30 yıla yakın ENKA Spor Kulübü oyuncusu olan ama tenise Levent Tenis Kulübü’nde başlayan Tuna Altuna’ya göre tenis kariyerinin dönüm noktası, 2016’da Şükrü İlkel’in önayak olduğu çiftler oyuncusu olma fikri olmuş…
RÖPORTAJ: SERDAR SÖZKESEN
*: Bu röportaj ilk olarak Kort Dergisi’nin 63. sayısında (Ocak – Şubat 2026) yayımlanmıştır.
Yeni bir konsept ile karşınızdayız. Levent Tenis Kulübü’nde 2024 Kasım ayından bu yana faaliyetini sürdüren ve tenisçilerin en uğrak yerlerinden biri olan Ace Cafe’de bundan böyle her sayımızda bir milli tenisçimizle röportaj yapacağız.
Kahvemizi alıp, sohbete dalacağız ve mekânın güzelliğinde tenis özelinde her şeyi konuşacağız… İlk konuğumuz, 7 yaşından itibaren ENKA Spor Kulübü’nün oyuncusu olan ve birçok ‘ilk’i başararak Türk tenisinde kendisine önemli bir yer edinen Tuna Altuna…
37 yaşına giren Tuna, tenis kariyerini, yapacaklarını ve tenise bakış açısını oldukça sıcak bir ortamda bizlere anlattı. Bundan sonrasını kendisinden dinleyelim…

“HER YAŞTA TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDUM”
“Çocukluğum Levent Tenis Kulübü’nde geçti. O yüzden buralara çok alışkınım ve ben de çok güzel anıları var. Çocukluğum biraz zıpır geçtiği için beni burada çok severler. Sohbetimizin de bu kulüpte ve Ace Cafe’de olmasına çok sevindim. 6 yaşında profesyonel tenise başladım ve 7 yaşından itibaren ENKA Spor Kulübü’ne geçtim. Kariyerim boyunca bu kulübün oyuncusu olarak kaldım.
10-12-14-16-18 yaşlarında hem teklerde hem de çiftlerde Türkiye Şampiyonluğu yaşadım. 18 yaş Türkiye Şampiyonluğunu üst üste 3 kez kazanarak (16-17 ve 18 yaşındayken) bunu başaran tek Türk oyuncusu oldum. 2013’te Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda da zafere uzanıp (Anıl Yüksel) tüm seriyi tamamlamış oldum.
Future turnuvası kazanan (2013) üçüncü Türk oyuncu oldum. Daha önce Mustafa Azkara ve Marsel İlhan kazanmıştı. Federasyon bize o yıllarda kısa bir destek verdi ve 5 kişilik bir ekibin başına eski dünya 12 numarası Dominik Hrbaty’yi getirdi. Birkaç turnuva oynadıktan sonra Barış Ergüden ile çiftlerde maç yaparken bileğimden sakatlandım ve birkaç ay tenis oynayamadım.
“ŞÜKRÜ İLKEL HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI OLDU”
2016’da yani ben 27 yaşındayken Garanti Koza’nın sahibi ve o dönemde ENKA Spor Kulübü Tenis Başantrenörü Bora Gerçeker’in direktifleri sayesinde benim oyun stilimin çiftler oyununa daha müsait olduğunu ve bu noktada hareket etmem gerektiği konusunda anlaştık. Artık sadece çiftler turnuvalarında raket sallamaya başladım ve açıkçası bu tenis kariyerimin en önemli kararı oldu.
Şükrü Bey’in (ENKA ile ortaklık kurmuştu) bu konuda beni desteklemesi, ikna etmesi çok önemliydi. Çünkü o sıralarda Garanti Koza hem Esenyurt’taki muazzam tesisleri yapmıştı hem de Türkiye’ye ATP250 turnuvasını takvime kazandırmıştı. Ayrıca Bulgaristan’daki ATP turnuvalarını da bünyelerine katmış, Katar’daki ATP turnuvaları ile de anlaşıp Türk oyunculara wild card yolunu açmıştı. Türk tenisine geriye dönüp şöyle bir baktığımızda Şükrü Bey’in bu ülkeye çok şey kattığı ve yaptığı yatırımlarla tenise çağ atlattığı aşikâr…

“4 HAFTA ÜST ÜSTE ŞAMPİYON OLDUM”
2017’de ATP250 Turnuvası olan İstanbul Open’da çiftlerde final oynadım, Çağla Büyükakçay 2016’da WTA250 İstanbul Cup’ta teklerde şampiyon oldu, İpek Soylu yine Koza’da WTA250’de (2016) çiftlerde şampiyonluğa ulaştı. Birçok tenisçi Şükrü Bey’in sayesinde turnuvalara wild card alarak hem uluslararası maç deneyimi sağladı hem de aldıkları puanlarla daha iyi yerlere geldiler.
Future turnuvalarında 4 hafta üst üste farklı partnerle çiftlerde şampiyonluk yaşayan tek Türk tenisçi oldum. Bunu 2016’da başarırken sırasıyla; David Pichler, Adelchi Virgili, Cem İlkel ve Alexander Pavlioutchenkov ile üst üste 4 hafta (toplam 16 galibiyet) çiftlerde kupanın sahibi oldum. Bu 16 maçın 7’si süper tie-break’e gitti ve tamamını kazandık.
“İYİ Kİ ÇİFTLER OYUNCUSU OLMAYA KARAR VERDİK”
2017’de ise İstanbul Open’da çiftlerde partnerim İtalyan Alessandro Motti ile beraber final oynayarak Türkiye’de erkekler tenisinde bir ‘ilk’e imza attım. Aynı yıl Bastad’ta (İsveç) Challenger turnuvasında partnerim Vaclav Safranek ile şampiyon oldum. 169 numara ile ATP’de çiftler kariyer dereceme ulaştım. Covid’in hayatımıza girmesi sebebiyle 1.5 sene tenis oynayamadım. Future turnuvalarında bu sürede çiftlerde yine çeşitli şampiyonluklar elde etmeye devam ettim.

2016’da aldığımız kararla çiftler oyuncusu olmasam, yani hem tekler hem de çiftler oynamaya devam etseydim çiftlerde şu an ki seviyeme gelemezdim. Çünkü turnuvalarda her iki kategoride de oynamak tenis gibi bireysel zor bir sporda çok mümkün değil. Dünyanın en iyi oyuncuları Federer, Nadal ve Djokovic’in neden sadece tekler oynadığı zaten her şeyi doğruluyor.
“ÇOK ŞANSSIZ SAKATLIKLAR YAŞADIM”
Tenis kariyerimde sırasıyla; Ali Göreç, Okan Armağan, Serkan Altun, Gevin Hooper ile çalıştım ve son olarak 2015’ten bu yana Bora Gerçeker ile antrenmanlarımı sürdürüyorum.
2010’da Eastbourne’de Milli Takım ile Davis Cup kadrosunda yer aldım. 2013’te Akdeniz Olimpiyatları’nda (Mersin) mücadele ettim. Çok sayıda sakatlık yaşasam da tenisi asla bırakmadım. Omuz yırtığı, kaburga çatlağı, ayak burkulması gibi sakatlıklar daha fazla turnuva oynamama engel olsa da kariyerimden gayet memnunum.
“1 YIL DAHA OYNAYACAĞIM!”
Aile boyu Levent Tenis Kulübü üyeliğimiz bulunmakta. Burası benim için her daim çok özel bir kulüp oldu. Hâlâ buraya geldiğimde eski üyelerle sohbetler ediyoruz. Bundan sonra buraya daha sık gelmeyi düşünüyorum çünkü ben de çok anısı var. Birçok eski arkadaşımı burada görmek beni çok sevindiriyor.
Aynı zamanda 30 yıldır devam ettiğim ENKA Spor Kulübü’nün takım kaptanlığını da yapıyorum. Son olarak Türkiye Tenis Ligi Finalleri’nde kulübümüzle beraber hem erkeklerde hem de kadınlarda şampiyon olduk.
Bana en çok sorulan sorulardan biri de ne zaman tenisi bırakacaksın sorusu… En az 1 yıl daha tenis oynamayı düşünüyorum. Antrenmanlarımı sıkı bir şekilde sürdürüyorum. Bu yıl şubat ayında büyük ihtimalle Antalya ve İtalya’da turnuvalar oynayacağım. Daha sonra Tunus ve Fransa’daki turnuvalara da gidebilirim. Partnerlerimle görüşüp son kararımı vereceğim.

“TENİS, ZORLUKLARLA BAŞ EDEBİLME SPORU”
Tenis ilk olarak zorluklara karşı cevap vermen gerektiğini öğreten çok önemli bir spor. Kortta tek başınasın ve sana karşı olan şeylere çözüm bulup başarman gerekiyor. Yani problem çözme durumunu ve zorluklarla baş edebilme sanatını çocukluğunun başından itibaren öğreniyorsun.
Bunun üstüne de disiplin geliyor. Disiplin olmazsa kendi kalibrenden düşük bir oyuncu bile o gün seni mağlup edebiliyor. Bu durum herkeste çok üzücü sonuçlar doğurabiliyor. Çocukluğumda çok şampiyonluklar yaşamış birisi olarak arada kaybettiğimde çok üzülüyor ve strese giriyordum. Yaşadıklarım, beni stresle nasıl başa çıkabileceğimi öğretti ve nasıl kazanmam konusunda bana yol gösterici oldu. O yüzden tenis, hayatımın en önemli yaşam kaynağı ve karakterimin de oturmasına çok yardımı olan bir spor!
KISA KISA…
Sofya ve Katar’da (ATP) oynadığım çeyrek finaller ve Challenger turnuvalarında elde ettiğim başarılı sonuçlar, kariyerimin dönüm noktalarından oldu… Çünkü benim o seviyede nasıl oynamam gerektiğini öğretti ve kariyerimde bana önemli basamak oldu. Sonrasında da zaten ATP’de final oynayarak o seviyeye ulaştığımın göstergesi oldu.
Türk tenisinde tur koçu eksikliği var. ATP ve WTA’de oynayan çok az oyuncumuz olduğu için bu seviyeyi yükseltmek adına derhal oyuncu ile birebir çalışan kaliteli antrenörlere ihtiyacımız var. Bir oyuncunun yeteneği ve azmi kadar onu yukarıya taşıyacak antrenörün de kalitesi o derece önemli!
Juan Carlos Ferrero’nun oyununu çok beğenirdim. Novak Djokovic, Serena Williams, Justine Henin ve Steffi Graf’ın tenislerine her zaman hayran kaldım. Tenisin bana öğrettiği en büyük argüman: Disiplin!
Avustralya Açık’ta erkeklerde Carlos Alcaraz ve Jannik Sinner dışında birisinin şampiyon olacağını düşünmüyorum. Kadınlarda ise ilk 10’dan herhangi bir oyuncu kazanabilir.
Son olarak bu güzel buluşmayı sağlayan Ace Cafe’ye çok teşekkür etmek istiyorum. Yeni konseptleri, dikkat çekici mimari tasarımları, kortlarla uyumlu renkleri, harika yemekleri ve kahveleri ile çocukluğumun geçtiği bu kulübe daha sık gelmemi sağlayacak. Bizleri çok iyi misafir edip karşıladılar ve herkese de burayı tavsiye ediyorum…

