6-2) zorlanmadı. Çekyalı sert rakibi Karolina Muchova karşısında ilk seti 7-5 kaybetse de yılmadı ve 6-1, 6-4 ile kendisini çeyrek finale attı.

SERENA – AZARENKA DÜELLOSU

Pandemi döneminin en formda atletlerinden Elise Mertens ile kafa kafaya bir maç oynaması tahmin ediliyordu; ama o sadece 72 dakikada rakibinin fişini çekti ve 6-1, 6-0 ile adeta şov yaptı. Yarı finalde onu, 2012 ve 2013 ABD Açık Finalleri’nde kaybettiği Serena Williams bekliyordu. İlk sette ne olduğunu anlamadan 6-1 ile kaybettiğinde çoğu kimse onun için ‘buraya kadarmış’ twitlerini atmaya başlamıştı bile.



İkinci set ile beraber küllerinden doğan Victoria Azarenka, maçın devamında sadece 8 basit hata yaparak Serena’yı püskürttü ve 6-3’lük iki set sonucu ile üçüncü kez ABD Açık Finali’ne göz kırptı. Serena gibi 24’üncü slam’ine bu kadar yaklaşmış ve ilk setini kaybettiği efsane rakibi karşısında bu dakikadan sonra geri dönmek ve konsantresini kaybetmeden maça odaklanıp kazanmak herkesin yapacağı bir durum değildi. Kaldı ki Azarenka, Serena’yı 10’uncu slam eşleşmelerinde ilk kez mağlup etti.

Maçın ardından Victoria Azarenka yaşadığı duyguları şöyle özetlemişti: “Son yıllarda emekli olmayı düşünüyordum. Bu kara delikten çıkmak için enerji bulmam gerekiyordu ve o da kolay olmadı. Umarım bu yaptığım, kadınlara hayallerinin peşinden gitme konusunda ilham verir.”

Serena Williams ise “Azarenka kariyerinde çok yukarıları görse de birçok olumsuzluk yaşadı. Dürüst olmak gerekirse nasıl bu kadar pozitif kalabildiğini bilmiyorum. Bu hepimiz için güzel bir ders. Ne olursa olsun devam etmelisiniz. Umarım hayallerini yaşamaya devam eder” dedi.

DUYARLILIĞIN SEMBOLÜ OSAKA

Naomi Osaka… Turun en duyarlı ve bir o kadar sempatik oyuncusu Osaka, yaşından büyük işlere imza attı. Siyahi insanların dünya genelinde yaşadığı ırkçılığa karşı onların sesini en güzel şekilde duyuran, kort içi ve kort dışında yaptıklarıyla bunu sürekli gündeme getiren Japon yıldız, 2018’de şampiyonluk yaşadığı ABD Açık’a bu yıl da damga vurmayı başardı. Oynadığı tüm maçlarda, hayatını kaybeden Afro-Amerikalıların adlarının yazdığı maskelerle korta giriş yaptı. Hatta isimlerin yazılı olduğu bazı kişilerin aileleri de Osaka’ya ESPN vasıtasıyla teşekkür videoları gönderdi.



ABD Açık’tan önce oynanan Cincinnati’de yarı final maçına çıkmayarak, siyahi insanların sesi olan 22 yaşındaki oyuncunun bu hareketi sonrası WTA, o gün oynanması gereken iki yarı final maçını da ertelemek zorunda kalmıştı. O Osaka, ABD Açık’a da güçlü bir başlangıç yaptı. İlk turda vatandaşı Misaki Doi önünde nispeten zorlansa da 6-2, 5-7, 6-2 ile sonuca gitti. İkinci turda Camila Giorgi (6-1, 6-2) ve üçüncü turda Marta Kostyuk’u 6-3, 6-7, 6-2 ile geçti. Dördüncü turda turnuva 14 numarası Anett Kontaveit’ı 6-3, 6-4 ile yenerken zorlanmadı.

Babası Tahiti, annesi Japon olan Naomi Osaka, çeyrek finalden itibaren üst üste iki ABD’li oyuncu ile karşılaştı. Bir önceki turda Petra Kvitova karşısında 4 maç puanı kurtardığı mücadeleyi kazanarak gelen Shelby Rogers’ı 6-3, 6-4 ile mağlup ederken final oynayacağını herkese hissettirdi. Son düzlükte, turnuvanın bir diğer parlayan yıldızı Jennifer Brady’i karşısına aldı ve turnuvanın en kaliteli maçında 7-6, 3-6, 6-3 ile finalin kapısını araladı.

Cincinnati Finali’nde de Naomi Osaka ile Victoria Azarenka’nın adları yazıyordu; ama Japon oyuncu sakatlığı sebebiyle maça çıkmayınca Azarenka şampiyonluğa ulaşmıştı. 15 gün aradan sonra finalin adı yine aynıydı; fakat bu defa maç oynanacaktı!



OSAKA – AZARENKA FİNALİ

Daha önce anne sıfatıyla açık dönemde Grand Slam şampiyonluğu yaşayan 3 kadın raket vardı. Bunlardan ilki tam 3 kez bu kategoride şampiyonluk yaşayan Margaret Court idi. Diğer isimler ise Avustralyalı Evonne Goolagong ve Belçikalı Kim Clijsters. Acaba listeye dördüncü oyuncu olarak Azarenka girecek miydi, yoksa çıktığı 3 slam finalinden 3 şampiyonluk çıkartacak kadar büyük bir star olma yolundaki Osaka’nın mı yüzü gülecekti? 

Osaka turnuvada 6 maçta 10 saat 26 dakika kortta kalırken, Azarenka ise 9 saat 23 dakika maç oynamıştı. Maça beklentilerin üzerinde mükemmel bir performansla başlayan isim Victoria Azarenka oldu. Sadece 3 basit hata yapıp, üzerine bir de çok iyi servis atınca Belaruslu oyuncu ilk seti 6-1 ile kazanan taraf oldu.

İkinci sete de iyi başlayan Azarenka ilk iki oyunu alsa da Osaka yavaş yavaş maça girmeye başladı. 3 kez servis kırdığı bu seti 6-3 ile hanesine yazdıran 23 yaşındaki oyuncu, maçtaki tüm momentumu üzerine aldı. Final setinde karşılıklı kırılan servislerin üzerine son düzlükte daha sakin kalan ve gerek forehand gerekse de backhand kanadında mükemmel puanlar çıkartan Osaka, 6-3 ile seti ve maçı kazandı. Kortta çelik gibi sinirlerine ek olarak mental açıdan da ne kadar güçlü bir oyuncu olduğunu ve sert kortta her zaman büyük favori olduğunu herkese bir kez daha gösterdi.



ABD Açık’ta ikinci, toplamda üçüncü Grand Slam şampiyonluğunu elde eden Naomi Osaka, oynadığı yedi maçın tamamında Black Lives Matter hareketine verdiği destekle korta çıktı. Kupa seremonisinde kendisine bu konu hakkında sorulan “Yedi maç, yedi farklı maske… Verdiğin mesaj tam olarak neydi?” sorusuna ise mükemmel bir cevap vererek ne kadar olgun bir karakterde olduğunu tüm dünyaya gösterdi: “Peki sizin aldığınız mesaj neydi? İnsanların artık bu konuda konuşmaya başladığını düşünüyorum” dedi.

ABD Açık’a gelmeden önce Cincinnati’de şampiyon olan ve 3 haftalık periyotta 11 maç kazanan 31 yaşındaki Victoria Azarenka; tura tam anlamıyla tekrar geri dönerken, 2013’ten sonra ilk kez slam finali oynayarak hâlâ slam kazanabileceğinin sinyallerini verdi.

NOTLAR…

Tenise üçüncü kez dönen ve 3 ABD Açık şampiyonluğu bulunan Kim Clijsters, 2012’den bu yana Grand Slam’lerde ilk setini (Ekaterina Alexandrova) kazandı.

20 yaşındaki oyuncu Varvara Gracheva, Kristina Mladenovic karşısında 1-6, 1-5 ve 0-40‘tan geri dönüp dört de maç puanı kurtardıktan sonra kazanmayı başardı.

Naomi Osaka, Maria Sharapova’dan (20 yaş, 9 ay) bu yana 3 slam kazanan en genç isim oldu. Ayrıca Japon yıldız, Jennifer Capriati’den sonra ilk 3 Grand Slam Finali’ni kazanan ilk kadın oldu.

*: Bu yazı ilk olarak Kort Dergi'nin 29'uncu sayısında yayımlanmıştır. Kort Dergi'yi Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi uygulamaları üzerinden indirebilirsiniz...